Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, COP31 Başkanlığının alındığı günden bu yana, 7 gün 24 saat esasıyla planlı, programlı şekilde çalışmaları başlattıklarını söyledi.

Bugün konferans alanını, ulaşım güzergahlarını, güvenlik noktalarını, sağlık ünitelerini tek tek yerinde incelediklerini belirten Kurum, artık son aşamaya gelindiğini ve büyük ölçüde hazır olunduğunu ifade etti.

Zirvenin 9 Kasım'da başlayıp, 20 Kasım'a kadar devam edeceğini kaydeden Kurum, "11-12 Kasım'da Liderler Zirvesi'ni gerçekleştireceğiz ve şu ana kadar 85 lider katılımını bildirdi. BM'den arkadaşların ifade ettiği, 300'e yakın bakan yine ülkemizi bu kapsamda ziyaret edecek." diye konuştu.

1 milyon 100 bin metrekarelik alanın yarısının mavi yarısının da yeşil alan olarak belirlendiğini anlatan Kurum, bu bölgenin liderlerin ve heyetlerin ağırlanacağı ve aynı zamanda iklim müzakerelerinin gerçekleştirileceği alan olduğunu dile getirdi.

Burada 159 pavilyon ve 90 delegasyon ofisi başvurusunu onayladıklarını, bunun da COP tarihinin en yüksek sayısı olduğunu vurgulayan Kurum, mavi bölgede 2 genel kurul salonu olduğunu, 28 toplantı salonu ve 6 özel etkinlik alanını hazır hale getirdiklerini, 4 bin ulusal ve uluslararası medya mensubuna hizmet verecek bir medya merkezi kurduklarını belirtti.

Şu ana kadar 3 bin medya temsilcisinin akreditasyonunu tamamladığını bildiren Kurum, burada 300'ün üzerinde basın toplantısı gerçekleştirileceğini ve 40 canlı yayın noktasından Türkiye'nin duruşunun, iklimdeki liderliğinin tüm dünyaya aktarılacağını anlattı.

"TÜRK'ÜN HOŞGÖRÜSÜNÜ, MİSAFİRPERVERLİĞİNİ YİNE COP'UN TÜM ALANINDA HİSSEDECEĞİZ"

Bakan Kurum, yeşil bölgenin dünyaya açılan vitrin olacağını, burada etkinlik alanları, sergiler, konserler, çocuk oyun alanları, çocuk adasıyla çocukların, teknoloji habıyla gençlerin doyasıya eğleneceğini ifade etti.

Antalya, Gaziantep, Konya gibi 7 bölgeden mutfağı ve buradaki kültürel değerlerin etkinliklerle misafirlere aktarılacağını anlatan Kurum, "Türk'ün hoşgörüsünü, misafirperverliğini yine COP'un tüm alanında hissedeceğiz. Dolayısıyla bu mekanlar adeta ülkemizin bir iz düşümü olacak." dedi.

Bu alanın aynı zamanda Türkiye'nin en büyük açık hava gösteri alanı olduğunu vurgulayan Kurum, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin dünyaya imzası olan sayın Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde yürüttüğümüz Sıfır Atık da COP'un her alanında hissedilecek. Atıksız mutfağımız, Sıfır Atık müzemiz hazır. Yine Antalya'mızın Solak, Demirciler ve Ormana köyleri her anlamıyla Sıfır Atık köyleri olacak. Konferans boyunca alanımıza 1 milyondan fazla ziyaretçinin gelmesini bekliyoruz."

Ziyaretçilerin etkinliklere katılacağını, sanat atölyelerinde yine iklim değişikliğine uyum, iklim değişikliğinin etkilerinin çözümlerinin ortaya konulacağı, tüm dünyayla bilginin, teknolojinin paylaşılacağı bir yeşil bölgeyi Antalya'ya kazandırmış olduklarını vurgulayan Kurum, festival tadında gerçekleşecek bu zirveye herkesi davet etti.

Kurum, 154 ülkeden toplam 45 bin gönüllü olmak üzere 2 bin sivil toplum örgütünün de konferansa başvuru yaptığını belirterek, "Kasım ayında dünya Türkiye'den sesini duyuracak ve bütün dünyanın gözü kulağı inşallah Türkiye'de olacak." dedi.

"MEVCUT KAPASİTEYE İLAVE 630 ARACI DA DEVREYE ALDIK"

Ulaşım ve güvenliğe ilişkin de bilgiler veren Kurum, ulaşım alanında Antalya'nın ihtiyacı olan toplam 38 kilometre yolu baştan aşağı yenilediklerini, 4 ana arterde 21 kilometreyi aşan çalışma yürüttüklerini ve otellerle alan arasındaki 12 bağlantı yolunda da 16 bin metrelik imalatı tamamladıklarını hatırlattı.

Antalya Büyükşehir Belediyesiyle koordinasyon içinde konaklama bölgelerinden alana doğru uzanan hatları kurguladıklarını dile getiren Kurum, 7 kara yolu güzergahı ve tramvay hattı üzerinden ulaşımın gerçekleştirileceğini, 1 milyonu aşkın ziyaretçinin bu alana ulaşımını sağlayacaklarına işaret etti.

Mevcut kapasiteye ilave 630 aracı da devreye aldıklarını bildiren Kurum, "Katılımcılarımız düşük emisyonlu otobüslerle ana noktaya ulaşacak, oradan elektrikli servislerle alana geçecek. Böylece bir yandan misafirlerimizin transferlerini kusursuz bir şekilde sağlarken bir yandan da ortak evimiz dünyayı korumaya devam ediyoruz." dedi.

Kurum, güvenlik alanında İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda bütüncül çalışma yürüttüklerini ifade etti.

"ANTALYAMIZ, ULUSAL VE ULUSLARARASI ANLAMDA TÜM ORGANİZASYONLARA EV SAHİPLİĞİ YAPABİLECEK KONUMA ERİŞTİ"

Bakan Kurum, 1 milyon metrekareyi aşkın bu alanı sadece Antalya'da gerçekleştirilecek 12 günlük bir organizasyon için kurmadıklarının altını çizerek, şöyle konuştu:

"Yalnızca Mavi Bölge'de 35 bin metrekarenin üzerinde kalıcı yapı inşa ettik. Yenilediğimiz yollar, güçlendirdiğimiz ulaşım bağlantıları da zirveden sonra bu şehre hizmet etmeye devam edecek. EXPO 2016 alanına yaptığımız bu muazzam yatırımlarımızla Antalya'mız, ulusal ve uluslararası anlamda tüm organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek konuma erişti. Sözün özü, bu alandan misafirlerimizi 20 Kasım'da uğurlayacağız ancak bu mekan Antalya'mıza, ülkemize her alanda hizmet etmeye devam edecek. Şunu belirtmek isterim mevcut çalışmalarımıza göre COP31, Antalya'da yaklaşık 2 milyar dolarlık doğrudan ekonomik hareketlilik oluşturacak. Dahası çarpan etkisiyle toplam katma değerinin 3-4 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz. Bu dev organizasyonda şehrimizin esnafı konaklamadan ulaşıma, perakendeden inşaattan prodüksiyona kadar birçok sektörümüz de bu anlamda ticari hareketlilik kazanacak."

Her ne kadar COP31 resmi olarak 9-20 Kasım'da gerçekleşse de COP31'in karnesinin 20 Kasım akşamı verilmeyeceğine işaret eden Kurum, "İnanıyorum ki ilk günden itibaren 'diyalog, uzlaşı, aksiyon' temelleri üzerine kurguladığımız ve yola çıktığımız bu uygulama COP'u bundan sonraki iklim politikalarında kalıcı bir iz bırakacaktır." ifadelerini kullandı.

Dünyanın geldiği noktada, Paris Antlaşması'nın ikinci 10 yılında artık kalıcı uygulamaları hayata geçirmek istediklerinin altını çizen Kurum, bu konuda aksiyonu, eylemi ön plana çıkaran ve taahhütlerin artık uygulamaya geçirildiği bir COP31'i hayata geçirmek istediklerini söyledi.

Bakan Kurum, bu zirvede hedeflerinin açık olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Konuşulanların masada kalmadığı, taahhütlerin somut uygulamalara dönüştüğü bir COP'u gerçekleştirmek istiyoruz. Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde COP31'de sadece ev sahibi olmayacak, bütün sektörlere yön veren pozisyonumuzu hayata geçireceğiz. Ülkemizin 50 yılını planladığımız bir organizasyondan bahsediyoruz. Kıtalar arasında köprü olacağız. Yani doğuyla batı, kuzeyle güney arasında bütün medeniyetlerin buluşma noktasında olan Türkiye köprü vazifesi görecek ve dünyayı Türkiye'de buluşturacak, Türkiye'den küresel iklim gündemine yön vermeyi amaçlayacak bir başkanlık sürecini yürütüyor olacağız."

Bakanlar Kurum ve Çiftçi, konuşmaların ardından COP31'in gerçekleştirileceği alanı gezerek, yetkililerden bilgi aldı.

Haber Girişi Muhammed Emin Akyıldırım - Editör