ABD Başkanı Donald Trump, küresel ölçekte yükselen dizel fiyatlarıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, fiyatlardaki artışın temel nedeninin Orta Doğu’daki gelişmeler değil, Rusya-Ukrayna savaşı olduğunu savundu.
Trump daha önce yaptığı açıklamada, Rusya’daki rafinerilerin hedef alınmasına dikkat çekerek şöyle konuşmuştu:
“Asıl sorun, Rusya'daki rafinerilerin havaya uçuruluyor olması. Bu aslında bir Orta Doğu sorunu değil; daha ziyade Ukrayna ile Rusya arasındaki çatışmadan kaynaklanan bir Rusya sorunu.”
Trump şimdi ise dizel fiyatlarını aşağı çekmek için Avrupa ülkelerinden stoklarındaki yakıtın bir bölümünü piyasaya sürmelerini istiyor. ABD Başkanı, Avrupalı devletlerin dizel rezervlerinin bir kısmını kullanıma açmasının fiyatlar üzerindeki baskıyı azaltabileceğini belirtiyor.
Trump’a, ABD’nin fiyatları düşürmek amacıyla Avrupa ülkelerinden dizel stoklarının bir kısmını piyasaya sürmelerini isteyip istemediği soruldu:
“Evet, bunu yapabiliriz. Ellerinde bir miktar dizel var ama fiyatlar düşüyor. Tüm fiyatlar düşüşte. Yani Demokratlardan gelmiş geçmiş en kötü rakamları devraldık ve bunları ciddi oranda aşağı çekiyoruz. Şu anda enflasyon pek bir sorun teşkil etmiyor. Tek mesele petrol fiyatlarının biraz yüksek olması. Gerçi petrol fiyatları Biden dönemindekinden çok daha düşük seviyede. Üstelik Biden'ın yapmadığı bir şeyi biz yaptık: İran asla nükleer silaha sahip olamayacak.”
Peki ABD neden Avrupa ülkelerinden dizel stoklarını piyasaya sürmelerini istiyor?
ABD’nin günlük ortalama 1 milyon varil dizel yakıt ihraç ettiği belirtiliyor. Dizel fiyatlarındaki yükselişin ABD içinde yarattığı huzursuzluğa, yaklaşan ara seçimler öncesinde müdahale etmek isteyen Trump yönetiminin kendi dizel ihracatına kısıtlama getirmeyi değerlendirdiği ifade ediliyor.
Uzmanların değerlendirmelerine göre, ABD’nin kendi ihracatını sınırlaması halinde piyasadaki arz dengesinin etkilenmesi mümkün. Bu nedenle Trump yönetiminin, olası fiyat baskısını azaltmak amacıyla Avrupa ülkelerinden dizel rezervlerinin bir bölümünü serbest bırakmalarını istemesi gündemde. Böylece Washington, hem ABD içindeki dizel fiyatlarını kontrol altında tutmayı hem de küresel piyasadaki arz baskısını hafifletmeyi amaçlıyor.



