Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın açılması ve seyrüseferin normalleşmesi için Katar aracılığı ile ABD’ye bir program sunduklarını hatırlatarak, “Yedi günlük programı açıkladık, seçim şimdi ABD'nin” ifadelerini kullandı.

'BOMBALAYARAK NORMALE DÖNMESİNİ BEKLEYEMEZLER'

Güvenliğin, geçmişteki yanlışları ve saldırıları tekrarlayarak sağlanamayacağını söyleyen Arakçi, “Bir ülkeyi bombalayarak, yok etmekle tehdit ederek ve abluka altına alarak denizcilik güvenliğinin normale dönmesi beklenemez” değerlendirmesinde bulundu.

Arakçi, İran’ın egemenliğini ve halkın meşru çıkarlarını savunmaya devam edeceğini ve haklarını savunmakla barışı aramak arasında bir çelişki bulunmadığını söyledi.

Savaşın yol açtığı zararların farkında olduklarını ve bu nedenle barışa kıymet verdiklerini dile getiren Arakçi, İslam ülkeleri arasındaki dayanışmayı ve iletişimi canlı tutmaları gerektiğini belirtti.

İran Dışişleri Bakanı, Suudi Arabistan ile Husiler arasında yaşanan çatışmalar hakkında da konuştu.

Hem Yemen'in hem de Suudi Arabistan'ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü desteklediklerini dile getiren Arakçi, ülkesinin Arap yarım adasında yaşanan gelişmelerden büyük endişe duyduğunu ve bölgedeki krizlere askeri yollarla çözüm aramanın sorunları daha da derinleştireceğini ifade etti.

Arakçi ayrıca, bölgesel güvenliğin yine bölge ülkelerinin işbirliği ile sağlanması gerektiğine dikkati çekti.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi 26 Eylül'de Birleşmiş Milletlerde (BM) basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ABD'nin yaklaşık 4-5 gün sürebilecek koşulları yerine getirmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın 6. gün açılabileceğini, 7. gün ise görüşmelerin başlayabileceğini belirterek, Washington'a sunulan plandaki koşulların yeni olmadığını ve tamamının taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptında yer aldığını kaydetmişti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine açılması için İran'ın arabulucular aracılığıyla ABD'ye yaptığı 7 günlük ateşkes teklifini reddettiğini belirterek, "İran'ın yaptığı teklif kabul edilemez." demişti.