Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftası kapsamında Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdulhadi Turus, CNN TÜRK ABD Temsilcisi Yunus Paksoy’un sorularını yanıtladı. Turus, ABD’deki Türk diasporasına yönelik çalışmalarını, gençlere yönelik projeleri, soydaş ve akraba topluluklarla temaslarını ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının faaliyetlerini anlattı.
“AMERİKA’DA ÇOK NİTELİKLİ, KATMA DEĞER SAĞLAYAN VATANDAŞLARIMIZ VAR”
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdulhadi Turus, ABD’deki Türk diasporasının tarihine ve yürüttükleri çalışmalara ilişkin şunları söyledi:
“Bizim Osmanlı döneminden buraya gelen çok köklü bir diaspora altyapımız var. Bugün hakikaten Amerika’da çok nitelikli, katma değer sağlayan vatandaşlarımız var. Sadece vatandaşlarımız değil, bir de soydaş akraba topluluklarımız var. Biz bugün diasporamızla bir araya geldik. Özellikle takdir edersiniz ki inovasyon konusunda burası aslında merkez. Bu merkezdeki diasporamızın Türkiye’ye nasıl bir katma değer sağlayacağını çalışıyoruz. İkinci bir asıl özellik de tabii artık burada 5. nesle ulaşan bir diasporamız var. Yeni neslin Türkiye ile, Türkçe ile, Türk kültürü ile olan bağını güçlendirebilmek için çalışmalar yapıyoruz. Farklı derneklerimizle, vakıflarımızla bir araya geliyoruz ve hafta sonları Türkçe öğrenmelerini sağlayacak belirli projeleri birlikte yapıyoruz. Çok büyük bir proje ağımız var. İkincisi de tabii soydaş akrabalarımız. Kırım Türkleri’nden tutun da Ahıska Türkleri’ne kadar ve Karaçay Türkleri’ne kadar temaslarımız oldu. Bu temaslarda da aslında birlikte neler yapabiliriz, ortak değerlerimizi nasıl daha çok gösterebiliriz?"
"Siz de takdir edersiniz ki dünya öyle bir hal aldı ki algı, olgunun önüne geçti. Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler’de verdiği mesajları gerçek bir şekilde tabana yayabilecek unsur aslında diaspora. Biz de onlarla birlikte belirli projeler yaparak bunu güçlendirmeye çalışıyoruz ve en önemlisi de gerçekten Sayın Cumhurbaşkanımız sadece Birleşmiş Milletler’de bizim kendi milletimize değil, Türk milletine değil, bütün mazlum coğrafyalara da sahip çıktı. İşte biz Filistin’i de burada temsil ediyoruz dediğinde aslında Yurtdışı Türkler Başkanlığı buradaki Filistinlilerle ilgili de çalışmalar yapıyor. Birlikte hangi temaları öne çıkartmalıyız ve bizim dış politikamızın özellikle kendi unsurlarını onlarla birlikte nasıl gösterebiliriz diye çalışmalar yapıyoruz. Bu 3 gün boyunca hem soydaş akraba topluluklarına hem Müslüman topluluklarına gittik. Onlarla birlikte projelerimizi yaptık. Bir de Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte hem diasporamızın hem Müslüman diasporaları hem de kardeş toplulukları bir araya getireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın onlara bu akşam tabiri caizse manifesto niteliğinde bir konuşması olacak. Tekrardan ‘Birlikten rahmet doğar’ niteliğiyle hareket edeceğiz.”
“KÜLTÜRDE, SANATTA, EĞİTİMDE, SİYASETTE VE SERMAYEDE ÖNCÜLERİ OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Turus, ABD ve Avrupa gibi geniş coğrafyalarda yaşayan Türk vatandaşlarına ulaşmanın zorluklarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. YTB Başkanı, çalışmalarında belirli alanlarda öncü isimler yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtti:
“Kümülatif bir diaspora politikasını yapmak çok zor. Yani Amerika’da da, Avrupa’da, kıta Avrupa’sında da bu geçerli. Ama biz şunu yapıyoruz: Kültürde, sanatta, eğitimde, siyasette ya da sermayede öncüleri oluşturmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Kültürel çalışmalara, sanat çalışmalarına öncülük veriyoruz ve diyoruz ki bu konuda iyi olanları biz yetiştirelim ve onlar arkasından kitleyi getirttirsin. Siz de bizim kadim bir diasporamızın mensubusunuz. Siz de çok iyi biliyorsunuz ki özellikle dünyada yükselen ırkçılık, aşırı sağın bugün verdiği sıkıntılara karşı biz aslında ortak paydada buluşabiliriz. Nedir bu ortak payda? Kültür, sanat. Hatta bir ileri gidiyoruz. Çevre sorunlarına, bulundukları ülkelerdeki çevre sorunlarına da duyarlı olsunlar istiyoruz ve bu konularda sivil toplumumuza farklı alanlarda projeler yapıyoruz. Çok basit bir örneğini vereceğim. Artık Türkiye’nin savunma sanayi noktasında farklı bir boyuta geldiğini hepimiz biliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın burada daha dirayetli konuşmasının altında yatan gerçek, o savunma sanayini de yükseltmesinden kaynaklı. Biz de hem Amerika’da hem Avrupa’daki diasporamızda çok nitelikli mühendis gençlerimizi bizim savunma sanayimize getirip stajlar yaptırıyoruz ve onların bulundukları ülkeyle anavatanları arasındaki köprüyü kurmaya çalışıyoruz."
"Yine Türkçe ile ilgili çalışmalar yapıyoruz, sportif altyapılar yapıyoruz. Türkiye’deki tarihi nitelikleri öğrenebilmeleri için özellikle gençlerle kamplar yapıyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın çok nitelikli kampları var. Bizim dünyanın dört bir tarafından getirdiğimiz gençler var. Onlarla orada hem bir kamp altyapısı hem de Türkiye’ye aidiyeti geliştirebilecek projeler yapıyoruz. Biz sadece 2026 yılında dünyanın dört bir tarafında hem diasporamız hem soydaş akraba topluluklarımızdan yaklaşık 10.000 gencimizi bu minvalde Türkiye’ye getirdik. Eğitimler, kamplar niteliğinde ve onlarla büyük bir network ağı oluşturuyoruz. Bu network ağının altında yatan gerçek de hani Hoca Ahmet Yesevi’nin söylediği gibi, ‘Nerede bir gönlü kırık, nerede bir mazlum varsa onun yanında olacağız’ şiarını bu nitelikli, diasporadaki nitelikli kardeşlerimize yürütmeye çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız YTB’yi kurarken aslında bu vizyonla ortaya çıktı. Filistin davasını da bu gençlerle birlikte götürelim. Çevre duyarlılığını da bu gençlerle götürelim. Türkiye’nin medeniyet altyapısını bulundukları ülkelerde bu gençler tabiri caizse bir fahri elçi olarak yapsınlar istiyoruz. Bunlarla ilgili inanın günlük projelerimiz var. Hemen hemen farklı coğrafyalar dediğimizde dünyanın dört bir tarafından gelen diasporamızdaki gençlerle bu bilinci oluşturabilmek için ortak bir network oluşturmaya çalışıyoruz.”
“DİASPORAMIZ BİR İŞÇİ DİASPORASI OLARAK GELMİŞ”
Turus, yurtdışında yaşayan Türklerin daha güçlü bir dayanışma içinde olması gerektiğini belirterek Türk diasporasının tarihsel gelişimine de değindi:
"Bizim diasporamız aslında Amerika’ya da bir işçi diasporası olarak gelmiş. Hartford’dan 1870’li yıllardan başlayan, Detroit’teki deri fabrikalarına gelen ve şimdi o deri fabrikalarının yöneticileri olmuş, mavi yakalıdan beyaz yakalıya geçmiş bir diasporadan bahsediyoruz. Diğer diasporalardan farkımız şu: Diğer diasporalar mağduriyet diasporası. Yahudi diasporası, Ermeni diasporası, mağduriyet diasporası... Bu dediğiniz unsuru, o şikayetler yavaş yavaş artık farklı bir boyuta geçiyor. Bu şikayetlerin nitelikleri de artıyor. Biz de bu niteliklere karşı cevap vermeye çalışıyoruz. Bizim çalışan arkadaşlarımızın yüzde 80’i diasporada bulunan ülkelerde sosyalizasyonunu tamamlamış arkadaşlar ve oranın sosyalizmine göre hareket ediyorlar. Orada var olup ama Türkiye ile de aidiyetini geliştirecek gençler yetiştirmeye çalışıyoruz. Farkındaysanız hep merkezine gençleri koyuyoruz. Çünkü dediğim gibi dünyada 7,5 milyon Türk vatandaşı var. Ama kümülatif bir diaspora politikası yerine biz liderler yetiştirelim, onlar arkasından kitleleri taşısın diyoruz. Ben inanıyorum 5 yıl sonra çok farklı şeyler konuşacağız. Bugün BM’de beyefendiyi karşılamaya gelen diasporadan, özellikle soydaş akrabalardan kişileri gördüğünüzde aslında bir şeyi temsil ediyorlar ve ‘Siz bizim liderimizsiniz’ diyorlar. Orada coğrafya yok, sınırlar yok. İşte bir Ahıskalı amcamız da geliyor, bir Amerikan Müslüman da gelip Cumhurbaşkanımızı karşılıyor. Bizim diasporamız tam da bu ve bu diaspora inşallah mazlumları temsil edecek. Bu diaspora hakkı temsil edecek. Zor olacak biliyoruz. Hele de işte dediğim gibi algının daha yüksek olduğu, olgunun maalesef geriye atıldığı bir dünyada Türk diasporası ve Türk diasporasının kardeş diasporaları dünyada hakkı savunmaya devam edecek. Biz de onlara hizmet etmeye devam edeceğiz.”
“DİASPORADA YAŞAYAN VATANDAŞLARIMIZ BİZİ TAKİP ETSİNLER”
Turus, yurtdışında yaşayan vatandaşlara YTB'nin çalışmalarını takip etmeleri çağrısında bulunarak gençlere yönelik yeni projeden de söz etti:
“Diasporada yaşayan vatandaşlarımıza bizi takip etsinler. ytb.gov.tr’den bütün projelerimiz mevcut. Bizim ‘Genç Destek’ diye bir projemiz var. Hiçbir şart gözetmeksizin gençler bize projelerini atsın. Biz onlara yurtdışında destek olalım istiyoruz. Onlarla birlikte daha adil bir dünyayı oluşturmak için çalışalım.”





