Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yapacağı, iklim değişikliği ile mücadelede dünyanın en önemli organizasyonu olan COP31'e ilişkin paylaşımda bulundu.

Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, küresel iklim mücadelesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Duran, 9-20 Kasım'da yapılacak COP31'in Türkiye'nin iklim diplomasisi alanındaki birikimini, tecrübesini ve çözüm odaklı yaklaşımını uluslararası toplumla paylaşması açısından tarihi bir fırsat sunduğunu vurguladı.

"11-12 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek Liderler Zirvesi'nde çok sayıda devlet ve hükümet başkanı ile üst düzey temsilciyi ülkemizde ağırlayacağız. Bu buluşma, Türkiye'nin uluslararası görünürlüğüne, diplomatik ilişkilerine ve küresel meselelerdeki etkin rolüne de önemli katkı sağlayacak. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projesi, Türkiye'nin çevre konusundaki öncü yaklaşımının en güçlü örneklerinden biridir. Doğal kaynakların korunmasından atık yönetimine ve sürdürülebilir üretim ve tüketim anlayışının yaygınlaştırılmasına kadar uzanan bu vizyon, iklim değişikliğiyle mücadelede ortak sorumluluğun önemini de ortaya koyuyor."

Duran, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum'un koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla Türkiye'nin iklim diplomasisinde diyalog, uzlaşı ve somut eylemi esas alan bir yaklaşımı öne çıkardığına işaret etti.

Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, küresel iklim mücadelesinde önemli bir sorumluluk üstleniyor. 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği ve başkanlık yapacağımız COP31, ülkemizin iklim diplomasisi alanındaki birikimini, tecrübesini ve çözüm odaklı yaklaşımını uluslararası toplumla paylaşması açısından tarihî bir fırsat sunuyor. 11-12 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek Liderler Zirvesi’nde çok sayıda devlet ve hükûmet başkanı ile üst düzey temsilciyi ülkemizde ağırlayacağız. Bu buluşma, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğüne, diplomatik ilişkilerine ve küresel meselelerdeki etkin rolüne de önemli katkı sağlayacak. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projesi, Türkiye’nin çevre konusundaki öncü yaklaşımının en güçlü örneklerinden biridir. Doğal kaynakların korunmasından atık yönetimine ve sürdürülebilir üretim ve tüketim anlayışının yaygınlaştırılmasına kadar uzanan bu vizyon, iklim değişikliğiyle mücadelede ortak sorumluluğun önemini de ortaya koyuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız ve COP31 Başkanı Sayın Murat Kurum’un koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla Türkiye, iklim diplomasisinde diyalog, uzlaşı ve somut eylemi esas alan bir yaklaşımı öne çıkarıyor. COP31’i yalnızca taahhütlerin dile getirildiği değil, bu taahhütlerin sahada karşılık bulduğu, ülkelerin ortak çözümler etrafında buluştuğu bir zirve olarak gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak bizler de Türkiye’nin iklim politikalarını ve COP31 vizyonunu uluslararası kamuoyuna anlatmak için kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Çevre ve İklim Medya Turları kapsamında farklı ülkelerden gazetecileri Türkiye’de ağırlıyor, çevre yatırımlarımızı ve iyi uygulama örneklerimizi yerinde tanıtıyoruz. Ulusal ve uluslararası basın mensuplarının akreditasyon süreçlerini yürütüyor, konferans alanındaki medya merkezinin hazırlıklarına katkı sağlıyoruz. Amacımız, Türkiye’nin iklim alanındaki çabalarının ve çözüm önerilerinin dünya kamuoyunda doğru ve güçlü şekilde karşılık bulmasıdır. İnanıyorum ki COP31, ülkeler arasındaki iş birliğini güçlendiren, ortak sorumluluk bilincini geliştiren ve iklim eylemini somut sonuçlara taşıyan önemli bir zirve olacaktır. Türkiye olarak daha yaşanabilir bir dünya ve gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakmak için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz.

COP31'i yalnızca taahhütlerin dile getirildiği değil, bu taahhütlerin sahada karşılık bulduğu, ülkelerin ortak çözümler etrafında buluştuğu bir zirve olarak gerçekleştirmeyi hedeflediklerini aktaran Duran, İletişim Başkanlığı olarak Türkiye'nin iklim politikalarını ve COP31 vizyonunu uluslararası kamuoyuna anlatmak için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerinin altını çizdi.

Çevre ve İklim Medya Turları kapsamında farklı ülkelerden gazetecileri Türkiye'de ağırlayacaklarını, çevre yatırımlarını ve iyi uygulama örneklerini yerinde tanıtacaklarını belirten Duran, şunları kaydetti:

"Ulusal ve uluslararası basın mensuplarının akreditasyon süreçlerini yürütüyor, konferans alanındaki medya merkezinin hazırlıklarına katkı sağlıyoruz. Amacımız, Türkiye'nin iklim alanındaki çabalarının ve çözüm önerilerinin dünya kamuoyunda doğru ve güçlü şekilde karşılık bulmasıdır. İnanıyorum ki COP31, ülkeler arasındaki işbirliğini güçlendiren, ortak sorumluluk bilincini geliştiren ve iklim eylemini somut sonuçlara taşıyan önemli bir zirve olacaktır. Türkiye olarak daha yaşanabilir bir dünya ve gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakmak için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz."