İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
Kabinemizin 72. toplantısını az önce tamamladık. İlk olarak güvenli okul ikliminin inşasını ve güçlendirilmesini istişare ettik. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız üzücü hadiseler nedeniyle okulların güvenliğini arttıracak ek önlemler uygulamaya koymuştuk. Bugün bunları tekrar gözden geçirdik ve ilave tedbirleri görüştük. Geçen hafta Manisa Turgutlu'da meydana gelen acı olaydan etkilenen çocuklarımıza tekrar geçmiş olsun diyor, tedavileri devam eden 3 çocuğumuza acil şifalar diliyorum. Bugün Osmaniye'de yeğeni tarafından katledilen öğretmenimize rahmet diliyorum.
Son toplantıdan bu yana yoğun bir mesai ile milletimize hizmet etmeyi sürdürdük. İçeride toplu açılış törenleri dışarıda uluslararası toplantılarla, Türkiye'yi hak ettiği yere getirtmenin mücadelesini verdik. Dış politika kulvarında dolu dolu geçen bir gündemimiz oldu.
8 Eylül'de Avrupa şampiyonu olarak milletimize guru yaşatan Filenin Sultanlarını Külliyemizde ağırladık. 3 yıl önce Belçika'da ulaştığımız zaferi kendi evimizde tekrarlayan A Milli Kadın Voleybol Takımımızı şahsım ve milletim adına tebrik ederim. Aynı şekilde, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda 70 kiloda altın madalya kazanan millî boksörümüz Buse Naz Sürmeneli'yi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.
Elde ettikleri önemli başarılarla milli sporcularımız 86 milyonun göğsünü kabartırken, biz de 81 ilimizin geleceğini eserlerimizle, yatırımlarla, projelerle aydınlatmaya devam ediyoruz. Milletimizin bize yüklediği emanet, her anımızı her günümüzü Türkiye için seferber etmemizi zorunlu kılıyor. Biz de bu mukaddes emanetin hakkını en güzel şekilde vermenin gayretindeyiz.
13 Eylül'de Şehir Hastanemizin kurdelesini kesmek için Samsun'u ziyaret ettik. 234 bin metrekare alanda inşa ettiğimiz Samsun Şehir Hastanemiz, 1.458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, son teknolojiye sahip 40 ameliyathanesi, 320 poliklinikle şehrimize hizmet verecek. Toplam 17 milyar liralık bu muazzam yatırımın Samsun'umuz, bölgemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum.
18 Eylül'de İstanbul'a yeni bir eser daha kazandırmanın kıvancını yaşadık. Muhalefetin "Buraya uçak inmez" dediği İstanbul Havalimanı'mız, açıldığı ilk günden bu yana biliyorsunuz rekora doymuyor. "Kuş uçmaz, kervan geçmez, böyle bir yerde havalimanının ne işi var?" diyerek kara çaldıkları bu eser, geçtiğimiz yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı. Nisan 2025'te 3’lü bağımsız paralel pist operasyonunu hayata geçirmiştik. Böylece havalimanımız dünyada ikinci, Avrupa'da ise ilk kez aynı anda 3 pistten bağımsız iniş kalkış yapılabilen merkezler arasına girmişti. Bunu hizmete verdiğimiz dördüncü ana pistle daha da güçlendirmiş olduk. 890 milyon Euro yatırım değerine sahip, 2.820 metre uzunluğundaki dördüncü ana pistle havalimanımızın toplam pist sayısı 6 çıktı. Bekleme sürelerini kısaltan, yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayan, olumsuz hava şartlarında bile iniş-kalkış emniyetini üst seviyeye çıkartan yeni pistimizin de hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.
Gaziler Günü'nü idrak ettiğimiz 19 Eylül'de şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın kamu kurumlarına atamalarını gerçekleştirdik. Yeni görevlerine başlayan 571 kardeşimizle birlikte kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısını 53 bin 179'a yükselttik. Bir defa hepimiz şunun çok net farkındayız. İstiklal ve istikbalimiz için serden geçen şehitlerimizin, birlik ve beraberliğimiz için bedel ödeyen gazilerimizin, nice acıya, zorluğa göğüs geren şehit yakınlarımızın hakkını hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyiz. Bununla birlikte devlet olarak imkanlarımız nispetinde elimizden gelenin en iyisini yapmaya özellikle gayret ediyoruz. Şehitlerimizin emanetine gözümüz gibi bakmaya, hayata geçirdiğimiz düzenlemeler ve attığımız adımlarla şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın hayatını kolaylaştırmaya inşallah devam edeceğiz. Buradan yeni atanan kardeşlerimize, milletimize hizmet yolunda Cenab-ı Allah'tan başarılar temenni ediyor, şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Tahriklere kapılmayarak o vakarlarını, o metanetlerini, hepimize örnek olan o asil duruşlarını bozmayan tüm şehit ailelerimizden Allah razı olsun.
BM GENEL KURULU’NDA FİLİSTİNLİ MAZLUMLAR, LÜBNANLI MASUMLAR ADINA DA KONUŞTUK
20 Eylül'de Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere New York'a gittik. Bu sene "Güveni yeniden inşa etmek, dönüşümü yönetmek" temasıyla düzenlenen görüşmelerin ikinci gününde 16. kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap ettim.
Konuşmamızda yeni bir düzenin reçetesini 5 madde ile dünyayla paylaştık. Filistin, Rusya, Ukrayna ve İran başta olmak üzere çevremizde yaşanan savaş ve çatışmaların çözümüne ilişkin kanaatlerimizi dile getirdik. İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'da estirdiği devlet terörü yine gündemimizin en üst sırasındaydı.
Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmud Abbas, bu sene de vize engeli sebebiyle Genel Kurul'a bizzat hitap edemedi.
Kelimeleri buram buram kan kokan savaş suçluları yalanlarını sıralamak için Birleşmiş Milletler kürsüsünde kendilerine yer bulurken Sayın Abbas'ın orada olamaması insanlık adına utanç verici bir durumdur. Bu adaletsizliğin vicdanları kanattığını bir kez daha belirtmek istiyorum. Biz o gün orada sadece milletimiz adına değil, aynı zamanda Filistinli mazlumlar, Lübnanlı masumlar adına da konuştuk. Bundan geri adım atmayacağız.
İnsanlığa karşı suç işleyenler, 74 bin Gazzeli kardeşimizin kanını dökenler, Lübnan'dan Suriye'ye bölgemizde terör estirenler hukuk önünde hesap verene kadar duruşumuzu asla bozmayacak, hakkı haykırmaya, hakikatleri söylemeye cesaretle devam edeceğiz.
Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum. Bugün geçmişe kıyasla daha güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti var. Bugün geçmişe kıyasla istikbaline daha umutla bakan, etrafına güven aşılayan, dostlarının güven duyduğu bir Türkiye Cumhuriyeti var. En önemlisi de bugün içeride bin yıllık kardeşlik hukukunu tekrar tesis eden, dışarıda komşularıyla tekrar kucaklaşan bir Türkiye Cumhuriyeti var. Büyük düşünen, büyük adımlar atan, büyük hedefler belirleyip o hedeflere azimle ilerleyen bir devletiz. Allah'ın izniyle bu yolun sonuna kadar sabırla yürüyeceğiz.
Aziz milletim, bundan beş sene önce ülkemize kazandırdığımız Birleşmiş Milletlerin tam karşısındaki Türkevi'miz yine diplomasinin kalbinin attığı bir merkez oldu.
Birçok devlet ve hükümet başkanını Türkevi binamızda misafir ettik. New York'ta bulunduğumuz süre zarfında toplam 17 devlet ve hükümet başkanıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdik.
Sayın Trump'ın daveti üzerine Amerika ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin katıldığı toplantıya iştirak ederek bölgede barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik kanaatlerimizi paylaştım. Amerikan iş dünyasıyla bir araya gelerek ülkemizdeki yatırım fırsatlarını değerlendirdik. Türk-Amerikan Müslüman toplumunun yer aldığı bu oranda farklı eyaletlerde yaşayan vatandaşlarımızın yanı sıra Amerika'daki dost ve kardeşlerimizle de hasret giderdik. Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz temas, görüşme ve toplantıların ülkemiz, milletimiz ve mazlum coğrafyalar için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum.
26 Eylül'de 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu'nun kapanış törenine iştirak ettik. Hem fuarın hem de iş forumunun yeni ortaklıklara kapı aralamasını ümit ediyor, MÜSİAD'ımızı gayretlerinden ötürü tebrik ediyorum.
FON SORUŞTURMASI
Bugünkü Kabine toplantımızda 17 Eylül'den beri gündemde olan fon konusunu etraflıca değerlendirme fırsatı bulduk. Adalet Bakanımız ile Hazine ve Maliye Bakanımız kapsamlı birer sunum yaptılar. Şimdiye kadar atılan adımlarla ilgili kabine üyelerimizi bilgilendirdiler. Malumunuz, bu meseleye nasıl yaklaştığımızı New York dönüşü yaptığımız basın toplantısında kamuoyumuza ilan etmiştik.
Bugün bir kere daha açık açık ifade etmek isterim. İster piyasa manipülasyonu ister borsa oyunları isterse belediyelerdeki gibi yolsuzluk ile olsun her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devletimizi. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın.
Kimse bizi milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan meydan, şehir şehir dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz onlara benzemeyiz. Bizim kırmızı çizgimiz aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir. Biz ne hak yeriz ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız. Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz. Aramızdaki fark işte budur. Söz konusu insanımızın huzuru ise, söz konusu 86 milyonun ekonomik güvenliği, huzuru ve kalkınması ise bunda en küçük tereddüt göstermeyiz. Ekonomi kurmaylarımız diğer sorumlu birimlerimiz ile çalışmaktadır. Biz de ilgili arkadaşlarımızla iştira halinde gerekli adımların atılmasını temin ediyoruz. Türkiye bugün 2 trilyon dolara yaklaşan bir ekonomi büyüklüğüne sahiptir. Türkiye'nin finansal sistemi güçlüdür, yaşanan sorun fon piyasasının sınırlı bir kısmında meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzubahis değildir. Türk sermaye piyasası dayanıklıdır. Temelleri sağlamdır. Bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye de hamdolsun ziyadesiyle sahiptir.
Her kim aksini iddia ediyorsa Türkiye borsasına, Türkiye ekonomisine, Türk halkına çok büyük bir haksızlık yapmış olur. Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna, muhalefet figürleri dâhil, hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur. Hiçbir sebep, yabancı basın kuruluşlarına yazılar yazarak kendi ülkesini kötülemenin gerekçesi olamaz. Şikayet mektuplarıyla batılı ağababalarından yardım dileme zihniyetini bugün bir kez daha milletimizin derin irfanına havale ediyorum. Böyle bir zihniyetten ülkeye de millete de hiçbir fayda gelmez. Bizim son 25 senedir olduğu gibi bugün de uğruna canımız feda dediğimiz Türkiye'nin itibarını artırmaktan, ferdi olmaktan, her zaman iftihar ettiğimiz Türk milletini tüm dünyada layıkıyla temsil etmekten, 86 milyonun hak ve hukukunu korumaktan başka bir derdimiz yoktur ve olmayacak. Sermaye piyasalarının doğası gereği son derece dikkatli hareket ediyoruz. Kapatılan fonların tasfiye süreciyle ilgili çalışmalar titizlikle yürütülüyor. Gerek fonlar gerek ise hisse senetleri üzerinden oynanan, çevirip haksız kazanç elde edenler hakkında gerekli soruşturmalar yapılıyor.
Fonlar vasıtasıyla piyasa bozucu eylemlere giriştiği tespit edilenler hukuk önünde bunun hesabını verecektir. Tabii burada bir diğer kritik husus, benzer bir sorunun tekrar yaşanmasının önüne geçilmesidir. Bununla ilgili çalışmaları da yapıyoruz. Sermaye piyasalarımızın işleyişini çok daha sağlıklı hâle getirecek idari ve hukuki düzenlemeleri inşallah süratle hayata geçireceğiz. Şundan herkes müsterih olsun. Devletimizin ilgili kurumları yoğun bir mesai içindedir. Yarın ekonomi kurmaylarımızla ve sorumlu kurumlarımızın yöneticileriyle bir araya geleceğim, sermaye piyasası kurumları içinde hukuk devleti sınırları dahilinde, manevi vicdanın rehberliğinde gereken her türlü adım atılacaktır.
Kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu akşam İtalya'ya karşı mücadele edecek A Milli Futbol Takımımıza başarılar diliyorum, kalın sağlıcakla.




