Haaretz gazetesinin haberine göre, İsrail cezaevlerindeki Filistinli tutuklulara uygulanan şiddet ve zulüm pek çok farklı biçimde kendini gösteriyor.
Esirlere yönelik şiddet uygulamaları arasında, plastik mermilerle ateş açılarak ağır yaralanmalarına neden olunması da yer aldı.
Filistinli esirler, bu tür ateş açma eylemlerinin çoğunlukla koğuş ve hücrelerin içinde, çok yakın mesafeden gerçekleştirildiğini ifade etti.
Haberde ayrıca, plastik mermiyle vurulan bir tutuklunun hastaneye kaldırıldığı ve ameliyatla bir testisinin alınmak zorunda kaldığı aktarıldı.
Plastik mermilerin yakın mesafeden ateşlenmesinin, ölümcül sonuçlar doğurabileceğine ve her halükarda ağır yaralanmalara yol açtığına dikkat çekildi.
İsrail'in Gazze'ye saldırılarının başladığı 3 yıl öncesinden bu yana insan hakları örgütlerinin, Filistinli esirlerin yaralandığı 21 farklı vaka tespit ettiği belirtildi.
Haberde, ortaya çıkan tablonun, cezaevinde herhangi bir şiddet içerikli isyan ya da olay bulunmadığı anlarda dahi plastik mermilerin yaygın şekilde kullanıldığını gösterdiği vurgulandı.
Filistinli esir, hiçbir gerekçe olmadan vuruldu
Bir Filistinli esirin ifadelerine yer verilen haberde, söz konusu kişinin onlarca tutukluyla birlikte kalabalık bir odada beklerken hiçbir gerekçe olmaksızın vurulduğu belirtildi.
Yaralanan esirin ancak 15 gün sonra cezaevi kliniğine götürüldüğü, ihtiyaç duyduğu ameliyatı ise ancak tahliye edildikten sonra olabildiği kaydedildi.
Haberde bu vakanın, meselenin sadece orantısız güç kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda Cezaevi İdaresi bünyesindeki tıbbi tedavi eksikliğini de ortaya koyduğu ifade edildi.
İsrail cezaevlerindeki Filistinli esirlerin tıbbi ihmale maruz kaldığı gerçeğinin zaten bilindiği vurgulandı.
Bu durumun, gardiyanların açtığı ateşle ya da uyguladığı şiddetle yaralanan tutukluların tedavi edilmemesinde ve cezaevlerinde bir uyuz salgınının yayılmasına göz yumulmasında somutlaştığı belirtildi.
Çok sayıda tutuklunun ise avukat görüşüne giderken, tıbbi tedaviye sevk edilirken veya başka bir cezaevine nakledilirken ağır şiddete maruz kalmaları nedeniyle şikayette bulunmaktan korktuklarını bildirdikleri aktarıldı.
Yargı mensupları da hukukun uygulanması konusunda istekli değil
Avukat ziyaretlerinin sınırlandırılması nedeniyle insan hakları örgütlerinin, maruz kaldığı şiddeti şikayet eden esirlere sahip çıkmakta yetersiz kaldığı belirtildi.
Ayrıca Gazze'ye saldırıların başlangıcından bu yana İsrail’in Kızılhaç’ın cezaevlerini ziyaret etmesine izin vermediği ve bunun da dış denetimi tamamen engellediği vurgulandı.
Tüm bunların yanında, Yüksek Mahkeme yargıçlarının cezaevlerini ziyaret etme yetkileri bulunmasına rağmen hukukun uygulanmasını ve esir haklarının korunmasını sağlama konusunda istekli bir tutum sergilemediklerine işaret edildi.
Filistinli esirler, gardiyanların insafına kalmış durumda
Haberde, Cezaevi İdaresi'nin tüm bu delil ve gelişmeleri dikkate almadığı belirtildi.
Cezaevi İdaresi'nin plastik mermilere ilişkin habere verdiği cevapta iddiaları reddettiği aktarılarak, bu durumun Cezaevi İdaresi'nin tutuklu haklarına karşı takındığı tavrı bir kez daha gözler önüne serdiği kaydedildi.
Haberde, Filistinli esirlerin gardiyanların insafına terk edildiği, avukat ziyaretlerinin zorlaştırıldığı ve Kızılhaç’ın içeri alınmadığı mevcut ortamda zulüm ve şiddetin neredeyse hiçbir engelle karşılaşmadan sürdüğü vurgulandı.
"Cezaevi İdaresi, giderek aşırı sağcı Ben-Gvir'e benziyor" vurgusu
Devletin gözetimi altındaki insanların güvenliğinden sorumlu olan Cezaevi İdaresi'nin, giderek başında bulunan aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e benzemeye başladığına dikkat çekildi.
Bu durumun kahanist Ben-Gvir idaresinde polisin geçirdiği benzer dönüşüm kadar tehlikeli olduğu kaydedildi.
Filistinli insan hakları kuruluşlarının verilerine göre ise İsrail hapishanelerinde 90'ı kadın ve 350'si çocuk olmak üzere 9 bin 350 Filistinli bulunuyor.
Filistin Esirler Cemiyeti, 17 Eylül 2026'da yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı Ekim 2023'ten bu yana İsrail hapishanelerinde kimlikleri açıklanan 92 Filistinli esirin hayatını kaybettiğini bildirmişti.






