ABD'de ekonomi ve temel kamu hizmetlerinin şirketlerin karı yerine halkın temel ihtiyaçlarına hizmet etmesi gerektiğini ve bunların çalışan halk tarafından demokratik şekilde yönetilmesini savunan "demokratik sosyalistler" son yıllardaki en etkili dönemlerine giriyor.
ABD Kongresinde görev yapan Bernie Sanders, Ilhan Omar, Rashida Tlaib ve Alexandria Ocasio-Cortez'ın yanı sıra New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin popülerleşmesiyle demokratik sosyalistler, Amerikan siyasetinde dikkati çekici bir konuma geldi.
Demokratik sosyalistler, partileşme yoluyla iki partili Amerikan siyasetine üçüncü bir yol açmak yerine Demokrat Parti listelerinden veya bağımsız olarak seçimlere katılıyor.
Halkın tamamı için kapsamlı sağlık hizmeti, sosyal konutların artırılması, yeşil enerjiye geçiş ve daha güçlü işçi haklarını savunan demokratik sosyalistler, Sovyetler Birliği gibi devlet yapılanmalarına karşı çıkarken ekonomik kararlar ve toplumsal kurumlarda halkın söz sahibi olması gerektiği görüşünü paylaşıyor.
Sağlık, barınma, eğitim, enerji ve su gibi ihtiyaçların temel hakların serbest piyasanın kontrolüne bırakılmadan kamu tarafından finanse edilmesi fikrini siyasi kampanyalarında sıkça dile getiren bu grup, zenginlerden daha çok vergi alınması ve stratejik sektörlerin kamusallaştırılmasını talep ediyor.
Temsilciler Meclisinde demokratik sosyalist sayısı arttı
Bu grup içerisinde bazıları ABD siyasetinde üçüncü bir parti olmak yerine siyasi bir organizasyon olarak faaliyetlerini sürdüren Amerika'nın Demokratik Sosyalistlerine (DSA) üyeyken diğerleri organizasyondan bağımsız şekilde siyasetini sürdürüyor.
Geçmişte genellikle 2 veya 4 DSA üyesi seçimlerde Temsilciler Meclisi sandalyesi kazanırken ara seçim sonuçları bu şekilde kesinleşirse Temsilciler Meclisi, 8'i DSA üyesi olmak üzere 11 demokratik sosyalist barındıracak.
Bugün düzenlenen ara seçimlerde New York'tan yeniden Temsilciler Meclisine seçilen Alexandria Ocasio-Cortez, ekonomik ve sosyal politika konularını hızla gündeme taşıyabilen ve seçmeni sandığa götürebilen bir siyasi figür olarak ön plana çıkıyor.
Michigan'dan bir kez daha Temsilciler Meclisine seçilen Rashida Tlaib de Demokrat Parti içerisinde muhalif bir ses olarak ön plana çıkıyor. ABD'nin İsrail'e yönelik yardımlarına karşı çıkan Tlaib, yoksullukla mücadele ve işçi haklarının korunması meselelerinde etkili bir siyasetçi olarak görülüyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın sık sık eleştirdiği Ilhan Omar da Temsilciler Meclisindeki demokratik sosyalist siyasetçilerden biri. Omar, mülteci hakları ve devlet üniversitelerinde ücretsiz eğitim gibi konuları desteklerken ABD'nin sınırları dışındaki askeri müdahalelerine karşı çıkıyor.
Texas'tan bir kez daha Temsilciler Meclisine seçilen Greg Casar, işçi haklarının korunması yönünde gerçekleştirdiği seçim kampanyalarıyla seçmen örgütleme konusunda dikkati çekiyor.
Pensilvanya'dan yeniden Temsilciler Meclisine seçilen Summer Lee de Afrikalı Amerikalı haklarının güçlendirilmesi, çevreyi koruyan politikaların ön plana çıkarılması ve halkın tamamının faydalanabildiği bir sağlık sistemi kurulması konularındaki söylemleriyle biliniyor.
Temsilciler Meclisinin yeni üyeleri olan Darializa Avila Chevalier, Claire Valdez, Angela Gonzales-Torres, Chris Rabb, Donavan McKinney ve Melat Kiros da demokratik sosyalist siyasetçilerin federal düzeyde etkisinin arttığının ve Kongre içerisinde bu blokun güçlendiğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Demokratik sosyalistler, belirli konularda blok olarak oy vermeleri halinde Temsilciler Meclisinde alınan kararlara yön verebilir, Demokrat Parti'nin siyasi ajandasını şekillendirebilir ve komitelerde yürütülen soruşturmalarda aktif rol üstlenebilirler.
Siyasi etkisi artan demokratik sosyalistler, sık sık ABD'nin İsrail'e yönelik desteğine karşı "yardımların kaldırılması, silah gönderilmemesi ve silah ambargosu uygulanması" söylemleriyle ön plana çıkıyor.
Geçmişte Demokrat Parti'nin başkan adayı olmak için yarışan Senatör Bernie Sanders'ın halk nezdindeki etkili siyaseti ve New York Belediye Başkanı Mamdani'nin seçim zaferiyle etkisi artan demokratik sosyalistlerin ara seçimlerde gösterdiği başarı, bu siyasi akımın güçlenmeye devam ettiğinin göstergesi olarak görülüyor.



