Ne bakan ne de büyükelçi... Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünde Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya, diplomatik hiyerarşinin en alt basamağı olan "üçüncü kâtip" seviyesinde yanıt verdi;
Bunlar ne unutulacak ne de affedilecek suçlardır. Şahsi saldırılar ve yalanlar; ne kadar yüksek sesle veya ne kadar sık tekrarlanırsa tekrarlansın, inkâr edilemez gerçeklerin ağırlığı altında çökmeye mahkûmdur. İsrail savaş, yıkım ve istikrarsızlık ihraç ederken, Türkiye barışı inşa etmektedir. Ve Türkiye, kalıcı barışa giden tek geçerli yol olan iki devletli çözüme kararlı ve sarsılmaz desteğini sürdürmektedir.
Türkiye adına yanıt hakkını kullanan Dışişleri Bakanlığı’nın genç diplomatı, Netanyahu konuşurken boşalan sıralara işaret etti. "Bu salonu terk ediş tesadüf değildir, güçlü bir diplomatik kınamadır" diyerek söze başladı.
''TÜRKİYE, BARIŞ MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEK''
Açıklamada; Gazze'deki soykırımı, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye'deki vahşeti örtbas etmeye çalışan Netanyahu'nun hiçbir propagandasının gerçeği değiştiremeyeceği vurgulandı. Binlerce sivilin katledilmesinin, hastane ve okulların kasten vurulmasının affedilmeyecek birer insanlık suçu olduğu kayda geçirildi.
1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan; bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğü haiz bir Filistin Devleti kurulana kadar Filistin halkıyla omuz omuza durmaya devam edeceğiz.
Türkiye'nin hem sahada hem masada barış ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdüreceği belirtildi. Hakkında uluslararası yakalama kararı bulunan bir kişinin iftiralarının Ankara nezdinde hiçbir hükmünün bulunmadığı tüm dünyaya ilan edildi.






