TARTIŞMANIN hedefindeki kişi Demokrat Parti’den senatör adayı olan 42 yaşındaki tıp doktoru Abdul el-Sayed. Sayed, Mısır doğumlu bir anne-babanın oğlu. ABD’de dünyaya geliyor. Babası ve Amerikalı üvey annesi Jackie tarafından büyütülüyor. Michigan Üniversitesi’nde tıp okuyor.

Orada Hindistan göçmeni bir ailenin kızı olan Sarah Jukaku ile tanışıp evleniyor. Instagram hesabında 20 yıldır evli, iki kız çocuğu ve iki de kedi sahibi olduğunu yazıyor.

SAĞLIK sektörüne girdiğinde sistemin hastaları iyileştirmekten çok kâr peşinde olduğunu gördüğünü belirten Abdul el-Sayed, kamu sağlığı tarafına geçiyor. Sosyo-ekonomik durumu iyi olmayan hastaların imkânlarını iyileştirmek için çalışıyor.

Onu siyasete teşvik eden kişi ise eski Başkan Bill Clinton. Üniversite mezuniyet töreninde hem Clinton hem Sayed birer konuşma yapıyor. Clinton genç adama bu hitabet yeteneğiyle siyasete girmesi gerektiğini söylüyor. 2018’de Michigan’dan vali adayı oluyor, ama seçilemiyor. 2026 yazında ise Demokrat Parti’nin ön seçimini kılpayı kazanarak Michigan’dan senatör adayı oluyor.

SAYED seçilirse ABD Kongresi’nin üst kanadı Senato’nun ilk Müslüman Senatörü olacak. ABD Kongresi için sıkı bir yarış var. Demokrat Parti, hem Temsilciler Meclisi, hem de Senato’yu Trump’ın Cumhuriyetçi partisinden geri almak için mücadele veriyor.

Cumhuriyetçiler de koltuklarını korumak için yarışıyor. Kanada’ya komşu Michigan salıncak eyaletlerden. Yani duruma göre siyasi rengi değişebiliyor.

2024 başkanlık seçimlerinde Michigan’da kılpayı Trump kazanmıştı. Demokratlar açısından Senato’da çoğunluğun sağlanması için El Sayed’in seçilmesi kritik önemde.

SAYED, İsrail’i soykırım ile suçlayarak ABD’nin İsrail’e yardımı kesmesini savunuyor. ABD’nin zenginliklerinin savaşlara değil, vatandaşlara harcanması gerektiğini söylüyor. ABD Başkanı Trump ise Sayed’i ‘cihatçı’ diye niteleyerek Kongre’ye girmeden önce onun metal dedektöründen geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

Donald Trump ve destekçileri, Sayed’i Müslüman Kardeşler mensubu olmakla da itham ediyor. Bağımsız Senatör Bernie Sanders, Sayed’den yana. “Abdul’e karşı İslamofobiye başvurmalarının nedeni, gerçek meseleler konusunda söyleyecek sözlerinin olmaması” diyor.

ANKETLERDE Sayed, Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers’ın (63) birkaç puan önünde. Dolayısıyla her oy önemli. Ve haftasonu kritik bir gelişme yaşandı. Demokrat Parti’nin ağustos ayındaki ön seçimlerinde Sayed, rakibi Haley Stevens’ı (43) kılpayı yenmişti. Şimdi Yahudi bir işinsanı ile nişanlı olan Stevens, gidip rakip Cumhuriyetçi Parti’nin adayı Mike Rogers’a destek açıkladı.

Pek bir gerekçe açıklayamayan Stevens, ‘Abdul’un etrafındaki kişileri beğenmediğini’ söylüyor. ABD’li yorumcu Cenk Uygur’un kurduğu Rebellion PAC adlı siyasi eylem komitesinin hazırladığı, Gazze krizini ABD’deki hayat pahalılığıyla ilişkilendiren reklam tartışma yaratmış, Sayed de reklamla alakasının olmadığını açıklamıştı.

SAYED her ne kadar kamuoyu yoklamalarında önde gitse de karşısında onu durdurmak için kıran kırana bir kampanya olduğu gerçek. İsrail yanlısı lobi grupları başta Stevens’a şimdi Rogers’a milyonlarca dolar harcıyor. Keza Cumhuriyetçi eylem grupları da Rogers’ın kampanyasına para akıtıyor.

Abdul’u kimi İslamcı, kimi radikal bir solcu olarak yaftalıyor. Seçilmesi halinde Demokrat Parti’nin solcu kanadının güçleneceği, 2028 başkan adayının seçimini bile etkileyeceği yorumları yapılıyor.

Zohran Mamdani’nin New York’un ilk Müslüman belediye başkanı seçilmesi sonrasında ABD Senatosu da ilk kez Müslüman bir üyeye sahip olabilir. Sonuçta Michigan’da sayıları yaklaşık 100 bin olan Arap ve Müslüman oyları belirleyici olacak gibi.

Ezcümle ABD seçimlerinin genel sonucu kadar Michigan’da kimin kazanacağı da bir o kadar merakla izleniyor.