Family Medicine and Community Health dergisinde yayımlanan araştırmada, Amerika, Avrupa, Asya ve Okyanusya'da gerçekleştirilen ve takip süreleri 2 ila 32 yıl arasında değişen çalışmalar incelendi.Sonuçlara göre, günde tüketilen her 100 gram ek ultra işlenmiş gıda; kalp-damar hastalıkları riskinde yüzde 14, kanser riskinde yüzde 4, herhangi bir nedene bağlı ölüm riskinde yüzde 3, metabolik sendrom veya diyabet riskinde ise yüzde 2 artışla ilişkilendirildi.
Ultra işlenmiş gıdalar, yoğun endüstriyel işlemlerden geçen ve genellikle çeşitli katkı maddeleri içeren ürünleri kapsıyor. Şekerli içecekler, işlenmiş et ürünleri, paketli atıştırmalıklar ve şekerlemeler bunlar arasında yer alıyor. Araştırmada ultra işlenmiş gıdaları en fazla tüketen kişilerde, en az tüketenlere kıyasla sindirim sistemi hastalıkları, depresyon ve anksiyete, obezite, kanser ve kalp-damar hastalıklarının daha sık görüldüğü belirtildi.
Araştırmacılar, ultra işlenmiş gıdaların azaltılarak bunların yerine daha az işlenmiş seçeneklerin tercih edilmesinin kronik hastalıkların önlenmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Çalışmaya dahil olmayan diyetisyen Kelly Springer ise bu ürünlerin tamamen beslenmeden çıkarılmasının gerekmediğini, asıl önemli noktanın meyve, sebze, baklagiller, kuruyemişler ve tam tahıllar gibi besin değeri yüksek gıdalara daha fazla yer vermek olduğunu söyledi.
Araştırmanın gözlemsel olduğu da vurgulandı. Bu nedenle bulgular, ultra işlenmiş gıdaların söz konusu hastalıklara doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor; yalnızca tüketim miktarı ile sağlık riskleri arasında bir ilişki olduğunu gösteriyor.





