Stanford Üniversitesi'nden bilim insanları, insan beyninin gelişimine ilişkin dikkat çeken bir keşfe imza attı. Araştırmacılar, beynin ön ve arka bölümlerinin birbirinden bağımsız şekilde geliştiğini ve daha sonra bir araya geldiğini ortaya koydu.

Beyin sapı veya arka beyin olarak bilinen bölüm, nefes alma, uyku ve kalp atışı gibi hayati işlevleri kontrol ediyor. Ön beyin ve orta beyin ise dil, mantık ve soyut düşünme gibi daha karmaşık işlevlerde görev yapıyor.

Araştırmacılar, bu iki bölümün farklı kaynaklardan gelişmesine rağmen birlikte çalışabildiğini belirledi.

Çalışmanın yazarlarından Rayyan Jokhai, The Telegraph'a yaptığı açıklamada, "Beynin ön ve arka kısımları farklı kaynaklardan oluşsa da, işlevsel bir beyin oluşturmak için birbirleriyle yakından bağlantı kurmaları dikkat çekicidir." dedi.

Jokhai, beynin hareketlerdeki rolünü şöyle açıkladı:

“Bunun mükemmel bir örneği vücudumuzdaki kasların hareketidir. Beynin ön kısmı bir hareket yapma kararını başlatırken, beynin arka kısmı bu hareketin ince detaylarını koordine eder ve hareketi yumuşatır. Ayrıca, yüz ve boyun hareketlerimiz beynin ön kısmından başlatılır, ancak motor nöronlar aracılığıyla doğrudan arka kısımdan gerçekleştirilir. Bu, yemek yeme, yutma ve yüz ifadeleri yapma yeteneğimiz için çok önemlidir."

ARAŞTIRMA BEYİN HÜCRELERİ ÜZERİNE YÜRÜTÜLDÜ

Bilim insanları, ön beyin ve orta beyin hücrelerinin laboratuvar ortamında kolayca yetiştirilebilmesine rağmen arka beyin hücrelerinin neden üretilemediğini araştırırken bu keşfi yaptı.

Arka beyin hücrelerinin üretilememesi, beyin sapını etkileyen hastalıklarla ilgili çalışmaları da zorlaştırıyor. Bu hastalıklar arasında spinal musküler atrofi (SMA) ve amyotrofik lateral skleroz bulunuyor.

Araştırmacılar, daha önce beynin gelişiminin ilk aşamalarında tüm beyni oluşturan tek bir öncü hücre bulunduğunu düşünüyordu. Ancak fare embriyoları üzerinde yapılan incelemeler, arka beynin farklı bir gelişim süreci izlediğini gösterdi.

Ekip, beynin gelişiminin en erken aşamalarını fare embriyoları üzerinde inceledi. Araştırmacılar, iki farklı beyin öncü hücresi tespit etti.

Otx2 genini ifade eden hücreler ön beyin ve orta beyni oluşturuyor. Gbx2 genini ifade eden diğer hücre grubu ise arka beynin gelişimini sağlıyor.

Araştırmacılar, bu iki hücre grubunun gelişim sırasında birbirleriyle kesişmediğini belirledi.

Ekip daha sonra hücrelerin DNA'yı nasıl paketlediğini inceledi. İki hücre grubunun DNA'yı farklı şekilde paketlediği ortaya çıktı.

Stanford Üniversitesi, bu farklılığın hücreleri farklı gelişim yollarına yönlendirdiğini belirtti. Üniversite, bu süreci "hiçbir zaman kesişmeyen paralel yollarda ilerleyen yolcular" ifadesiyle tanımladı.

"BEYNİN İKİ AYRI PARÇA HALİNDE OLMASINA GÜVENİYORUZ"

Stanford Üniversitesi'nde gelişim biyolojisi doçenti Dr. Kyle Loh, araştırmanın beynin gelişimine ilişkin önemli bir bulguyu ortaya koyduğunu söyledi.

Loh, "Beynin ön kısmının, beynin arka kısmından tamamen farklı bir öncü hücreden kaynaklandığını ilk kez gösterdik." dedi.

Beynin tek bir organ olarak gelişmesinin daha verimli olabileceğini belirten Loh, "Beynin tek bir organ olması muhtemelen daha verimli olurdu, ancak biz beynin iki ayrı parça halinde olmasına güveniyoruz." ifadelerini kullandı.

Loh, araştırmanın evrimsel sürece ilişkin bulgusunu ise şu sözlerle açıkladı:

"Araştırmamız, evrimin mevcut iki sinir sistemini alıp onları mekansal olarak bir araya getirdiğini gösteriyor."