Deri, vücuttaki en büyük organdır ve ömür boyu bize eşlik eder. İyi bakılmış bir cilt, bize genç bir görünüm kazandırmanın yanı sıra genel sağlığımıza da aktif olarak fayda sağlar.

Ancak vücudumuz ile dış dünya arasındaki bu bariyer, sürekli bir baskı altındadır.

Leibniz Çevre Tıbbı Araştırma Enstitüsü'nde dermatoloji alanında Prof. Jean Krutmann, hava kirliliği, ozon ve iklim değişikliği dahil olmak üzere birçok çevresel faktörün cilt yaşlanmasına katkıda bulunduğunu söylüyor.

"On yıllardır ultraviyole ışınlarının, çevresel faktörlerin neden olduğu cilt yaşlanmasının başlıca nedeni olduğunu düşünüyorduk. Artık bunun doğru olmadığını biliyoruz" diyor.

"Doğal güneş ışığı içindeki diğer dalga boyları da yaşlanmaya katkıda bulunabilir; örneğin, görünür ışık ve kızılötesi ışınlar. Hatta sıcaklıktaki bir artış bile bu sürece katkıda bulunabilir."

Bir de zaman faktörü var. Yaşlandıkça, cildimize yapısını veren protein olan kolajeni yavaş yavaş kaybederiz ve bu da kırışıklıklara yol açar.