Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu marjında Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen ABD ile İran arasındaki diplomasi görüşmelerinin tıkanmasının ardından İran heyetinin New York’tan nazikçe kovulduğu ortaya çıktı. Amerikan medya kuruluşu Axios’a konuşan üst düzey bir ABD’li yetkili, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun İran heyetine derhal ülkeyi terk etme talimatı verdiğini bildirdi. Axios’a açıklamalarda bulunan ABD’li yetkili, kararın gerekçesini “Bakan Rubio, misafirlik süresini aşan İran heyetini ülkeden çıkardı. BM Genel Kurulu sona erdi, dolayısıyla gitme zamanları gelmişti” ifadeleriyle duyurdu.
Aralarında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin de bulunduğu heyet, sınır dışı kararının ardından New York’tan ayrılarak Katar’ın başkenti Doha’ya uçtu. İkinci bir kaynak ise Washington’ın tahliye talebini doğrularken, Arakçi’nin zaten daha önceden planlanmış bir dönüş programı olduğunu belirtti. Katar’ın ABD ile İran arasında mekik diplomasisi yürüterek somut bir uzlaşma zemini aradığı ancak her iki tarafın da geri adım atmaması nedeniyle müzakerelerde hiçbir ilerleme sağlanamadığı ifade ediliyor.
İran’ın BM Daimî Temsilciliği ise haberi yalanladı. Yapılan açıklamada, 17 Eylül’de ABD Dışişleri Bakanlığı’na önceden bildirilen program doğrultusunda heyetin kendi inisiyatifi doğrultusunda 28 eylül pazartesi geç saatlerde akşamı ülkeden ayrıldığı belirtildi. ABD, savaşın devam etmesine rağmen, İranlı üst düzey hükümet yetkililerine ve diplomatlara, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu görüşmelerine katılmaları için vize onayı vermişti. ABD medyasına göre Arakçi’nin en az 30 eylüle kadar ABD’de bulunması planlanıyordu.
Oval Ofis’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, İran ile olası bir anlaşma sürecine dair “Belki de onları havaya uçuracağız. Bu kararı vermek zorundayız. Ya onları yok edeceğiz ya da bir anlaşma yapacağız. Ancak o an yaklaşıyor, bu süreç öyle ya da böyle çok yakında bitecek” açıklamasında bulundu. Öte yandan Trump, FlyDubai uçağında yaşanan olayın arkasından İran’ın çıkması durumunda bu ülkeyi “sert şekilde hedef alacaklarını” belirtti.
Uluslararası ilişkiler uzmanları ve jeopolitik analistler, Rubio’nun bu hamlesini Washington’ın masadaki pazarlık gücünü ve baskısını artırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor. Analistlere göre, BM marjındaki görüşmelerin tıkanması ve İran heyetinin ülkeden çıkarılması, Katar’ın arabuluculuk çabalarının sınırına gelindiğine işaret ediyor. Diplomatik kanalların tıkanmasının doğrudan askeri gerilimi tırmandıracağı uyarısında bulunan uzmanlar, Washington’ın sert söylemlerle Tahran’a yönelik masadaki seçenekleri daraltmayı hedeflediğini, ancak bu durumun Ortadoğu’da yeni ve kontrolsüz bir sıcak çatışma riskini her zamankinden daha yüksek bir seviyeye taşıdığını vurguluyor.
ARAKÇİ’DEN LONDRA’YA ‘YANLIŞ AĞACIN DİBİNE BAKIYORSUNUZ’
İRAN Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İngiltere’de ABD tarafından kullanılan RAF Fairford askeri üssü yakınlarında yaşanan ve “terör eylemi” şüphesi olduğu belirtilen olayla ilgili gözaltına alınan “terör şüphelilerinin” serbest bırakılmasını sorgulayarak “Yanlış ağacın dibinde arama yapıyorsunuz” dedi. Arakçi’nin bu ifadeyle İsrail’i işaret ettiği değerlendiriliyor. İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ABD tarafından kullanılan üssün yakınlarında yaşanan olayla ilgili “İran’ın parmağı olduğuna dair güçlü emareler var” demiş ve Tahran’ı işaret etmişti.
İngiltere’de ABD ordusunun kullandığı Fairford Üssü’nün yanındaki Whelford köyündeki 85 ev, 27 Eylül Pazar günü bölgede 3 şüpheli araç bulunması nedeniyle tahliye edilmişti. Araçlarda bulunan 20’li yaşlardaki İngiliz vatandaşı 5 kişi gözaltına alınmış, İngiliz ordusuna bağlı bomba imha ekipleri de bölgede görevlendirilmişti. Üsse yönelik terör saldırısı riski üzerinde duran İngiliz yetkililer, olayın arkasındaki İran bağlantısı iddialarının incelendiğini belirtmişti.





