ABD'li gazeteci Tucker Carlson, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İran'daki yer altı nükleer tesisini vurması için baskı yaptığını öne sürerken, Beyaz Saray'dan henüz doğrulama gelmeyen iddiasında dikkat çeken bir ayrıntıyı da paylaştı. Carlson, Trump'ın karar vermesi için önünde yalnızca birkaç gün olabileceğini ve geri sayımın başladığını savundu.

Carlson, X hesabından yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun İran'a yönelik nükleer saldırı konusunda Trump üzerindeki baskısını artırdığını ileri sürdü. İsrail Başbakanı'nın ABD Başkanı'nı bu konuda her gün aradığını iddia eden Carlson, söz konusu bilgiyi kimliğini açıklamadığı "üst düzey yetkiliye" dayandırdı.

Carlson paylaşımında, "Netanyahu'nun baskısı altında, Trump yönetimi İran'a nükleer saldırı başlatmaya günler kala olabilir. Bu konuda son derece bilgi sahibi üst düzey bir isim, Netanyahu’nun her gün Trump'ı bu konuda aradığını söylüyor" ifadelerini kullandı.

Ancak Carlson, iddialarına ilişkin kamuoyuyla doğrulanabilir herhangi bir kanıt paylaşmadı. Beyaz Saray, Pentagon ve İsrail yönetiminden de bu iddiaları doğrulayan resmi bir açıklama gelmedi.

Carlson'ın iddiasında en dikkat çekici ayrıntılardan biri de Trump'ın karar verebileceği tarihe ilişkin oldu. ABD'li gazeteci, Trump'ın nükleer silah kullanıp kullanmayacağına önümüzdeki hafta sonuna kadar karar verebileceğini öne sürerek 7 Kasım'ı işaret etti.

Carlson, "Yakından takip edenler, Trump'ın nükleer silah kullanıp kullanmayacağına önümüzdeki hafta sonuna kadar karar vereceğini söylüyor. Takdir edilmesi gereken bir nokta, tereddüt ediyor olması" ifadelerini kullandı.

Carlson'ın iddiasında dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise olası saldırının hedefi oldu. ABD'nin İran'ın yer altındaki Kazma Dağı tesisini hedef alabileceğini öne süren gazeteci, İsrail istihbaratının İran yönetiminin burada uranyum zenginleştirme faaliyetlerini yeniden başlattığını iddia ettiğini yazdı.

Carlson'a göre tesisin bulunduğu tüneller yaklaşık 90 metre kalınlığında granit tabakayla korunuyor. ABD'nin geleneksel silahlarının bu derinliğe ulaşamayacağını savunan gazeteci, nükleer saldırının "tek askeri seçenek" olabileceğini ileri sürdü.

Carlson, Trump'ın İran konusunda Başkan Yardımcısı JD Vance ve özel temsilcisi Steve Witkoff'un görüşlerini de dinlediğini öne sürdü. İki ismin de İran'la yeni bir anlaşmaya varılabileceğini savunduğunu belirten Carlson, diplomatik çözümün hala mümkün olduğunu ifade etti.

Gazeteci, Netanyahu'nun ise farklı bir yaklaşım içinde olduğunu iddia etti. İsrail Başbakanı'nın geçen haftaki seçimlerin ardından hükümet kurma konusunda yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Carlson, Netanyahu'nun siyasi geleceği açısından İran'la savaşın önem taşıdığını ileri sürdü.

Carlson ayrıca Netanyahu'nun 27 Eylül'de gizlice Abu Dabi'ye gittiğini ve İran'a yönelik yeni bir saldırı için Birleşik Arap Emirlikleri'nin desteğini aradığını iddia etti. Ancak bu girişimin Emirlik yönetimi tarafından reddedildiğini öne sürdü. Bu iddialar da bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.

Öte yandan Axios'un ABD ve İsrailli kaynaklara dayandırdığı haber, Washington ile Tel Aviv arasında İran konusunda görüş ayrılıkları bulunduğuna işaret etti.

Habere göre Trump ve Netanyahu, cumartesi günü İran'la yürütülen ABD görüşmelerini ve yeniden askeri harekata dönülmesi ihtimalini ele alan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İsrailli bir kaynak görüşmeyi "sert", ABD'li bir kaynak ise "doğrudan" olarak nitelendirdi.

Axios'a konuşan kaynaklar, Netanyahu'nun ABD Başkanı'nı 3 Kasım'daki ara seçimlerin hemen ardından İran'a yönelik saldırıları başlatmaya zorladığını aktardı. Trump'ın ise şimdilik müzakerelerin seyrini görmek istediği ve diplomatik girişimlere daha fazla zaman tanımayı tercih ettiği belirtildi.

Trump da cumartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada İran'la görüşmelerin iyi gittiğini ve acele etmediğini söyledi. Ancak ABD'nin İran'daki bir veya iki nükleer tesisi hala "halletmesi" gerektiğini belirterek, "Bunu 10 dakikada yapabiliriz. Planımız hazır. Kazma Dağı'na bakabilirsiniz. Bununla ilgilenmemiz gerekiyor. Bunu çok hızlı bir şekilde yapabiliriz" ifadelerini kullandı.

KATAR ARABULUCULUĞUNDA DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Askeri seçenekler tartışılırken ABD ile İran arasındaki diplomatik temaslar da devam ediyor. Katar arabulucuları, doğrudan müzakerelerin yeniden başlatılması amacıyla pazar günü üçüncü kez İranlı yetkililerle bir araya geldi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, diplomatik çözüm için çaba gösterdiklerini belirterek, "Bu konuda her türlü çabayı gösteriyoruz ve karşı tarafın diğer yollar yerine diplomasiyi tercih edecek kadar akılcı davranmasını umuyoruz" dedi. Arakçi, henüz bir anlaşmaya varılmadığını da vurguladı.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılar başlatmasının ardından bölgede karşılıklı misillemeler yaşanmış, nisan ayında ateşkes sağlanmıştı. ABD ile İran arasında 18 Haziran'da boğazda seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin bir mutabakat zaptı imzalansa da güvenlik düzenlemeleri konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle uygulamaya geçilememişti.

Tucker Carlson'ın 7 Kasım'a kadar karar verilebileceği yönündeki iddiası, Washington'ın hem diplomatik çözümü hem de saldırı ihtimalini değerlendirdiği kritik bir dönemde gündeme geldi. Ancak Trump yönetiminin İran'a nükleer saldırı kararı aldığına ilişkin şu ana kadar doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.