Kalkınma ajansları, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda hem politika uygulayıcısı hem de yerelde paydaşları harekete geçirici rolüyle öne çıkıyor. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımını benimseyerek Birleşmiş Milletler’in 2030 Gündemi çerçevesinde 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’nı (SKA) gerçekleştirmeyi taahhüt eden Türkiye, buna ek olarak 2053’e kadar net sıfır emisyon hedefiyle iklim değişikliğiyle mücadele konusunda önemli bir vizyon ortaya koyuyor. Bu doğrultuda kalkınma ajansları, bulundukları bölgelerin ekonomik, sosyal ve çevresel gelişimini destekliyor.
Ajanslar, yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği, toplumsal kapsayıcılık ve çevresel uyum alanlarında yürütülen program ve projeler aracılığıyla Türkiye’nin ulusal ve uluslararası sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sunuyor. Yapılan çalışmalar, Türkiye’nin Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinde rekabetçiliğini korumasına destek veriyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Dünya Bankası işbirliğiyle yürüttüğü Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi de sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınma alanındaki girişimlerden biri. Yaklaşık 400 milyon dolar bütçeli SoGreen Projesi ile 81 ilde kadınlar ve gençler başta olmak üzere kırılgan gruplar için yeşil geçim kaynakları yaratılması, KOBİ’lerin yeşil dönüşüme adapte olması hedefleniyor.
Yıl içinde 15 kalkınma ajansı tarafından yürütülen hızlandırma programı çağrılarına 1234 başvuru yapıldı. Başarılı projeler için 84.8 milyon lira toplam bütçe ve 49.8 milyon lira ajans desteği öngörüldü.
Kalkınma ajansları için yeşil dönüşümün bölgesel kalkınma programlarının merkezine alınması, sürdürülebilirlik etkisinin ölçülmesine yönelik ortak gösterge setlerinin oluşturulması, bölgesel dayanıklılık ve afet risklerine hazırlık kapasitesinin artırılması, sosyal kapsayıcılık odaklı programlar ile finansman çeşitlilik ve sürdürülebilir yatırım kapasitesinin geliştirilmesi öncelikli alanlar olarak belirlendi. Ajansların yerel düzeyde sahip olduğu saha bilgisi, paydaş ağı ve uygulama kapasitesi, 2040 vizyonunun bölgesel düzeyde hayata geçirilmesi açısından önemli bir avantaj sunuyor.
Kalkınma ajansları için yeşil dönüşümün bölgesel kalkınma programlarının merkezine alınması, sürdürülebilirlik etkisinin ölçülmesine yönelik ortak gösterge setlerinin oluşturulması, bölgesel dayanıklılık ve afet risklerine hazırlık kapasitesinin artırılması, sosyal kapsayıcılık odaklı programların güçlendirilmesi ile finansman çeşitlilik ve sürdürülebilir yatırım kapasitesinin geliştirilmesi öncelikli alanlar olarak belirlendi. Ajansların yerel düzeyde sahip olduğu saha bilgisi, paydaş ağı ve uygulama kapasitesi, 2040 vizyonunun (yeşil, dijital, kapsayıcı ve dirençli bölgesel dönüşüm perspektifi) bölgesel düzeyde hayata geçirilmesi açısından önemli bir avantaj sunuyor.






