Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen "Geleceğe Uygun Bir Gezegen: İklim Eylemi Yoluyla Güveni Yeniden İnşa Etmek" başlıklı özel etkinlikte konuştu.
Antalya'daki buluşma öncesinde düzenlenen etkinlikte, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) liderliğini üstlenen Türkiye adına konuşan Yıldız, "COP31 İklim Eylemi Gündemi, somut sonuçlar elde etmek amacıyla hükümetleri, uluslararası kuruluşları, finans kurumlarını, iş dünyasını ve sivil toplumu bir araya getirmeyi hedeflemektedir." dedi.
Yıldız, Nepal'deki yıkıcı seller de dahil olmak üzere yakın zamanda yaşanan olayların, toplumların iklim kaynaklı risklere karşı savunmasızlığını bir kez daha hatırlattığını söyledi.
Bu olayların, sürekli ilgi gerektiren uyum sağlama ve dayanıklılık konularının önemini vurguladığını belirten Yıldız, bunun, çoklu tehlike erken uyarı sistemlerinin ve toplumların iklim kaynaklı risklere müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi gerekliliğini ortaya koyduğunu söyledi.
Yıldız, "Bu sistemleri güçlendirmek ve uyum önceliklerini somut eylemlere dönüştürmek için özellikle gelişmekte olan ülkeler adına, iklim finansmanına, teknolojiye ve kapasite geliştirmeye daha iyi erişim sağlanması da aynı derecede elzemdir." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin COP31 başkanlığının zamanlamasına dikkati çekti
Türkiye'nin jeopolitik belirsizliklerin ve "iklim değişikliğine dair şüpheciliğin arttığı bir dönemde" COP31 başkanlığını üstlendiğine değinen Yıldız, bunun, Türkiye'nin çok taraflılığa ve uluslararası iklim işbirliğine olan güçlü bağlılığının bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Yıldız, "COP31, Türkiye ile Avustralya arasındaki benzersiz bir ortaklıktan güç alacaktır. Avustralya müzakerelerin başkanlığını üstlenirken, 'COP31 Başkanı' sıfatıyla Türkiye, genel sürece yön verecek ve iklim eylemi gündemine liderlik edecektir." diye konuştu.
Tüm bu girişimlerin, uluslararası işbirliğini güçlendirip, gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçlarını gözetirken, Türkiye'nin iklim hedeflerini somut uygulamaya daha fazla yaklaştırma konusundaki kararlılığını yansıttığının altını çizen Yıldız, BM üyesi devletleri, kendi ulusal koşulları ve öncelikleri doğrultusunda bu çabalara katkıda bulunmaya çağırdı.
BM Daimi Temsilcisi Yıldız, Antalya'da 11-12 Kasım'da gerçekleşecek liderler zirvesine üst düzey katılım beklediklerini belirterek, "Kalıcı sonuçlar, tüm ülkelerin ve diğer paydaşların Antalya sonrasında da kendilerine düşen sorumlulukları yerine getirmesine bağlı olacaktır." dedi.
BM, COP31’de taahhütlerin eyleme dönüştürülmesini istedi
BM Genel Kurul Başkanı Khalilur Rahman da etkinliğin üstlenicisi olarak açılış konuşması yaptı.
Rahman, "Şimdi görevimiz, taahhütleri eyleme, vaatleri güvene dönüştürmektir. Türkiye'nin COP31 Başkanlığı, işbirliği ve kolektif eylem yoluyla uygulamayı gündeminin merkezine koymuştur ve bu tam da önümüzdeki sınavdır." ifadelerini kullandı.
Rahman, BM üyesi devletlerin, ulusal olarak belirlenmiş katkılarını, iklim hedeflerini, ulaşılabilir kılmakla tutarlı, finanse edilmiş ve ölçülebilir eylemlere dönüştürmeye hazır şekilde Antalya'ya gelmeleri gerektiğini vurguladı.
Bu alanda uygulamanın, en çok risk altında bulunan ülkelerden başlaması gerektiğini söyleyen Rahman, bunları, gelişmekte olan küçük ada devletler, en az gelişmiş ülkeler ve alçak kıyı toplulukları olarak sıraladı.
Rahman, kayıp ve zararlara müdahale fonunun yeterli kaynakla desteklenmesi ve acil önceliği olan topluluklara zamanında yardım sağlamasının önemini vurgulayarak, "Adalet, yalnızca kırılganlığın kabul edilmesinden fazlasını gerektirir, müdahaleye yönelik finansman sağlanmasını da zorunlu kılar." diye konuştu.
İklim felaketleri konusunda bazı örnekler veren Rahman, 2000 yılından bu yana dağ buzullarının kütlelerinin yaklaşık yüzde 6,2'sini kaybettiğini, mevcut iklim politikaları uygulansa dahi, küresel sıcaklık artışının 2,8 santigrat dereceye ulaşmasının beklendiğini hatırlattı.
Rahman, "COP31, tekrarladığımız vaatlerle değil, koruduğumuz insanlarla değerlendirilsin. Güveni işte böyle yeniden tesis ederiz. Geleceğe uygun bir gezegeni işte böyle inşa ederiz." dedi.



