Başbakan Friedrich Merz'in liderliğindeki Hristiyan Demokratların (CDU) başkent Berlin'deki genel merkezinde gergin bekleyiş hakim.

Pazar günü Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyaletlerindeki seçim sonuçları, ülkenin en köklü partilerinden CDU için tarihi bir dönüm noktası olabilir.

Aşırı sağcı AfD'nin iki hafta önce Saksonya-Anhalt seçimlerinde zafer kazanmasının yankıları sürerken, anketler CDU'nun özellikle Mecklenburg-Vorpommern'de büyük hezimet yaşayabileceğini gösteriyor.

Başbakan Merz, Saksonya-Anhalt seçimleri sonrasında istifa çağrılarını geri çevirmiş, görevinin başında olduğunu söylemişti.

Ancak CDU'nun Mecklenburg-Vorpommern'de yüzde 5'lik seçim barajının altında kalması ihtimali, parti içinde liderlik tartışmalarını alevlendirdi.

CDU'nun 'halk partisi' olup olmadığını sorgulanıyor

1945'te, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından kurulan, modern Almanya'nın mimarları arasında yer alan merkez sağ eğilimli CDU, toplumun geniş kitlelerine hitap ettiği için "halk partisi" (Volkspartei) olarak tanımlanıyor.

Geçmişte birçok seçimde yüzde 30'ların üzerinde oy olan, koalisyon hükümetlerinin başında yer alan CDU'nun bugün bir eyalette barajın altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalması, partinin halktan uzaklaştığı, halk partisi özelliğini kaybetmekte olduğu, bu nedenle köklü bir değişime gitmesi gerektiği tartışmalarını beraberinde getiriyor.