Hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerine bir yenisi daha eklendi. 41 farklı çalışmanın sonuçlarını bir araya getiren kapsamlı bir analiz, özellikle PM2.5 olarak bilinen ince partikül maddelere maruz kalmanın glokom ve katarakt riskinin artmasıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.

Araştırmada Doğu Asya ve Birleşik Krallık başta olmak üzere milyonlarca kişiden elde edilen veriler değerlendirildi. PM2.5'in yanı sıra PM10, azot dioksit, kükürt dioksit, ozon ve karbon monoksit gibi hava kirleticilerinin göz sağlığı üzerindeki olası etkileri incelendi. En dikkat çekici sonuç PM2.5 için ortaya çıktı. Araştırmacılar, hava kirliliğinin en yüksek olduğu bölgelerde yaşayanların glokom riskinin, en düşük seviyedeki bölgelerde yaşayanlara kıyasla yüzde 70'e kadar daha yüksek olduğunu belirledi.

Kirliliğe maruz kalmadaki her anlamlı artışın glokom riskinde yaklaşık yüzde 8, katarakt riskinde ise yaklaşık yüzde 4'lük artışla ilişkili olduğu görüldü. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu için ise sonuçlar aynı ölçüde net değildi. Bazı araştırmalarda hava kirliliğiyle bağlantı görülse de genel kanıtların glokom ve katarakt kadar güçlü olmadığı belirtildi.

Araştırmacılara göre, ince partiküller vücutta iltihaplanmayı ve oksidatif stresi artırabilir. Bu süreç zamanla glokomda önemli rol oynayan optik sinire zarar verebilir veya göz merceğini etkileyerek katarakt gelişimine katkıda bulunabilir. Ayrıca kornea ve gözün dış yüzeyi havayla doğrudan temas ettiği için çevresel kirleticilerden etkilenmeye daha açık olabilir.

Uzmanlar, araştırmanın hava kirliliğinin doğrudan glokom veya katarakta neden olduğunu kanıtlamadığını vurguluyor. Bulgular şimdilik kirlilik ile bu göz hastalıkları arasında bir ilişki olduğunu gösteriyor. Araştırmacılara göre ilişkinin nedenlerini netleştirmek için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç var.