- Gazze’nin yüzde 82’sine denk gelen 200 bin bina yıkıldı.

- Yaklaşık 1.9 milyon kişi yerlerinden edildi.

- 800 bin çocuk eğitim hakkından mahrum kaldı.

Gazze, son üç yılda dünyanın her yerinde ortak vicdanın sesi haline gelse de bu ses katliamı durdurmaya yetmedi. 

Çok eskiden haritaları çizenler bilinmeyen bölgeler için “Burada canavarlar var” notu düşerlermiş.

Bugün Gazze’nin uydudan çekilmiş fotoğraflarına baktığınızda moloz yığını dışında bir şey görmeniz mümkün değil.

Yıllar sonra geriye sadece o fotoğraflar kalsa bile yaşananları hiç bilmeyenler benzer bir nottan her şeyi anlayabilir: Burada insanlar vardı!

Yıllardır süren Yemen’deki iç savaş bugünlerde bir dünya cepheleşmesine dönüşmüş vaziyette.

Başkent Sana dahil olmak üzere ülkenin en önemli kısımlarına hâkim durumdaki İran destekli Husiler, bir süredir Suudi Arabistan’ı hedef alıyor.

Suudi Arabistan bu konuda uluslararası toplumdan yardım talep ediyor. ABD bu isteğe istihbarat ve hedef belirleme desteğiyle karşılık verdi. İngiltere de Suudi uçaklarına havadan yakıt ikmali yapan uçaklarını yolladı.

Türkiye ve Pakistan’ın üye olduğu Mekke İttifakı’nın önceki günkü toplantısında “mutabık kalınan askeri kuvvetler ile yeteneklerin uzlaşılan düzenlemeler çerçevesinde Suudi Arabistan’a sağlanmasına” karar verildi.

Aynı saatlerde Yemen merkezi hükümeti de Husilere yönelik büyük bir operasyon başlattı.

Öte tarafta, Husiler’in doğal müttefiki İran var. İnsansız hava araçlarından ağır silahlara kadar en büyük lojistik desteği İran’dan alıyorlar.

Rusya, Yemen’de merkezi hükümetiyle tarihi bağlara ve iyi ilişkilere sahip olmasına rağmen son zamanlarda Husiler’le de bir trafik oluşturmuş durumda.

İran savaşı dolayısıyla yaşanan enerji krizinde en avantajlı ülkelerden biri haline gelen Rusya’nın Husiler’e deniz trafiğini engellemek için navigasyon ve uydu desteği verdiği iddia ediliyor.

Bir tarafta da Çin var. Husiler’in Çinli şirketler aracılığıyla askeri kapasitesini yenileyebildiği ve silah bakımlarını gerçekleştirdiği iddia ediliyor. Ancak Babülmendep’ten geçen petrole en çok ihtiyaç duyan ülkelerden biri de Çin.

Bu yüzden Çin’in Suudi Arabistan’ın isteği üzerine Husiler’i dizginlemek için İran’la bir diyalog başlattığı da iddia edildi.

Özetle, bu günlerde Yemen dünyanın bütün cepheleşmesinin küçük bir laboratuvarı görünümünde. Farklı kıtalarda uzayan çatışmalara bir yenisi ekleniyor gibi.

Lenin’in ölümünün ardından Stalin’le girdiği iktidar kavgasını kaybeden Troçki’nin İstanbul’a sürgüne gönderilmesi bilinen bir hikâyedir.

Avrupa ülkelerinden bir türlü istediği vizeyi alamayan Troçki’nin dört yıllık İstanbul sürgünündeki en güzel günleri Büyükada’da geçmiş.

Arap İzzet Paşa Köşkü’ne yerleştirilen Troçki, köşkün konumu ve polis koruması sayesinde üzerindeki suikast korkusunu biraz atabilmiş. Ama yine de balık avına bile tüfeğini yanına almadan gitmiyormuş.

Büyükada balıkçılarından Haralambos’a emanet edilen Troçki’nin balık avı tutkusu da bu sayede başlamış.

Geçenlerde çok eski bir gazete kupüründen alınan bir fotoğraf yapay zekâ yardımıyla güncellenip sosyal medyada yayıldı. Troçki elinde dev bir balıkla poz veriyor.

O fotoğraf Büyükada’daki balıkçı Haralambos’la çıktığı avlardan birinden kalma.

Bununla birlikte fotoğrafı benim için ilginç kılan Troçki değil de dev sinarit. Tahminen 8-9 kilogram vardır.

Eskiden hem Marmara’da hem Boğaz’da çok daha büyükleri yakalanırmış. Şimdi sadece fotoğraflarda görmek mümkün.

1940’larda İstanbul’da öğrenciyken sinarit avlayarak geçimini sağlayan büyükbabamdan çocukken av hikâyeleri dinlerdim. Bana masal gibi gelirdi. Troçki’nin tuttuğu sinariti görünce gerçekliğine ikna oldum.

Mart 2027’de uzay keşif görevine gitmeye hazırlanan NASA astronotu Deniz Burnham’ın memleketi Adana’ya selam gönderdiği video bayağı ilgi çekti.

Soyuz MS-30 misyonunda 7 ay boyunca uzayda kalacak Burnham, NASA’ya katılmadan önce Alaska’da petrol mühendisi olarak çalışıyormuş.

Adana’nın sıcağından Kuzey Kutbu’nun kıyısındaki Alaska’ya uzanan hayat hikâyesi ilginç.

İkisi de ordu mensubu Amerikalı bir baba ve Türk annenin çocuğu olarak İncirlik Üssü’nde dünyaya gelmiş. ABD’de kimya ve makine mühendisliği eğitimi almış. Beş yıl önce de NASA’nın uzay misyonuna astronot adayı olarak seçilmiş.

Burnham, küçükken Adana’daki evlerinin bahçesinde dedesinin yaptığı teleskopla saatlerce uzayı seyrettiğini söylüyor. Yani uzay merakının temeli Adana’da atılmış.

“Uzaydan anneanneme ve dedeme, Adanalı hemşerilerime ve bütün dünyaya el sallayacağım” diyor.

Yeri geldiğinde sıcak nedeniyle Güneş’e ateş edilen Adana’nın bir NASA uzay misyonunda temsilinin zamanı çoktan gelmişti.