Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ABD'deki ara seçimlerin sonuçlarının ülkesi için hem devamlılık hem de değişim anlamına geldiğini söyledi.

Wadephul, Berlin'de Federal Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, ABD'deki seçim sonuçlarını değerlendirdi.

Amerikan tarihinde, Demokratların iki mecliste çoğunluğu oluşturduğu durumların nadiren görüldüğünü belirten Wadephul, ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim sonuçlarını kabul ettiğini ve Demokratlarla işbirliği yapma niyetini ifade ettiğini aktardı.

Wadephul, "Almanya için bu hem devamlılık hem de değişim anlamına geliyor." diyerek, bunun ABD hükümetiyle yakın işbirliğinin sürdürülmesiyle ilgili bir mesele olduğunu dile getirdi.

ABD hükümetiyle ortak noktaların aranmasının ve uzlaşmak için çaba gösterilmesinin Alman dış ve güvenlik politikasının temel unsurları olduğuna işaret eden Wadephul, "Çünkü küresel zorluklar karşısında ve aynı zamanda Almanya ile ABD arasında savunma, ortak güvenlik, ekonomi, teknoloji ve bilim alanlarında var olan sıkı bağlar göz önüne alındığında, çatlakların hiçbir zaman çok büyümesine izin vermemek bizim çıkarımızadır." ifadesini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı olarak "çıkarları dengelemek için transatlantik ortaklara bir adım yaklaşmanın" kendi görevi olduğunu vurgulayan Wadephul, bu görevi ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile yakın işbirliği içerisinde büyük bir kararlılıkla sürdüreceğini kaydetti.

Wadephul, bu seçimlerin bir değişim anlamına geldiğine dikkati çekerek, Temsilciler Meclisi'nde ve Senato'da çoğunluğa sahip olan Demokratların ABD siyasetinde değişiklikler yapılması için çalışacaklarını söyledi.

Wadephul, Washington'da iç politika meselelerinin yanı sıra dış politika konularının da önemli bir rol oynadığını dile getirdi.

Bunu yılın başında orada yaptığı görüşmeler sırasında da açıkça gözlemlediğini aktaran Wadephul, seçim kampanyasında özellikle gümrük vergilerinin, İran savaşının, ABD vatandaşlarının yaşam maliyetlerinin öne çıktığını ifade etti.

Tüm bu konularda sadece ABD hükümetiyle değil, Kongre ile de yakın diyalogda olacaklarını vurgulayan Wadephul, temasların bu denli geniş olmasının iki ülke arasındaki ilişkiyi özel kıldığını belirtti.

Gelecek günlerde bu seçimlerin etkisinin de ele alınacağını vurgulayan Wadephul, "Bu sadece bu seçimde değil, son zamanlarda dünyanın dört bir yanında gerçekleşen başka önemli seçimlerde de kendini gösterdi. Siyasi normların ve uluslararası kuralların sarsıldığı, kutuplaşmanın ve popülizmin yükseldiği bu dönemde bizim görevimiz, sarsılmamak ve merkezdeki siyaset için çaba göstermektir." diye konuştu.

Wadephul, demokrasiye yönelik tehditler göz önüne alındığında bunun kolay bir iş olmadığını, aksine bazen bir engelli koşu gibi hissedildiğini belirterek, "Vatanseverlik, bu orta yolu demokrasinin düşmanlarına, otoriterlik ve diktatörlüğün destekçilerine karşı savunmaktır." dedi.

ABD Temsilciler Meclisi'nde hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler arasında Ukrayna'yı destekleyenlerin bulunduğunu ifade eden Wadephul, Ukrayna'ya ilişkin bazı konularda yeni bir girişimde bulunmak için yeni bir fırsat da olabileceğini kaydetti.