ABD'nin eski Tel Aviv Büyükelçisi Dan Shapiro, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington'daki siyasi itibarını kaybettiğini belirterek, “Netanyahu tüm Demokratlar için toksik (zehirli) bir isim” dedi. Shapiro, ABD'de hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin Netanyahu yönetimine mesafeli yaklaştığını ve İsrail'in Washington'daki itibarını yeniden kazanması için liderlik ve politika değişikliğine ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan eski Büyükelçi Shapiro, ABD ara seçimlerinin ardından Washington ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin geleceğini değerlendirdi. Demokratların Netanyahu hükümetiyle ilişkileri yeniden başlatmak istemediğini belirten Shapiro, Cumhuriyetçilerin de İsrail Başbakanını ABD kamuoyunda tepki çeken İran savaşıyla özdeşleştirdiğini ifade etti.

“NETANYAHU TÜM DEMOKRATLAR İÇİN TOKSİK BİR İSİM”

3 Kasım'daki ABD ara seçimlerinin ardından değerlendirmelerde bulunan Shapiro, Demokratların hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da çoğunluğu elde etmesinin İsrail açısından yeni bir siyasi tablo ortaya çıkardığını söyledi.

Shapiro, “Sorun şu ki İsrail'de Netanyahu liderliğindeki bir hükümet olduğu sürece Demokrat Parti'den hiç kimse ilişkileri yeniden başlatmaya yanaşmayacaktır. Netanyahu tüm Demokratlar için toksik bir isim ve onlar şu an Kongre'de ezici bir çoğunluğa sahip.” dedi.

Netanyahu'nun Cumhuriyetçiler arasında da sorunlu bir isim haline geldiğini belirten Shapiro, ABD kamuoyunun İran savaşına ve savaşın ekonomik maliyetine tepki gösterdiğini kaydetti.

Shapiro, “Netanyahu’nun Cumhuriyetçiler kanadında da sorunu var. Kendisi İran’a karşı yürütülen savaşla özdeşleşmiş durumda. Amerikalılar bu savaştan ve beraberinde getirdiği devasa maliyetlerden nefret ediyor.” ifadelerini kullandı.

İsrail'in ABD'deki itibar kaybını durdurabilmesi için yeni bir siyasi liderliğe ve farklı bir söyleme ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Shapiro, “Netanyahu’nun beraberinde getirdiği yükü taşımayan yeni isimler ve yeni bir söylem olmaksızın İsrail'in ABD'deki itibar kaybını durdurabileceğini düşünmüyorum.” diye konuştu.

Shapiro, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e yönelik 4 milyar dolarlık yardımı durdurma kararını da değerlendirdi. Yardımın ne zaman sona ereceği konusunda kesin bir takvim bulunmasa da bu sürecin kaçınılmaz olduğunu savundu.

İsrail'in bu değişikliğe hazırlanması gerektiğini belirten Shapiro, şunları söyledi:

“Herkes, İsrail'e yapılan yardımın ister hemen ister bir yıl içinde ister birkaç yıl içinde olsun sona ereceği konusunda hemfikir. İsrail gerekli ayarlamaları yapacak ve ihtiyaç duyduğu şeyleri temin etmek için kendi bütçesini kullanacak; İsrail'e satış yapan Amerikan şirketleri de bu duruma ayak uydurmak zorunda kalacak."

Eski Büyükelçi, İsrail'in ABD'den silah almaya devam etmesi halinde Amerikan yasalarının belirlediği sınırlara uymak zorunda kalacağını söyledi. Shapiro, silah satışlarına ilişkin kısıtlamaların İsrail'in siyasi liderliğine ve izleyeceği politikalara göre şekillenebileceğine işaret etti.

Amerikan yapımı silahların ABD yasalarına, değerlerine ve çıkarlarına aykırı biçimde kullanılmasını önlemenin amaçlandığını belirten Shapiro, “Amerika Birleşik Devletleri'nin onaylamadığı şeylerin yaşanmadığından nasıl emin olabiliriz? Amerikan değerlerini, çıkarlarını ve yasalarını nasıl koruruz? Buradaki temel amaç masum sivillerin öldürülmesini engellemektir.” dedi.

WASHINGTON İLE İLİŞKİLER İÇİN NETANYAHU'SUZ HÜKÜMET MESAJI

Shapiro, İsrail'de Netanyahu'nun yer almadığı yeni bir hükümetin kurulmasının Washington ile ilişkileri düzeltmek için ilk adım olacağını söyledi. Ancak eski Büyükelçi, yalnızca hükümet değişikliğinin yeterli olmayacağını vurguladı.

İsrail'in politikalarında da köklü değişikliklere gitmesi gerektiğini belirten Shapiro, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin şiddetine karşı önlem alınmasını ve yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesinin durdurulmasını istedi.

Shapiro, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetine karşı ABD'nin baskı uygulaması konusunda Demokratlar arasında görüş birliği bulunduğunu belirtti. Eski Büyükelçi, asıl meselenin Washington yönetiminin elindeki nüfuzu nasıl kullanacağı olduğunu ifade etti.