İki tarafın da ilişkileri iyileştirme girişimlerinde bulunduğu bir dönemde açıklanan raporda, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarındaki gerilemeye dikkat çekiliyor.
AB'nin bu alanlardaki ciddi endişelerinin ele alınmadığının belirtildiği belgede, "Seçilmiş yetkililere, muhalefet figürlerine ve sivil topluma karşı açılan davalar yoğunlaşmış olup, bu durum Türkiye'nin temel demokratik ilkelere bağlılığı konusunda endişeleri giderek artırmaktadır" denildi.
Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin 2018 yılında durmasına yol açan temel faktörlerin hala ele alınmadığı da rapordaki vurgular arasında yer aldı.
Bununla birlikte Komisyon, Türkiye'nin AB için hala bir aday ülke ve kilit ortak olduğu mesajı verdi.
Belgede, "AB, karşılıklı çıkar alanlarında işbirliği yaparak Türkiye ile ilişkilerini aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir bir şekilde geliştirmeye devam etmiştir" ifadeleri kullanıldı.
AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, "Aralarında göç, ticaret, ulaştırma ve enerjinin bulunduğu çok sayıda kritik alanda stratejik çıkarlarımız örtüşüyor" dedi.


