Güney Amerika'da Venezuela ile sınır komşusu olan ve petrol üretimine sadece birkaç yıl önce başlayan Guyana, son dönemde gerek kendi çevresinde gerekse dünya genelinde yaşanan askerî ve politik gelişmelerin ardından beklenmedik bir kazanç elde ediyor.
DÜNYANIN EN HIZLI BÜYÜYEN EKONOMİLERİNDEN BİRİSİ OLDU
Guyana'nın beklenmedik yükselişinin en önemli sebeplerinden birisi Georgetown'ın binlerce kilometre ötesinde gerçekleşen gelişmelerle doğrudan bağlantılı. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından İran'ın misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve Ortadoğu genelindeki petrol tesislerini hedef alması üzerine yaşanan kriz, sınırları aşarak tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun hâline geldi. Tam da bu ortamda henüz yeni bir petrol üreticisi olan Guyana, kimsenin beklemediği bir şekilde küresel enerji piyasalarının yeniden yapılanma sürecinde kilit aktörelerden biri hâline geldi.
Ortadoğu'dan tedarik edilen petrolün sevkiyatının aksaması ve bölgedeki üreticilerin petrol üretimini kısmasının ardından küresel piyasalardaki ihtiyacı karşılamak için Kanada, Brezilya, Arjantin ve Venezuela gibi tedarikçiler oluşan boşluğu doldurmak amacıyla üretim oranlarını hızlıca artırdı. Bu tedarikçilerden birisi de yakın zamanda petrol üretmeye başlayan Guyana oldu. The New York Times gazetesinin konuya ilişkin yaptığı haberde yer alan araştırmalara göre, Amerika kıtası şu anda dünya petrol üretiminin yaklaşık yüzde 37'sini karşılıyor; bu oran on yıl önce yüzde 27 idi. Ortadoğu'daki krizin daha da uzaması hâlinde bu oranın önümüzdeki dönemde giderek yükselmesi bekleniyor. Bu artış ortamında Guyana, petrol ihracatından elde edeceği geliri daha da katlıyor. Öyle ki bu durum daha şimdiden hissedilebilir bir noktaya ulaştı. İran savaşı petrol fiyatlarını tırmandırırken ve ülkeler tankerlerin hedef alınma ihtimalinin yüksek olduğu geçiş noktalarından uzak yerlerde petrol tedarikini güvence altına almak için yarışırken, Guyana bu yıl tahmini 6,5 milyar dolarlık petrol geliri elde etmeye hazırlanıyor; bu rakam yıl başında tahmin edilen miktarın iki katından fazla.
Guyana'nın beklenenden daha fazla ekonomik büyüme gösterdiğini ifade eden ekonomist Richard Rambarran, bu durumun ülke için sadece bir başlangıç olduğunu söyledi. Ülkedeki petrol üretimi şu anda günde yaklaşık 900 bin varil seviyesinde seyrediyor. Ancak Guyana'nın üretim kapasitesinin 2030 yılına kadar günde 1,7 milyon varile çıkması bekleniyor. Hükümet verilerine göre, ekonomik büyüme yılın ilk yarısında yüzde 33'e ulaşarak Guyana'yı dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi hâline getirdi. Ancak bu hızlı tempo, eski İngiliz sömürgesi olan ülkede bazı toplumsal gerilimleri ve şikâyetleri de beraberinde getiriyor.
Ülkenin petrol ihracatından elde ettiği gelir artıyor olsa da hâlihazırda birçok kişi Guyana'nın elde ettiği bu kazancın sadece belirli bir zümrenin servetini büyüttüğünü ve sokağa yansımadığını düşünüyor. Bu tablo da ülke genelindeki şikâyetleri ve huzursuzluğu artırıyor. Guyana'nın komşusu Venezuela ile sahip olduğu gergin ilişkiler, Venezuela'nın Guyana toprakları üzerindeki hak iddiası ve tüm bunlara rağmen binlerce Venezuelalı göçmenin çalışmak için Guyana'ya gelmesi de ülke genelindeki bu hassas atmosferi daha da tırmandırıyor.
Hükümet yetkilileri ise petrol gelirlerinin Latin Amerika'nın en yoksul ülkelerinden biri olan bu coğrafyada yaşam standartlarını temelden iyileştirdiğini savunuyor ve bu duruma örnek olarak vergi indirimlerini, köprüler ve otoyollar gibi yeni altyapı yatırımlarını, üniversite harçlarının kaldırılmasını ve vatandaşlara yapılan yaklaşık 500 dolarlık tek seferlik nakit ödemelerini gösteriyor. Nüfusu az olan ülkede kamu yatırımlarının önümüzdeki dönemde hızla artarak yeni normal hâline gelmesi bekleniyor. Guyana'nın kişi başına düşen petrol rezervi değeriyle, bu alanda Kuveyt'ten sonra dünyada ikinci sırada yer aldığı tahmin ediliyor.
Temmuz ayında devlete ait bir feribotun alabora olması ve en az 100 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından ülkede protestolar yaşandığı biliniyor. Yaşanan protestolarda göstericiler, felaketin kurbanlarının Guyana hükümetinin petrol parasıyla giderek daha fazla zenginleşmesine rağmen, hâlâ geçim sıkıntısı çekenler arasında olduğunu vurgulamıştı. Protestocularla birlikte tutuklanan ve kazada ihmali olan hükümet yetkililerinin hesap vermesini savunan avukat Romola Lucas, petrol gelirleri söz konusu olduğunda "Çoğu Guyanalı için hiçbir anlam ifade etmeyen bir ekonomik patlamadan bahsetmekten bıktık" dedi.
BÜYÜME HÂLÂ SOKAKLARA TAM OLARAK YANSIMADI
Uzmanlara göre Romola Lucas'ın vurguladığı durum Guyana'nın yeni gerçekliklerinden birisi hâline gelebilir ve Guyana'nın ekonomik büyümesi ile sahadaki koşullar arasında rahatsız edici bir kopukluk yaratabilir. Dünya Bankası Guyana'nın yüksek gelirli ülkeler statüsüne yükseldiğini belirtirken, yaklaşık 32 bin dolarlık kişi başına düşen yıllık gelir, Uruguay ve Şili gibi nispeten gelişmiş ülkeler dâhil tüm Latin Amerika'nın önüne geçmiş durumda; ancak başkentin sokaklarında bu tablo, ülkenin aniden gelişmiş bir ekonomiye dönüştüğü hissini vermiyor.
Araştırmacılara göre bu durumun en net göstergeleri başkentin sokaklarında açıkça görülüyor. Georgetown’ın kanal sisteminde hâlihazırda arıtılmamış kanalizasyon suları akmaya devam ediyor. Şehirde yaşayan birçok ailenin ise yangın, fırtına ve benzeri felaket durumlarına karşı savunmasız evlerde yaşadığı belirtiliyor. Kontrolsüz trafik ve suç oranlarının yüksek olmasıyla birlikte başkentteki durum birçok şehir sakini için kaotik bir hâl alıyor. Gelir seviyesinin artmasıyla birlikte şehirde yeni inşa edilen çelik binalar ise mevcutta yetersiz olan altyapı eksikliğini birçok kişi için daha hissedilir hâle getiriyor.
İran savaşı kaynaklı enerji şoku, Guyana'da ekonomik olarak önemli bir büyüme sağlamış olsa da ülkede zaman zaman yakıt sıkıntısı yaşanıyor. Guyana bol miktarda petrol üretiyor olsa da ülkede bunu benzin veya dizel gibi yakıtlara dönüştürecek altyapı hâlihazırda bulunmuyor. Bu durum benzin ve petrol fiyatlarının dünya genelinde artmış olması sebebiyle petrol üreticisi olan Guyana'da yakıt fiyatlarının yükselmesine ve zaman zaman yakıt kıtlığı yaşanmasına sebep oluyor. Petrol satışından elde edilen kazançların dengesizliğine dair hoşnutsuzluk artarken, hızlı petrol zenginliğinin ülke içindeki elit kesimi daha da zenginleştirmesi, yolsuzluğun artması ve enflasyonu yükseltmesi gibi sorunlara dair endişeler de tırmanıyor. Hükümet bu konularda önlemler alındığını ifade ederken durumun nasıl şekilleneceğini ise zaman gösterecek.






