Mutlu Doğan Akbaş | CNNTurk.com Muhabiri
Açıkçası tabii Türkiye-Amerika ilişkileri tarihte olmadığı kadar önemli dönemlerinden birisinden geçiyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Trump arasındaki bu yakınlık ki Barrack da yine ona işaret ediyor. Bunu daha önce NATO Zirvesi’nde de gördük biliyorsun. Trump Erdoğan'ın hatırı için geldiğini söyledi o zaman. Burada da tabii çok önemli tabii burada en önemli şey iki ülke arasındaki işte mesela S-400 dahil olmak üzere sorunların çözüleceği yönünde mesajlar veriyor.
Burada tabii ayaküstü de görüşecekler. Ne kadar uzun bir görüşme olacak, ne olacak onu kestiremiyoruz ama bence hani yavaş yavaş gerçekten Türkiye ile Amerika ilişkileri gün geçtikçe daha iyiye gidiyor. Ya bu bölgesel açıdan da çok önemli. Çünkü Trump biliyorsun bir sabah kalkıyor bir ülkeye diyor ki ben sana yeni vergi koydum diyor, tarife koydum diyor. Veya işte bir anda bir bakıyoruz Venezuela'nın liderini alıyor Maduro'yu getiriyor. Bir başka sabah kalkıyor İran'a savaşa açıyor.
Dolayısıyla çok kritik bir süreçten geçiyoruz ve dünya da çok böyle garip bir şekilde sessiz aslında şimdi bu yapılan işte son bir yıldır. Geçen yıl da burada takip ettik. Bir yıl da işte geçen yıl da şu temenniyi ortaya koymuştuk. Ne demiştik? İnşallah Birleşik Milletler artık daha etkili, daha güçlü bir şekilde dünyadaki sorunlara çözüm bulur dedik. Peki hangi soruna çözüm bulduk geçtiğimiz yıldan bu yana? Hiçbir soruna çözüm bulamadık. Üstüne yeni bir savaş başladı. İsrail, İran, Amerika üçgeni bir savaş başladı ve savaşta devam ediyor. İşte hala bitmedi bir tarafıyla. Bu sene tabii çok böyle enteresan. Teması, Birleşmiş Milletler'in teması biliyorsun, güveni yeniden tesis etme. Ama bu güveni yeniden tesis etme nasıl olacak? Ben gerçekten merak ediyorum. Çünkü şimdi bir taraftan baktığımızda Filistin Devlet Başkanı geçen sene de aynısı olmuştu. Vize alamadığı için burada gelip zirveye katılamıyor. Ama öbür taraftan hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından tutuklama kararı bulunan İsrail Başbakanı Netanyahu gelecek burada konuşacak. Bana sorarsan kürsüyü kirletecek ve buna da izin veriliyor. Dünya da buna hani baktığımız zaman seyirci kalıyor.
Bundan sonra nereye varır bu ikili ilişki?
Özellikle bu iki liderin şahsında da bunu soruyorum. Ya açıkçası ben olaya biraz da şöyle bakıyorum. Bu ilişkiler kötüye gidebilirdi. Birçok ülkeyle Amerika'yı biliyorsunuz ilişkileri çok kötüye götürdü. Yani buna Avrupa liderleri de dahil. En yakın müttefikleriyle ama bizde belli bir çizgide götürüyor. Ben hani şu noktada açık söylemek gerekirse yani şu seviye bile çok önemli.
Demirören Medya TV Grup Başkanı - Murat Yancı
Yani bu şekilde stabil gitmesi bile bana göre çok önemli çünkü Amerika'nın şu anda Trump'ın şu anda ne yaptığını kimse öngöremiyor. Kimse evet. Dolayısıyla yani bir sözüyle mesela bir ülkedeki işte ekonomiyi alt üst edebiliyor. İşte kendi ülkesinde de ki keza böyle bir durum var. Veya işte bir anda bir sabah kalkıp bir yere bir savaş ilan ediyor. Dolayısıyla bizim aslında şöyle bir şansımız oldu. Gerçekten Cumhurbaşkanı Erdoğan zaten çok deneyimli bir lider. Şu anda Birleşik Milletler'e katılan 16. konuşmayı yapıyor. Başka bir lider var mı? Yok. Yani tek lider bu açıdan ve çok ciddi bir ağırlığı var. Önemi var. Çok saygı duyulan bir lider. Trump'ta çok saygı duyduğunu zaten söylüyor. Keza Barak da aynı şeyi söylüyor. Dolayısıyla bu iş çok böyle bu ilişki ikili Değişik ki, Türkiye'nin bence çok büyük şansı.
Aslında çok önemli sorunları da yani çok önemli olayları da biz hallettik bu süreçte. Şimdi gerçekten objektif bir şekilde baktığın zaman işte Suriye'de mesela çok ciddi bir şeyi çözdü Türkiye. Yani orada çok ciddi çözülen bir şey var. Yani birçok alanda aslında biz Amerika'yla çok iyi götürdük bazı şeyleri. Ki hani bizim yerimizde olmak isteyen çok fazla hani dalga geçiriyor ya bir taraftan işte bizi kıskanıyorlar diye ama gerçekten şöyle de bir gerçeklik var ki bu ilişkilerin bu şekilde gitmesi Türkiye'nin şansı. Ki işte bölgeyi görüyorsun. İşte İsrail'in saldırganlığını görüyorsun bir tarafıyla ve işte baktığımız zaman işte sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özellikle geçen sene de İsrail'e karşı en net, en sağlam tepkiyi, duruşu gösterdi.
Şimdi bu kadar böyle bir nasıl diyelim Texas'a dönmüş bir dünyada Türkiye'nin Amerika'yla ilişkileri bu seviyeye götürebilmesi, götürmesi bence bir şey. Maşallah diyelim.
Ya biz bazen çok böyle basit şeylere takılıyoruz. Bazen gerçekten yani bütünü görmeyip sadece bir parçayı alıyoruz ve sanki tek gündem maddesi veya tek önemli şey oymuş gibi. Ya işte mesela efendim S-400 meselesi niye çözülmedi? İşte şu kadar para niye gitti? Yani şimdi de tabii şöyle bir durum da var. Şimdi S-400 konusunda, S400'ü işte sonuçta devlet tutuyorsa, şu anda alındıysa ki bu aslında süreçlerde biz şunu gördük.
Özellikle İran, İsrail ve Amerika'nın arasındaki savaşta. Hava savunma sistemlerinin aslında ne kadar önemli olduğu, kıymetli olduğu ortaya çıktı. Belki bizde S-400 olmasaydı bence belki biz şu anda farklı bir şeyi konuşuyor olacaktık. Belki S-400'ün caydırıcı etkisinden faydalandık bu süreçte. Yani biz olaya böyle bakmayıp efendim işte S-400 çözülmedi. Belki gerçekten de şu anda S-400'ün bu geride bıraktığımız süreçte bize çok ciddi her şeyi devlet açıklamıyor da olabilir. Ama dediğim gibi yani gidip sadece bir S-400'e takılmak, işte F-35 niye hemen gelmiyor demek bunlar çok doğru değil. Bir de hani bizim için bu süreler çok böyle uzun gibi gelebilir insan hayatında ama devlet hayatında 5 sene, 10 sene bunlar çok böyle uzun süreler değil. Devlet çok daha ileriyi öngörmek zorunda. Öyle değil mi? Daha uzun vadeli planlar yapmak zorunda ve daha geniş perspektiften ve duygusallıktan arınmış şekilde bakmak zorunda.





