Sovyetler Birliği, uzun yıllar boyunca destek verdiği ülkelere çok sayıda savaş uçağı ihraç etti. Bu uçaklardan biri de MiG-23'ler oldu. Küba’da 2010’lu yıllara kadar önemli bir MiG-23 kullanıcısı vardı. Küba Hava Kuvvetleri’ne ait bir MiG-23 ise, 1991 yılında Orestes Lorenzo Perez’in ABD’ye ilticası sırasında hayati rol oynadı.

‘AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NE HOŞGELDİNİZ’

1963 yılında doğan Orestes Lorenzo Perez, askeri eğitimini aldıktan sonra 1983 yılında Küba Hava Kuvvetleri'ne katıldı. Bu yıllarda Küba ve Sovyetler Birliği arasındaki ilişkiler ileri düzeydeydi ve Kübalı pilotlar, zaman zaman Sovyetler Birliği’ne gönderilerek pilotluk eğitimlerini pekiştiriyordu. Perez de Sovyetler Birliği’ne giden Kübalı pilotlardan biriydi ve burada aldığı eğitimde L-29 ve MiG-21 uçaklarıyla uçtu. Perez, Angola'daki Marksist hükümeti desteklemek için ülkeye gönderilen Küba güçleri içinde de görev aldı. Angola’da görev aldıktan sonra bir süre daha Sovyetler Birliği’nde bulunan Perez, ülkesine döndüğünde başkent Havana'nın yaklaşık doğusunda bulunan Santa Clara Hava Üssü'ne görevlendirildi.

Perez ülkesine döndüğünde gördükleri onu hoşnut etmemişti. Yaşam şartları zorluydu ve her yerde propaganda ve baskı olduğunu düşünüyordu. Bir süre düşündükten sonra yapabileceği tek şeyin Küba’dan kaçmak olduğuna karar verdi. 20 Mart 1991'de evden ayrılıp görev yerine gittiğinde, karısı Victoria ile vedalaşmış ve o ve iki oğlu için geri döneceğine söz vermişti. Victoria’nın bir süre Pérez’in nerede olduğunu bilmiyormuş gibi davranması gerekiyordu. Bu süre içinde kocasının başarılı şekilde kaçabilmesi için dua ediyordu.

Perez, 20 Mart 1991 günü sıradan bir eğitim uçuşu için MiG-23 uçağıyla havalandığında, uçağın rotasını ABD’ye çevirdi. Kısa süreli bir uçuştan sonra alçaktan uçtuğu için ABD radarlarına yakalanmadan Florida’nın güneyindeki ABD Donanma Havacılığı Üssü’ne ulaşan Perez, yere indiğinde İngilizce bilmediği için İspanyolca konuşmaya başladı ve sığınma talep etti. Yıllar sonra bu anı anlatan Perez, pilotun kısa süre içinde kendisini anladığını, el sıkıştıktan sonra kendisine ‘Amerika Birleşik Devletleri’ne hoş geldiniz’ dediğini söyledi.

ABD’ye indikten sonra kısa süre içinde Washington’a götürülen Perez, siyasi sığınma hakkı aldıktan sonra ailesini Küba’dan çıkarmaya odaklandı. Bu süre içinde Perez’in geldiği MiG-23’te Küba’ya geri gönderilmişti. Perez’in iki çocuğu ve karısı için ABD vizesi verilmişti ancak Küba hükümeti ailenin ülkeden ayrılmasına izin vermiyordu. Bu durum yaklaşık 2 yıl sürdü ve bu süre içinde ABD Başkanı George H.W. Bush da bu konuyu çözmek için devreye girdi. Bush’un ailenin serbest bırakılmasına yönelik talepleri Küba lideri Fidel Castro tarafından reddedildi. Pérez’in daha iyi bir plan yapması gerekiyordu. Onları Küba’dan çıkarmanın tek yolu Küba’ya geri dönmekti. Pérez, Kübalı bir siyasi tutuklu tarafından kurulan Valladares Vakfı adlı bir insan hakları örgütü aracılığıyla 1961 model Cessna 310'un satılık olduğunu öğrendi. Vakıf, Perez’in kurtarma girişimi için uçağı satın almak üzere 30 bin dolar ödemeyi kabul etti.

Uçuş dersleri almasına ve Virginia'da pilot lisansını almasına rağmen, kurtarma girişiminden önce Cessna'yı uçurma konusunda çok az deneyimi vardı. Ancak farklı bir çıkış yolu görmeyen Perez, kafasındaki planı hayata geçirmeye karar verdi. Perez, 19 Aralık 1992'de akşam saatlerinde Florida’dan kalkarak uçağın rotasını Küba’ya çevirdi. Karısına daha önceden haber göndermiş ve Havana’nın kırsal bölgelerinde turuncu elbiselerle beklemeleri gerektiğini söylemişti.

Okyanusun 30 metre yukarısında uçan Pérez, Küba kıyılarına ulaştığında uçağı ailesinin beklediği noktaya yönlendirdi ve kısa süre içinde ailesinin aşağıda kendisini beklediğini gördü. Uçağı güvenli şekilde indirdikten sonra ailesini yanına alan Kübalı pilot, uçağın yönünü değiştirdikten sonra havalanarak kısa süre içinde tekrar ABD’ye geri döndü. Bu günlerde ABD ordusunda özellikle hava kuvvetleri personeline motivasyon konuşmaları yapan ve hikayesini anlatan Perez, Soğuk Savaş sırasında ABD'ye sığınan az sayıdaki Kübalı askeri pilottan biri oldu ve kısa süre sonra tüm aileye ABD vatandaşlığı verildi.