2012 yılında Yeni Zelanda ve Samoa'da yürütülen bir araştırmada, kadınlardan aynı erkeklerin sakallı ve sakalsız fotoğraflarını değerlendirmeleri istendi. Sonuçlar, kadınların sakallı erkekleri mutlaka daha çekici bulmadığını ortaya koydu. Buna karşılık hem kadınlar hem de erkekler, sakallı yüzleri daha yaşlı ve yüksek sosyal statüye sahip olarak değerlendirdi. Sakallı erkeklerin öfkeli yüz ifadeleri de sakalsız hallerine kıyasla daha saldırgan algılandı.

Pennsylvania Eyalet Üniversitesi'nden Prof. Dr. David Puts'a göre sakallar, çene bölgesini olduğundan daha büyük göstererek erkeklerin daha güçlü görünmesini sağlıyor olabilir. Bu nedenle sakalların, erkekler arasındaki rekabette üstünlük ve sosyal statü kazanmak için evrimleşmiş olabileceği düşünülüyor. Bilim insanlarının üzerinde durduğu bir diğer ihtimal ise sakalların fiziksel koruma sağlaması.

Bu teoriyi araştıran bilim insanları, insan çenesini taklit eden modeller üzerinde deneyler gerçekleştirdi. Sakallı ve sakalsız yüzleri temsil etmek için koyun derisi kullanılan deneyde, modellere ağırlıklar bırakılarak darbenin etkisi ölçüldü. Sonuçlara göre sakalsız modeli etkileyen darbe kuvveti, sakallı modele kıyasla yüzde 16 daha yüksek. Bu bulgu, sakalların darbeleri bir miktar hafifleterek çeneyi koruyabileceğini düşündürüyor.

Ancak gerçek dövüşlerde elde edilen sonuçlar aynı ölçüde destekleyici değil. 2018 yılında profesyonel karma dövüş sanatları müsabakalarının incelendiği bir araştırmada, sakalın nakavt riskini azalttığına veya dövüş performansını artırdığına ilişkin bir kanıt bulunamadı. Uzmanlara göre sakalların evrimsel işlevi henüz kesin olarak açıklanabilmiş değil. Mevcut bulgular, sakalların yalnızca çekicilikle değil, güç gösterisi, sosyal rekabet ve olası fiziksel korunmayla da ilişkili olabileceğini gösteriyor.