Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ateşkesin uygulanmasını ve İsrail'in ülke topraklarından tamamen çekilmesini istediklerini belirterek, Lübnan adına yalnızca devletin anayasal kurumları aracılığıyla müzakere yürütülebileceğini söyledi.

Selam, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na hitap etti.

Lübnan'ın bölgedeki gelişmelerden etkilendiğini ancak ülkesinin başkalarının çatışma alanına dönüşmesini kabul etmeyeceklerini belirten Selam, "Lübnan devleti dışında, hiç kimse Lübnan adına konuşamaz ve müzakere yürütemez." dedi.

Selam, İsrail ile uluslararası anlaşma ve kararlar doğrultusunda ateşkesin uygulanmasını ve İsrail'in uluslararası alanda tanınan sınırlara kadar tüm Lübnan topraklarından çekilmesini istediklerini söyledi.

Tüm Lübnanlı esirlerin serbest bırakılmasını da talep eden Selam, yerinden edilenlerin köy ve beldelerine güvenli ve onurlu şekilde dönmesi ve savaşın yıktığı yerlerin yeniden imar edilmesi gerektiğini vurguladı.

Lübnan'ın, "savaşı sona erdirecek ve ülkenin egemenliğini bütünüyle yeniden tesis edecek düzenlemelere ulaşmak amacıyla ABD ve Fransa'nın desteğiyle İsrail ile müzakerelere başladığını" belirten Selam, egemenliğin "bölünmez" olduğunu dile getirdi.

Selam, müzakerelerde varılan üçlü çerçeve anlaşmasının, İsrail'in tüm Lübnan topraklarından çekilmesi ile devletin kendi güçleriyle ülkenin tamamında otoritesini sağlaması ve silahları tekelinde toplaması ilkelerine dayandığını aktardı.

Başbakan Selam, çerçeve anlaşmasının açık bir takvim ve tüm maddelerinin uygulanmasını güvence altına alacak bir doğrulama mekanizması çerçevesinde somut adımlara dönüştürülmesi çağrısında bulundu.

UNIFIL'in yerine yeni bir uluslararası güç çağrısı

BM Lübnan Geçici Barış Gücünün (UNIFIL) yıllarca üstlendiği rolden övgüyle söz eden Selam, görev süresi yıl sonu dolacak UNIFIL'e katkıda bulunan ülkelere teşekkür etti.

UNIFIL'in yıl sonunda faaliyetlerini sonlandırarak kademeli çekilmeye başlamasına ilişkin konuşan Selam, yerine yeni bir uluslararası güç üzerinde anlaşılmadan gerçekleşecek çekilmenin oluşturabileceği boşluğun önlenmesi gerektiğini vurguladı.

Selam, yeni gücün gözlem, raporlama ve iletişim görevlerinin sürdürülmesini sağlaması ve rolünün üçlü çerçeve anlaşmasının uygulanmasıyla uyumlu olması gerektiğini belirtti.

Yerinden edilenlerin dönüşü ve yeniden imar için destek talebi

Selam, toprakların geri alınmasının yalnızca İsrail işgal güçlerinin çekilmesi anlamına gelmediğini, halkın evlerine dönmesini ve köylerle beldelerde hayatın yeniden başlamasını da kapsadığını vurguladı.

Savaşın geniş çaplı bir insani krize yol açtığını, konutlar, kamu tesisleri, altyapı ve üretim sektörlerinde büyük yıkım oluşturduğunu belirten Selam, çok sayıda Lübnanlının evinden ve geçim kaynaklarından mahrum kaldığını söyledi.

BM kuruluşları ve uluslararası ortaklara insani yardımları için teşekkür eden Selam, başta yerinden edilenler olmak üzere savaştan etkilenenlerin temel ihtiyaçları için finansmanın sürdürülmesini, ekonomik toparlanma ve yeniden imarın desteklenmesini istedi.

Öte yandan Gazze'de yaşanan trajedinin dünyanın vicdanını ve uluslararası kurumların yetersizliğini kaçınılamayacak bir sınavla karşı karşıya bıraktığını belirten Selam, BM Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) yönelik finansman kısıtlamalarına dikkati çekti.

Selam, İran saldırıları karşısında Lübnan'ın Körfez Arap ülkeleriyle dayanışma içinde olduğunu ifade etti.

BM Güvenlik Konseyinin daha kapsayıcı ve adil bir temsil sağlayacak şekilde genişletilmesi çağrısını yineleyen Selam, Afrika ve Arap dünyasının Konseyde daimi temsilin dışında bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

Selam, küçük ve orta ölçekli ülkelerin de kendi güvenlikleri ve gelecekleriyle ilgili kararlarda dışlanmaması ve etkisizleştirilmemesi gerektiğini belirtti.

Güvenlik Konseyi reformunun karmaşık bir mesele olduğunu kabul ettiklerini kaydeden Selam, reform çağrısında bulundu.