Buse Güngör | CNNTurk.com Muhabiri
Avrupa’da son haftalarda art arda gelen “Rusya, NATO’yu test edebilir” uyarıları gündemdeki yerini korurken, Moskova’dan bu iddialara yanıt geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa’ya saldırma planları olmadığını söyledi. Putin, Baltık ülkeleri dahil Avrupa ile gerilimi tırmandırmak için hiçbir nedenleri olmadığını savundu.
Peki Rusya, NATO topraklarına saldırır mı? Avrupa’nın Rusya kaynaklı savaş endişesi ne kadar gerçekçi?
“SAVAŞIN TAM ADINI KOYMAK FARKLI BİR ŞEY”
Doç. Merve Suna Özcan, Rusya-Ukrayna savaşının önemli bir örnek olduğunu belirterek, savaş süreçlerinde aktörlerin doğrudan hedeflerini önceden ilan etmediğine dikkat çekti:
“Küresel sistemde ve tarihsel olarak aktörler savaş süreçleri içerisinde doğrudan yeri işaret etmezler. Zaten savaşlar bir anlık kıvılcıma bakar. Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı örneği gibi. Dolayısıyla hiçbir aktörün doğrudan sistem içerisinde ‘ben buraya nokta atışı savaş başlatıyorum’ deme gibi bir durumu yok. Bunlar varsa bile istisna oluşturmuştur.”
Rusya açısından Avrupa’nın en fazla Ukrayna konusuna odaklandığını belirten Özcan, savaş öncesinde yaşanan gelişmelere de dikkat çekti:
“2022 yılında savaş başlamadan önce Amerika Birleşik Devletleri’nden o dönem CIA direktörü Rusya’ya bir ziyaret yapmıştı. Savaş tam başlamıştı. Dolayısıyla siz savaşa dair emareleri görürsünüz ama savaşın tam adını koymak tamamen farklı bir şey.”
“RUSYA AVRUPA’YA SALDIRMAYACAKSA NEDEN BU KADAR AGRESİF SÖYLEM VAR?”
Özcan, Avrupa’daki güvenlik tartışmasının temelinde karşılıklı tehdit algısının bulunduğunu söyledi:
“Rusya Avrupa’ya ya da NATO Avrupa’sına saldırmayacağım dediği halde neden NATO Avrupa’sında bu kadar agresif söylemler karşımıza çıkıyor ve neden sürekli bir güvenlik ikilemi arasında bırakılıyoruz?"
Asıl sorunun NATO ile Rusya’nın doğrudan savaşı göze alıp almayacağı olduğunu belirten Özcan, “Burada tarafların hiçbirinin bunu göze almayacağını düşünmek de sorunlu hale geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“AVRUPA’NIN RUSYA’YA KARŞI SAVAŞ HAZIRLIĞINDA OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avrupa’daki Rusya endişesinin 2022 öncesinde de var olduğunu belirten Özcan, bu durumun Soğuk Savaş dönemini hatırlattığını söyledi:
“Son yıllarda Rusya, Çin ve Amerika arasında ' Avrupa’ya hangisi daha düşmanca yaklaşıyor?' minvalinde anketler var. Genel olarak burada Rusya ile alakalı endişenin ya da korkunun yüzde 60’lar oranında olduğunu görüyoruz.”
Özcan, Avrupa’da uzun süredir devam eden Rusya endişesinin silahlanma ve savunma harcamalarına da yansıdığını belirtti:
“Rusya’nın öteki olarak adlandırıldığı bir alanda siz ne yapıyorsunuz? Sürekli olarak güvenlik ikilemiyle silah alışına ya da silah sistemindeki bu kırılgan noktaya yöneliyorsunuz. Harcamalar artıyor. 2025 yılında Avrupa’nın askeri harcamaları yüzde 14 oranında arttı.”
“RUSYA’DA DA NATO AVRUPA’SI KORKUSU VAR”
Özcan’a göre ortaya çıkan tablo tek taraflı bir tehdit algısıyla açıklanamadığını ifade etti:
“Rusya yarın NATO’yu işgal edecek algısını veriyorlar. Rusya ‘hayır’ diyor. Ama burada o zaman Rusya’nın da endişe etmesi gereken bir alan doğuyor. O da Soğuk Savaş dönemindeki çevreleme politikası gibi Rusya’ya karşı devam eden bir süreç.”
Bu nedenle Avrupa’da Rusya korkusu, Rusya’da ise NATO Avrupa’sı korkusu bulunduğunu belirten Özcan, tarafların birbirlerinin dayanıklılığını test ettiğini söyledi:
“Rusya’nın NATO’nun dayanıklılığını savaş eşiğinin altında test ettiği, Avrupa’nın da aynı şekilde Rusya’nın sinir uçlarını test ettiği bir durum var. Bence bu açıdan savaş korkusu psikolojik bir eşiği geçmiş durumda. Askeri caydırıcılık noktasında biz eşik altı savaşın devam ettiğini görüyoruz.”
“RUSYA’NIN NATO’YA GENİŞ ÇAPLI SALDIRISI DÜŞÜK İHTİMAL”
Rusya’nın NATO’ya yönelik geniş çaplı ve açık bir askeri saldırı başlatma ihtimalini değerlendiren Özcan, burada nükleer caydırıcılığın önemli bir fren mekanizması olduğunu söyledi:
“Rusya’nın NATO’ya karşı geniş çaplı açık bir askeri saldırı başlatmasının ben düşük bir ihtimal olduğunu görüyorum. Çünkü burada en önemli konu nükleer caydırıcılık. Bence bu çok güçlü bir fren mekanizması.”
Tarafların birbirlerinin kararlılığını test edebileceğini belirten Özcan, olası bir konvansiyonel savaşın ötesinde nükleer riskin belirleyici olduğunu vurguladı:
“Taraflar kararlılıklarının ne olduğunu test ederler. Çünkü her iki aktörün de nükleer caydırıcılık kapasitesi çok yüksek. Böyle bir noktaya gelmek, konvansiyonel savaşı biz düşünmeyelim bile. En uç noktadan konuşuyorsak, benim en büyük endişem her daim sistemde nükleer silahlar olduğundan bu yana nükleer caydırıcılığın taraflar için en net çizgiyi oluşturması.”
“NATO’NUN YÜK PAYLAŞIMI DA KRİZİN BİR PARÇASI”
Özcan, NATO içindeki yük paylaşımı tartışmasının da Avrupa’daki güvenlik krizinde etkili olduğunu ifade etti:
“Avrupa içerisindeki krizin nedenlerinden bir tanesi ya da NATO içerisindeki krizin nedenlerinden bir tanesi NATO’dan Amerika Birleşik Devletleri’nin yük paylaşımını Avrupa’ya bırakması.”
Olası bir NATO-Rusya çatışmasında NATO’nun tüm üyelerinin aynı şekilde sürece dahil olup olmayacağının da önemli bir soru olduğunu belirten Özcan, daha sınırlı bir çatışma ihtimaline dikkat çekti:
“NATO ve Rusya karşı karşıya gelse belki NATO’nun her bir 5. madde kapsamında sürece dahil olmaz. Böyle bir durum var. Geniş bir cephe açmak yerine daha sınırlı, daha düşük maliyetli olarak devam edecekleri bir alan oluşabilir.”
Özcan, NATO-Rusya geriliminde özellikle Baltık ülkelerinin hassas bir bölge olduğunu söyledi:
“Baltık aktörleri üzerinde son derece baskı olduğunu görüyoruz. Bu açıdan belki en hassas alanın orası olduğunu söyleyebiliriz.”
Ancak Rusya’nın Ukrayna’daki savaş nedeniyle yıprandığına dikkat çeken Özcan, Moskova’nın yeni bir cephe açmasının kolay olmadığını belirtti.
“RUSYA’NIN YENİ BİR CEPHE AÇMASI RASYONEL DEĞİL”
Rusya’nın yeni bir cephe açmasının rasyonel olmadığını söyleyen Özcan, buna rağmen risklerin yalnızca geniş çaplı bir savaş üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı:
“Rusya’nın kesinlikle yeni bir cephe açması rasyonel değil ama katmanlı bir risk haritası var. Burada görmek gerekiyor. Geniş çaplı konvansiyonel bir savaş olacağını düşünmüyoruz.”
Özcan, sınırlı askeri temaslar ve hibrit savaş unsurlarının ise devam edebileceğini söyledi:
“Fakat sınırlı askeri temaslar, provokasyonlar, hibrit alan son derece önemli. Buna dikkat etmek gerekiyor. Aslında hibrit alan savaşları devam ediyor. Siber saldırılar var, sabotajlar var, hava sahası ihlalleri var. Kimliği belirsiz unsurları görüyoruz.”
“BEYANATLAR DEĞİL, KAPASİTE VE NİYETLER ÖNEMLİ”
Özcan, Rusya’nın Avrupa’ya saldırmayacağı yönündeki açıklamalar ile Avrupa’nın Rusya’ya yönelik söylemleri arasında devam eden güvenlik ikilemine dikkat çekerek değerlendirmesini şöyle tamamladı:
“Doğrudan Avrupa’ya planlı bir saldırı yok deniyor ya da Avrupa ‘Rusya’ya saldırmayacağız’ deniyor ama Avrupa bugün Rusya’yla savaş halinde Ukrayna toprakları üzerinde ve Rusya’da bir hibrit savaş devam ettiriyor. Dolayısıyla uluslararası siyasette bence beyanlar değil, kapasite ve niyetler önemli hale geliyor.”





