Saatler süren ekran kullanımı, algoritmaların etkisi altındaki milyonlarca çocuk ve giderek derinleşen ruh sağlığı sorunları… Avrupa, çocukları ekran başında tutan sanal medya platformlarına karşı harekete geçti. Avrupa Birliği Komisyonu’nun sunduğu “AB Çocuk Yasası” teklifiyle, kullanıcıları sürekli ekranda tutan sonsuz kaydırma özelliğinin yasaklanması ve çocukların dijital dünyada daha sıkı korunması hedefleniyor.
Sonsuz Kaydırma Yasaklanacak, Bildirimlere Sınır Gelecek
Avrupa Birliği Komisyonu’nun sunduğu yasa teklifi, dijital platformların işleyişini değiştirecek düzenlemeler içeriyor. Taslak kapsamında, kullanıcıların ekran başında daha fazla zaman geçirmesini sağlayan sonsuz kaydırma algoritmasının yasaklanması öngörülüyor. Düzenlemeyle ayrıca gençlerin uyku saatlerinde telefonlarına anlık bildirim gönderilmesinin engellenmesi, yabancılardan gelen mesajlara karşı koruma sağlanması ve çocukların profillerinin otomatik olarak gizliye alınması hedefleniyor. Teklifin önemli başlıklarından biri de yapay zekâ destekli dijital arkadaş uygulamaları olacak. Bu uygulamaların çocuklarla duygusal bağ kurmasını önlemeye yönelik kısıtlamalar getirilmesi planlanıyor.
Macron: “Çocuklarımızın Beyni Satılık Değil”
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, çocukların dijital platformların yönlendirmelerine karşı korunması gerektiğini vurguladı.
Macron, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Özünde bu son derece net ve son derece basit bir mesajdır. Çocuklarımızın ve ergenlerimizin beyni satılık değildir. Çocuklarımızın ve ergenlerimizin duyguları satılık değildir ve manipüle edilemez. Ne Amerikan platformları tarafından ne de Çin algoritmaları tarafından.”
Avrupa Ülkeleri Sanal Medyaya Yaş Sınırı Getiriyor
Avrupa Birliği genelinde dijital platformlara yönelik düzenlemeler gündemdeyken, Avrupa ülkeleri de çocukların sanal medyaya erişimini sınırlandırmak için yeni adımlar atıyor. Fransa ve Polonya, 15 yaş altındaki çocukların sanal medyaya erişimini yasaklamaya hazırlanıyor. İtalya ve Danimarka da benzer şekilde 15 yaş sınırını gündemlerine alırken yaş tespitini zorunlu kılacak kimlik doğrulama sistemleri üzerinde çalışıyor.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 16 yaşın altındaki çocukların sanal medyaya erişiminin yasaklanacağını açıkladı. Sanchez, platformların yalnızca kullanıcıların yaşlarını beyan etmelerine dayanan sistemlerle yetinmemesi gerektiğini belirterek etkili yaş doğrulama mekanizmalarının zorunlu olacağını söyledi.
Sanchez, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İspanya, 16 yaşın altındaki çocukların sanal medyaya erişimini yasaklayacak. Platformların yalnızca onay kutularına dayalı değil, gerçekten işe yarayan etkili yaş doğrulama sistemleri uygulaması zorunlu olacak.”
İngiltere ve Norveç’ten 16 Yaş Altına Kısıtlama Planı
İngiltere ve Norveç de çocukların sanal medyaya erişimini sınırlandırmaya yönelik adımlarını hızlandırıyor. İki ülke, 16 yaşından küçüklere sanal medya kapılarını kapatmayı amaçlayan yasa tekliflerini yıl sonuna kadar parlamentoya sunacağını duyurdu. İspanya da 16 yaş altındaki çocukları hedef alan düzenlemesini gündeme taşırken Avrupa genelinde yaş sınırlarının yükseltilmesine yönelik eğilim güçleniyor.
Portekiz’de 13 Yaş Altına Tam Yasak Gündemde
Portekiz’de hazırlanan tasarı ise daha küçük yaş gruplarına yönelik kısıtlamalar içeriyor. Tasarı kapsamında 13 yaş altındaki çocukların sanal medyaya erişiminin tamamen yasaklanması, 15 yaşına kadar olan çocuklar içinse ebeveyn onayına dayalı sıkı denetim uygulanması öngörülüyor. Tasarı, komisyon aşamasında değerlendirilirken Avrupa genelindeki düzenlemelerin hayata geçirilmesi için yasal süreç devam ediyor.
Gözler Avrupa Parlamentosu’nun Kararında
Avrupa Birliği Komisyonu’nun çocukları dijital dünyada korumayı amaçlayan teklifi ve ülkelerin ulusal düzenlemeleri, sanal medya platformlarının çalışma biçiminde önemli değişikliklerin önünü açabilir. Ancak söz konusu yasa tekliflerinin yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Parlamentosu ve üye ülkelerin onayı gerekiyor. Avrupa genelinde çocukların ekran süresini, dijital güvenliğini ve yapay zekâ uygulamalarıyla etkileşimini doğrudan etkileyecek düzenlemelerin nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.




