Fransız liderlerin hepsinin dikkatle kulak verdiği bir siyasi öğüt vardır: Sokakta gençler varsa, sorun var demektir.

Cumhurbaşkanı De Gaulle'ün unutulmaz şekilde chienlit (kelime anlamıyla "yatağa dışkılama", yani kaos) olarak nitelediği Mayıs 1968 öğrenci protestolarından bu yana, Fransız gençliği bütün hükümetlerin korkulu rüyası oldu.

Neden mi? Çünkü gençlik hareketleri öngörülemez ve şekilsizdir; çoğu zaman müzakere edilecek net bir yapıları yoktur. Çünkü onlar protesto ettiğinde başka gruplar da harekete katılır.

Bir de şu var: Genç oldukları için kamuoyu onlara sempati duyma eğilimindedir.

Ayrıca polis hata yapıp yaralanmalara ya da daha kötü sonuçlara yol açarsa bunun sonuçları hesaplanamaz olabilir. Üstelik cumhurbaşkanlığı seçimlerine sadece aylar var.

Tüm bu nedenlerle, la jeunesse en colère (öfkeli gençlik) barikatlardayken hükümetler son derece dikkatli davranır.

Şu anda Fransız gençleri barikatlarda ve görünürde öfkeli olmasalar da (hâkim duygu daha çok heyecan), kesin olan bir şey var ki, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un hükümetini Le Monde gazetesinin cuma günü ifade ettiği şekliyle "soğuk ter dökecek" hale getirdiler.