İSRAİL’de genel seçimlere sayılı günler kala ülkede yaşayan Filistinliler sandığa gidip gitmeme konusunda ikilem içinde. Al Jazeera’nin haberine göre nüfusun yaklaşık beşte birini oluşturan Filistinliler oy kullanmanın mevcut sistemi meşrulaştıracağı endişesine sahip. Ancak bir kesim seçim sonucunun en azından yeni bir aşırı sağ hükümetin önünü kesebileceği ve Filistinlilere yönelik politikaların etkisini sınırlayabileceği görüşüyle boykot yerine katılımdan yana.
27 Ekim’de İsrail’de yaklaşık 7.3 milyon seçmen, 120 sandalyeli parlamentonun (Knesset) yeni üyelerini belirleyecek. Seçim, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Lübnan ve İran ile girilen savaşın ardından yapılan ilk genel seçim olacak. Sandığa gidecek olanlar arasında nüfusun yaklaşık beşte birini oluşturan 1.9 milyon İsrail vatandaşı Filistinli de bulunuyor. İsrail’in 120 sandalyeli parlamentosu Knesset’te hükümet kurmak için en az 61 sandalyeye ihtiyaç duyuluyor. Kamuoyu yoklamalarına göre ne Netanyahu’nun aşırı sağ öncülüğündeki bloku ne de Siyonist partilerden oluşan muhalefet ittifakı bu eşiği tek başına aşabiliyor. Bu tabloda seçimlerin sonucunu belirleyebilecek unsurlardan biri de Arap partilerinin parlamentoda elde edeceği sandalye sayısı. Hem Netanyahu hem muhalefet cephesi Arap partileri ile koaliasyon yapmayacaklarını açıkladılar. Ancak Filistinli vatandaşların oy verdiği Ra’am ve Ortak Liste partilerinin elde edeceği sonuç, bazı küçük sağcı partilerin barajı aşmasını engelleyerek hükümetin hangi eksende kurulacağı noktasında belirleyici olabilir.






