Sakellaridis, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen görüşmenin ardından sanal medya hesabından açıklama yaptı.
Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesince (UCM) tutuklama kararı bulunduğuna dikkati çeken Sakellaridis, Miçotakis’in İsrail Başbakanı ile bir araya gelmesinin “Yunanistan açısından utanç verici” olduğunu söyledi.
Yunanistan hükümetinin İsrail ile son yıllarda geliştirdiği askeri ve stratejik işbirliğine de tepki gösteren Sakellaridis, izlenen dış politikanın ülkeyi İsrail’in Doğu Akdeniz’deki askeri planlarına daha fazla yaklaştırdığını ifade etti.
Sakellaridis, Yunanistan’ın “Netanyahu’nun uydusu haline gelmemesi gerektiğini” belirterek, İsrail ile askeri iş birliğinin sona erdirilmesi, bağımsız bir dış politika izlenmesi, uluslararası hukukun savunulması ve Filistin halkına destek verilmesi çağrısında bulundu.
Miçotakis: "Coğrafyayı değiştiremeyiz, yan yana yaşamak bizim kaderimiz"
Miçotakis, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin yanı sıra bölgesel gelişmeler ve uluslararası gündeme de değindi.
Ankara-Atina ilişkilerine dair Miçotakis, "Son üç yıldır ilişkilerimizin iyileşmesi, güven inşa edilmesi ve diyalog kanallarının açık tutulması için sürekli çaba sarf ediyoruz ki istenmeyen krizlere yol açabilecek olası bir gerginlik engellenebilsin." dedi.
İki ülke arasında tarihin ağırlığını taşıyan hassas bir ilişki olduğunu, bölgesel ve geniş çaplı gelişmeler göze alındığında nasıl ilerleneceğine ilişkin ortak bir anlayışa acilen ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Bu anlayışın uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine saygı temelinde şekillenmesi gerektiğini ifade eden Miçotakis, "Birçok kez söylediğim gibi, coğrafyayı değiştiremeyiz, yan yana yaşamak bizim kaderimiz." ifadelerini kullandı.
Miçotakis, Türkiye ile Yunanistan arasındaki tek anlaşmazlığın Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ve kıta sahanlığının belirlenmesi olduğunu öne sürerek, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin de bu sorunları çözmek için tek kurumsal çerçeve olduğunu savundu.
Kıbrıs meselesine de değinerek, bu konunun BM'nin kendi kararlarını uygulama kabiliyetini göstermesi açısından bir "turnusol kağıdı" olduğunu ileri sürdü. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in bu konuda müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik çalışmalarını da desteklediklerini belirtti.




