İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in saldırıları ile başlayan çatışmaların yedinci ayına yaklaşırken Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kürsüsünden dünya liderlerine hitap etti.

Pezeşkiyan'ın konuşmasında savaşın İran halkı üzerindeki etkileri öne çıktı. İran Cumhurbaşkanı, aylardır insanların ülkelerinin topraklarını savunmak için sokaklarda olduğunu belirterek ABD ve İsrail tarafından kullanılan silahlarla hayatını kaybeden çocukları da hatırlattı.

"BIZ TERÖRIST DEĞIL, KURBANDIK"

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı terörizmle ilişkilendiren açıklamalarına doğrudan yanıt veren Pezeşkiyan, "ABD Başkanı bizi terörist olarak nitelendirdi. Oysa biz terörizmin kurbanı olduk" ifadelerini kullandı.

İran'ın baskılar karşısında geri adım atmadığını belirten Pezeşkiyan, şöyle konuştu: "Boyun eğmedik ve karşılık verdik; ancak sivil nüfusu asla hedef almadık. Biz yalnızca kendimizi savunduk, biz terörist değiliz."

KÜRSÜDEN FOTOĞRAFLAR GÖSTERDİ: MİNAB’DA ÇOCUKLAR BOMBALARIN ALTINDA CAN VERDİ

Pezeşkiyan, konuşmasında Minab’da 168 çocuğun hayatını kaybettiği okul saldırısına da değindi. Kürsüden saldırıya uğrayan okulun fotoğraflarını gösteren İran Cumhurbaşkanı, şu ifadeleri kullandı: "Ben, kelimenin tam anlamıyla bir okulun bombalandığı bir İran'dan geliyorum. Görüyorsunuz, bu çocuklar; bu çocuklar Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından kullanılan silahların bombaları altında can verdi. Onlar masumdu, hiçbir suç işlememişlerdi."

Pezeşkiyan ayrıca savaşın genişlemesinin hiçbir ülkeye güvenlik getirmeyeceğini belirterek Hürmüz Boğazı üzerinden de mesaj verdi. İran'ın kendi sularına erişiminin engellenmesine izin verilemeyeceğini savundu.

ABD HEYETİ SALONU TERK ETTİ

Pezeşkiyan’ın ABD ve İsrail’in askeri eylemlerini sert bir dille eleştirdiği ve meşru müdafaa vurgusu yaptığı anlarda, BM Genel Kurul salonunda bulunan ABD heyeti oturumu terk etti.

FİLİSTİN VURGUSU

Filistin'deki durumu da gündemine alan Pezeşkiyan, uluslararası toplumun yaşananlara karşı tutumunu eleştirdi. İran Cumhurbaşkanı, Filistin'de adalet sağlanmadan Batı Asya'da kalıcı barışın mümkün olmayacağını söyledi.

Pezeşkiyan, "Filistin’deki durum, uluslararası toplumun vicdanında açık bir yara ve sivil acılarını önlemedeki uluslararası mekanizmaların başarısızlığının bir simgesidir" dedi. İran Cumhurbaşkanı ayrıca "Filistin’i görmezden gelerek barıştan söz edemeyiz" ifadelerini kullandı.

"İKİ YÜZYILDIR HİÇBİR ÜLKEYE SALDIRMADIK"

İran'ın askeri politikasının savunma odaklı olduğunu savunan Pezeşkiyan, ülkesinin son iki yüzyılda herhangi bir ülkeye veya toprağa saldırmadığını söyledi. Pezeşkiyan, "Terör estirenler ve suç işleyenler mi barış ve istikrarın koruyucusu? Onlar uluslararası hukukun hiçbirine uymadı. İran son iki yüzyıldır hiçbir ülkeye veya toprağa saldırmamıştır; askeri gücümüz tamamen savunma odaklıdır" diye konuştu.

NÜKLEER TEKNOLOJİ MESAJI: TEKNOLOJİMİZİN SINIRLANMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ

İran'ın nükleer programına ilişkin de açıklamalarda bulunan Pezeşkiyan, nükleer teknolojiyi enerji ve kalkınma amacıyla istediklerini, askeri amaç taşımadığını söyledi. İran'ın nükleer teknoloji hakkından vazgeçmeyeceğini belirten Pezeşkiyan, "Açıkça ifade ediyoruz: Nükleer silaha hayır, barışçıl nükleer teknolojiye kısıtlamaya hayır. Nükleer teknolojimizin sınırlanmasına izin vermeyeceğiz." dedi.

İran Cumhurbaşkanı, "Barışımız savaş meydanlarında gelmeyecek; İran halkına ve milletine hak ettiği güvenliği vermek zorundalar" ifadelerini kullandı.

"GÜCÜN DİLİNİ KABUL ETMEYECEĞİZ, MÜZAKERE İÇİN HAZIRIZ"

Pezeşkiyan, uluslararası sistemde askeri gücün hukukun ve diplomasinin önüne geçmemesi gerektiğini savundu. "21. yüzyılda sadece güçlünün ve zorbanın iktidar olduğu dönemlere dönmemeliyiz. Askeri gücün meşruiyetin yerine geçtiği, terörizmin siyaset ve müzakerenin yerine geçtiği bir dünyaya geri dönmemeliyiz" diyen Pezeşkiyan, dünyaya birlikte hareket etme çağrısında bulundu.

İran Cumhurbaşkanı, "Gücün dilini kabul etmeyeceğiz, müzakere için hazırız" dedi. Pezeşkiyan konuşmasının sonunda İran'ın savaş karşısında geri adım atmayacağını belirterek, "Savaşı bize dayatıyorlar ancak biz savaşmaktan, doğası gereği savunma amaçlı olan bir savaştan korkmadığımızı kanıtladık. Vatanımızı, canımız İran'ı son nefesimize kadar savunacağız" ifadelerini kullandı.