Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında 30 Ağustos'ta meydana gelen gemi kazasına ilişkin soruşturma sürüyor. Kazayla ilgili tutuklanan 9 şüphelinin tutukluluk süresi 7 gün daha uzatılırken, mahkemede gemideki tamirat ve su geçirmez kapılarla ilgili dikkat çeken bilgiler paylaşıldı.
Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan 9 şüpheli, bugün altıncı kez Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarıldı.
Mahkeme, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını dikkate alarak 9 şüphelinin 7 gün daha tutuklu kalmasına karar verdi.
Duruşmada soruşturmanın teknik boyutuyla ilgili yeni bilgiler de mahkemeye sunuldu.
Geminin "kara kutusu" olarak bilinen VDR cihazının 25 Eylül'de bulunarak polise teslim edildiği belirtildi. Cihaz, 30 Eylül'de polis ekipleri eşliğinde Türkiye'ye götürüldü ve içindeki veriler USB belleğe aktarıldı.
Cihaz ve kayıtların 1 Ekim'de KKTC'ye getirildiği, VDR kayıtlarının ayrıntılı incelemesinin ise sürdüğü bildirildi. Zanlılardan da ses örnekleri alınarak kayıtlarla karşılaştırma yapılması için çalışma başlatıldı.
Polis, uzmanlardan alınan bilgilere göre VDR cihazında geminin seyir hızı ve yönü, kaptan köşkünde yapılan konuşmalar, telsiz görüşmeleri, arıza kayıtları ve yaklaşık iki aylık ses verilerinin bulunabileceğini mahkemeye aktardı.
GEMİDEKİ TAMİRAT "YETERSİZ VE KABUL EDİLEMEZ" BULUNDU
Mahkemeye sunulan teknik değerlendirmede, gemide daha önce yapılan tamiratın yüzeysel ve yetersiz olduğu belirtildi.
Teknik incelemede, yapılan işlemin "kabul edilemez" nitelikte olduğu değerlendirmesine yer verildi. Mühendislerin değerlendirmesine göre geminin fiber yapısındaki bir çatlak içeride ilerleyebilir ve geminin güvenliğini ciddi şekilde etkileyebilir.
Polis ayrıca kaptanın, mürettebat tarafından gemide yapılan tamiratı gördüğüne ilişkin bir ifadenin soruşturma dosyasına girdiğini açıkladı. Kaptanın bu durumu şirket yetkililerine bildirmediği de mahkemeye aktarıldı.
Soruşturmanın en dikkat çeken başlıklarından biri gemideki su geçirmez kapılar oldu.
Mahkemede bazı zanlıların ifadelerine yer verildi. Bu ifadelere göre seyir sırasında kapalı tutulması gereken bazı su geçirmez kapılar açık bırakıldı.
Uzmanlar, kapıların kapalı olması halinde geminin su alma hızının azalabileceğini değerlendirdi. Bu durumda geminin sola yatmasının gecikebileceği ve yolcuların tahliyesi için daha fazla zaman kazanılabileceği belirtildi.
Polis, su geçirmez kapıların kapalı tutulmasından kaptan ve ilgili makine personelinin sorumlu olduğunu tespit ettiğini mahkemeye bildirdi.
Geminin planları üzerinde yapılan incelemede 7 kompartıman bulunduğu belirlendi. Bazı bölümlerde su geçirmez geçişlerin yer aldığı, gemide suyun tahliyesi için sintine pompalarının kullanıldığı ancak pompaların otomatik olarak çalışmasını sağlayan bir sistem bulunmadığı kaydedildi.
Duruşmada kazanın ardından yürütülen arama-kurtarma çalışmaları da gündeme geldi.
Bir savunma avukatı, olay sırasında Süleyman isimli bir kişinin gemiye girerek iki kişiyi çıkardığını öne sürdü. Avukat, kurtarma faaliyetlerinin zamanı ve nasıl gerçekleştirildiğinin de araştırılması gerektiğini savundu.
Savcılık, bazı soruların devam eden soruşturmanın kapsamını aştığını belirterek itiraz etti. Mahkeme ise sorgulamanın mevcut tahkikat kapsamında yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Polis, Türkiye'den beklenen teknik rapor ve bilgilerin bulunduğunu da açıkladı. Türkiye'de bulunan kişi, belge ve kayıtlarla ilgili çalışmaların sürdüğü bildirildi.



