Mary, ergenlik yıllarında sosyalleşirken kaygı duymaya başladı. Durum o kadar kötüleşti ki depresyona girdi ve okula ara vermek zorunda kaldı.
Üniversiteye başladığında ise, grup ortamlarından tamamen uzak duruyordu.
"Diğerleri gibi kulüplere ve derneklere katılmadım. Kimsenin beni tanımak istemeyeceğini düşündüm. Üniversite hayatım boyunca tek bir arkadaş bile edinmedim" " diyor Mary (gerçek adı değil).
Mary'nin sosyal kaygısı o kadar şiddetliydi ki, kendisine sosyal kaygı bozukluğu teşhisi konuldu.
Bu rahatsızlık, insanların % 12'sini hayatlarının bir döneminde etkileyebiliyor.
Ancak çok daha fazla kişi genel olarak zorluk yaşadığını bildiriyor. Bu duyguların üstesinden nasıl gelinebileceğini uzmanlara sorduk.
Chichester Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, üniversite öğrencilerinin beşte birinden fazlasının öğrenim hayatları boyunca bir tür sosyal kaygı yaşadığını gösterdi.


