İsrail'in 2023 yılında Gazze'ye yönelik saldırısında 2 yaşında olan Alhamss'ın ailesiyle birlikte yaşadığı eve füze isabet etti.

Yıkılan evde Alhamss enkaz altında kalırken, amcaları hayatını kaybetti. Babası ayağını, babaannesi ise elini kaybetti.

Saldırı sırasında Alhamss'ın annesi ve ikiz kardeşi evde olmadığı için saldırıdan etkilenmedi. Alhamss, yaklaşık 6 saat süren çalışmaların ardından enkazdan kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.

Filistinli çocuk, yaşadığı travma sonrası unutkanlıktan dolayı bu süreçte ailesinden sadece ikizini hatırlıyor. Farklı hastanelerde süren tedavisinin ardından annesi sandığı anneannesiyle önce Mısır'a giden, sonra Türkiye'ye gelen Alhamss, sağlığına kavuşmasıyla Ankara'nın Keçiören ilçesinde eğitim hayatına başladı.

Ailesi Filistin'de kalan tekerlekli sandalyedeki Alhamss'ın en büyük destekçisi anneannesi Hanan Abdelal.

"Normal bir hayat yaşamasını isterim ama çok zor"

Yaşadıklarını ve duygularını AA muhabiriyle paylaşan anneanne Abdelal, Gazze'de hayatın çok zor olduğunu vurgulayarak, torununun tedavisinin 3 sene önce geldikleri Türkiye'de tamamlandığını söyledi.

Saldırının olduğu sırada Momin, babası ve amcasının evde olduğunu aktaran Abdelal, "2 Aralık günü bomba düştü. Annesi ve ikiz kardeşi o sırada markete ekmek almak için gitmiş. Momin'in babasının bir ayağı kesildi. İki amcası şehit oldu. Babaannesinin bir eli kesildi. Momin, 6 saat enkazda kaldı. Sonra Momin hastaneye gidiyor. İki bacağı kesiliyor ama yanlış ameliyat yapılıyor." dedi.

Mısır'da da Momin'in ameliyat olduğunu belirten Abdelal, daha sonra Türkiye'ye götürüldüklerini söyledi.

Burada da torununun tedavisinin devam ettiğini dile getiren Abdelal, 5 ameliyatın ve uzun tedavi sürecinin ardından taburcu edildiğini ifade etti.

Abdelal, Momin'in bu süreçte psikolojisinin çok bozulduğunu anlatarak, "Momin, bacakları olmadığı için 'Ben ne yaptım?' diyor. Şimdi psikolojisi iyi. Ben Momin'in normal bir hayat yaşamasını isterim ama çok zor." dedi.

Yedi İklim Kültür Sanat Eğitim Bilim ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Kemal Özaydın'a da teşekkür eden Abdelal, kendilerine çok yardımcı olduğunu ve dernekte çeşitli olanakların kendilerine sağlandığını söyledi.

Keçiören'e yerleştiklerini ve torununun okula başladığını belirten Abdelal, Momin'in durumuna biraz da olsa alıştığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Momin, sabahları okula gidiyor. Derslerin bitmesinin ardından derneğe gelerek burada Kur'an-ı Kerim dersi alıyor. Momin, şimdi hafız. Şimdi psikolojisi de daha iyi. Başka çocuklar var, kurslar var. Momin, hastaneye kaldırıldıktan sonra her şeyi unuttu. Sadece ikiz kardeşini hatırlıyor. Momin, her dakika 'Muhammed nerede, iyi mi?' diyor. Sadece Muhammed'i hatırlıyor. Annesini ve babasını hiç hatırlamıyor. O annesinin ben olduğumu sanıyor. Şimdi Momin, beni anne diye çağırıyor. 'Ben Türk oldum.' diyor. Şimdi elektrikli sandalye kullanıyor. Momin, engelli gibi değil, çok akıllı. Yüzmeyi, uçakları, resim yapmayı, ödev yapmayı seviyor. Momin, uçakları çok seviyor. Daha önce uçağa bindik. Ben korktum ama o çok güçlü."

Abdelal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve Türk milletine de teşekkür etti.

"Olağanüstü şartlarda buraya gelmişler"

Yedi İklim Kültür Sanat Eğitim Bilim ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Kemal Özaydın da dezavantajlı, savaş mağduru çocukların eğitimi, gıda, giyim, kırtasiye gibi ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin çalışma yürüttüklerini söyledi.

Şu anda bünyelerinde 101 çocuk olduğunu bildiren Özaydın, faaliyetleri genişleterek daha fazla çocuğa yardım etmek istediklerini ifade etti.

Momin gibi diğer çocukların da farklı hayat hikayelerinin olduğunu anlatan Özaydın, "Buraya daha önce Suriye savaşı nedeniyle gelen çocuklar var. Irak savaşı nedeniyle gelen çocuklar var. En son 2023'ten itibaren Gazzeli çocuklar var. Bunların bir kısmının aile bütünlüğü yok. Bir kısmının evrakları yok. Yani olağanüstü şartlarda buraya gelmişler." dedi.

"Toplumda duyarlılığı artırmamız gerekiyor"

Dernekte okul benzeri faaliyetler yürüterek çocukların gelişimine katkı sağladıklarını belirten Özaydın, çocukların ve ailelerin çok memnun olduklarını dile getirdi.

Gerekli izinlerin alındığını, sivil toplum kuruluşu olduklarını söyleyen Özaydın, "Şehir içi ve şehir dışı etkinliklerde çocuklarımızı sosyal uyum sağlamaları, kendilerini geliştirme anlamında güzel faaliyetler yapıyoruz ve güzel de geri dönüşler alıyoruz." dedi.

Özaydın, dernekte 5 ila 18 yaş aralığında çocuklar olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Türkiye Cumhuriyeti devletine, onun kıymetli Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a başta teşekkür ediyoruz. Yetim, dezavantajlı savaş mağduru çocuklar dünyada zaten çoktu; yetim çocuklar 150 milyon civarında. Bölgemizin durumu belli. Devletimiz kendi üzerine düşeni yapıyor. Bütün kurumlar çalışıyor. Onun yanında bizimle beraber sivil toplum kuruluşları da bu çalışmaları yapıyor. Hepsine teşekkür ediyoruz. Toplumda duyarlılığı artırmamız gerekiyor. Dezavantajı olmayan insanlar dezavantajlı çocukların, ailelerin durumlarını çok dikkate almıyorlar. Bu bizi üzüyor."