Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav, Türkiye'nin benzersiz bir konumu olduğunu belirterek, "Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne ihtiyacı var'. Neden? Birçok neden var ancak belki de en önemli üçü güvenlik, ticaret ve bağlantısallık." dedi.

Orav, AB Türkiye Delegasyonu'nda basın mensuplarıyla bir araya gelerek, Türkiye-AB ilişkilerine dair bilgi verdi ve soruları yanıtladı.

Türkiye'de yaklaşık 7 aydır AB Türkiye Delegasyonu Başkanı olarak görev aldığını anlatan Orav, 15 yıl önce ise Estonya'nın Ankara Büyükelçisi olarak Türkiye'de bulunduğunu ifade etti.

Orav, göreve başladığından bu yana kendisi ve ekibinin hükümet yetkilileri, siyasetçiler, belediye başkanları, iş insanları, akademisyenler, öğrenciler, sivil toplum kuruluşları ve proje ortaklarıyla görüşmeler yaptıklarını anlatarak, tüm bu görüşmelerde fikirleri ve endişeleri dinlediğini aktardı.

Bu görüşmelerin onlara yeni fikirler sağlamada yardımcı olduğunu ve aynı zamanda endişelerini hafifletmelerini sağladığını kaydeden Orav, "Bu görüşmelerin en basit sonuçlarından biri: 'Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne ihtiyacı var'. Neden? Birçok neden var ancak belki de en önemli üçü güvenlik, ticaret ve bağlantısallık." ifadelerini kullandı.

"Türkiye'nin benzersiz bir pozisyonu ve konumu var"

Orav, güvenlik çerçevesinde dünyanın daha karmaşık hale geldiği ve dünya düzeninin sarsıldığı bir döneme işaret ederek, "Türkiye'nin benzersiz bir pozisyonu ve konumu var. Batı'da istikrarlı ve güvenilir ortak Avrupa Birliği, kuzeydoğuda ise Ermenistan ile yeni açılım var. Ancak kuzeyde ve doğuda savaş var." dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın AB için en büyük meydan okuma ve güvenlik tehdidi olduğunu vurgulayan Orav, Karadeniz'deki seyrüsefer konuları ve enerji fiyatları, Rusya-Ukrayna arasındaki müzakere süreci konusunda Türkiye'nin adımlarını takdir ettiklerini ifade etti.

Orav, Rusya ile Ukrayna arasında sağlanabilecek barışın adil ve kalıcı olması gerektiğinin altını çizerek, "Bu saldırganın ödüllendirilmemesi ve hesap verme mecburiyeti bulunması gerektiği anlamına geliyor. Çünkü saldırgan bu kez ödüllendirilirse, yalnızca Avrupa'da değil, tüm dünyada güvenlik mimarisi büyük bir tehdit altına girecek." diye konuştu.

Ticaret alanında ise Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliğinin çok büyük bir başarı olduğunu hatırlatan Orav, Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacminin 2025'te 218 milyar avro olduğunu söyledi.

Orav, bağlantısallık alanında ise Türkiye'nin konumunun kesinlikle önemli olduğuna dikkati çekerek, iki kıta arasında bulunan bu koridorun ulaşım, enerji ve dijital alanlar açısından önem taşıdığını ve bu bağlantının daha hızlı, yeşil ve sağlam olması gerektiğini belirtti.

"Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır açıldığında, hepimize büyük fırsatlar sunacak"

Bağlantısallık konusunda Orta Koridor'un önemine dikkati çeken Orav, "Ermenistan ile normalleşme sürecinden bahsetmek istiyorum. Bir gün Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır açıldığında, hepimize büyük fırsatlar sunacak. Sadece Türkiye ve Avrupa Birliği için değil, Ermenistan ve komşu ülkeler için de." dedi.

Orav, AB-Türkiye ilişkilerinin Türkiye'nin AB'ye aday ülke statüsüyle şekillendiğini ve bu kapsamda iki unsurun çok önemli olduğunu kaydederek, ilk olarak aday ülkelere sağlanan finansal destek kapsamında Haziran 2021'den 2027'ye kadar Türkiye'ye 6,8 milyar avro destek verildiğini ifade etti.

Avrupa Yatırım Bankasının Türkiye'ye dönüşünden dolayı memnuniyet duyduklarına ve bu kapsamda altyapı projelerinin de daha somut hale geldiğine işaret eden Orav, 2 hafta önce Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı'nın açılışının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos'un da katılımıyla yapıldığını anlattı.

Orav, aday ülke olan Türkiye'de neler olduğunu yakından takip ettiklerini belirterek, bu analizleri her yıl rapor olarak yayımladıklarını ve birkaç hafta içinde de yenisinin yayımlanmasının beklendiğini aktardı.

Son 6 ayda karşılıklı çok fazla üst düzey ziyaret yapıldığına işaret eden Orav, NATO Zirvesinin bu yıl Ankara'da yapılmasının büyük bir başarı olduğunu dile getirdi.

"Made in Europe" müzakereleri devam ediyor

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Orav, "Made in Europe" çerçevesine Türkiye'nin dahil edilmesine ilişkin sürece dair, müzakerelerin halen devam ettiğini belirtti.

Orav, 27 ülkenin yanı sıra Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosunun da kendi aralarında müzakere ettiğini kaydederek, kendi yaptığı görüşmelerin yanı sıra üst düzey görüşmelerde de bu konunun gündeme geldiğini, ilerleme kaydedilmesi için Türkiye'nin yardımını beklediklerini söyledi.

Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) programına ilişkin de Orav, Türkiye ve diğer ülkelerin programa katılamayacaklarını veya Avrupa Birliği kredisi alamayacaklarını belirtirken, "Avrupa Birliği üye ülkelerinin ortak tedariklerine ortak olarak katılabilirler. Türkiye yüzde 15'e ve bazı durumlarda yüzde 35'e kadar üye ülkelerin aldığı kredilerden de yararlanabilir." ifadelerini kullandı.

Orav, tüm AB üye ülkelerinin savunma bütçelerinin kayda değer derecede arttığını ve SAFE kapsamında kredi aldıklarında da bütçelerinin yükseleceğini aktararak, "Kimse bu üye ülkelerin Türkiye ile ortak askeri ya da savunma projeleri yapmasını engellemiyor. ve gerçek şu ki, Türkiye bu fırsatı çokça değerlendiriyor." dedi.

Aivo Orav, Libya Temsilciler Meclisi'nin 2019'da Libya ile Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasının kabulüne ilişkin AB'nin tutumunun sorulması üzerine AB yetkililerinin açıklamalarına atıfta bulundu.

Vize serbestisi sürecine dair Orav, bu konunun da görüşmelerinde gündeme geldiğini belirterek, "Vize serbestisi konusu iki taraf için de gerçekten önemli. Vize serbestisi doğru ilerlenebilmesi için tamamlanması gereken 6 ölçüt var." dedi.

Orav, yaptığı görüşmelerde yetkililerin en üst düzeyde bu ölçütlerin yerine getirilmesi için talimat aldıklarını söylediğini kaydetti.