Faiz ödemeden ev ya da araç sahibi olmak mümkün mü?
Son yıllarda giderek daha fazla kişinin yöneldiği tasarruf finansman sistemi, banka kredisi kullanmadan ev veya otomobil sahibi olmanın alternatif yollarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak bu sistemde de belirli maliyetler ve koşullar bulunuyor.
Finansal Kurumlar Birliği'nin (FKB) verilerine göre sektörün müşteri sayısı, 2026'nın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre iki katın üzerinde artarak 1 milyon 549 bine ulaştı. Altı aylık işlem hacmi yüzde 107 artışla 832 milyar TL'ye, aktif büyüklüğü ise yüzde 188 artışla 501 milyar TL'ye yükseldi.
Artan ilgiyle birlikte 1 Ekim'de yürürlüğe giren düzenlemeyle sözleşme sayısına ve finansman tutarlarına yeni sınırlar getirildi. Peki sistem nasıl işliyor, ne kadar ödeme yapılıyor ve sözleşmeden vazgeçildiğinde ne oluyor?
Tasarruf finansman sisteminin işleyişini ve yeni düzenlemeleri Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Araştırma Görevlisi Dr. Onur İlhan, konut piyasasındaki etkilerini Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, otomotiv sektöründeki yansımalarını ise Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koyuncu Hürriyet.com.tr'ye anlattı.
Dr. Onur İlhan, 1 Ekim düzenlemesinin hem tüketiciler hem de sistem açısından olumlu olduğunu belirterek, “Böylece müşterilerin çok sayıda sözleşme yaparak mali yüklerini artırıp ödemelerini tehlikeye sokmaları önlenmiştir” dedi.
Yeni düzenlemeye göre bir müşteri aynı şirketle, biri taşıt diğeri konut veya çatılı iş yeri için olmak üzere en fazla iki sözleşme yapabilecek. Taşıt finansmanında üst sınır 6 milyon 250 bin TL, konut ve çatılı iş yeri finansmanında ise 62 milyon 500 bin TL olacak. Müşterinin tüm sözleşmelerinin toplamı da 62 milyon 500 bin TL'yi aşamayacak.
1 MİLYON TL'LİK FİNANSMANIN MALİYETİ NE KADAR?
Tasarruf finansman sisteminde tüketicilerin karşılaşacağı temel maliyetin organizasyon ücreti olduğunu belirten Dr. İlhan, şirketlerin genellikle sözleşme tutarının yüzde 7'si veya yüzde 8'i oranında ücret talep ettiğini söyledi.
İlhan, 1 milyon TL'lik sözleşme üzerinden şu örneği verdi: “Örneğin 1.000.000 TL sözleşme tutarı için bireysel sözleşme yaptığınızda şirkete ödeyeceğiniz ücret 70.000 TL olmaktadır. 1.000.000 TL’nin maliyeti müşteriye 1.070.000 TL olmakta ve bu fazlalık hizmet bedeli olduğu için faiz olarak kabul edilmemektedir.”
Organizasyon ücretinin dışında ekspertiz, ipotek veya rehin ve sigorta masraflarının da ortaya çıkabileceğini belirten İlhan, finansmanla alınan konut veya araç üzerindeki ipotek ya da rehnin borç tamamlanana kadar devam ettiğini söyledi.
Banka kredisiyle tasarruf finansmanı arasındaki bir diğer önemli farkın finansmana erişim süresi olduğunu vurgulayan İlhan, banka kredisinde finansmanın daha kısa sürede sağlanabildiğini, tasarruf finansmanında ise belirli bir birikim döneminin tamamlanması gerektiğini belirtti. İlhan, kredi notu nedeniyle banka kredisine erişemeyen kişilerin de bu sisteme dahil olabildiğine dikkat çekti.
SÖZLEŞME İMZALAMADAN ÖNCE BU AYRINTILARA DİKKAT
Tüketicilere sözleşme koşullarını dikkatle incelemeleri uyarısında bulunan Dr. İlhan, özellikle ödeme planı ve finansmanın sağlanacağı tarihin öğrenilmesi gerektiğini vurguladı: “Müşteriler sözleşmeye dahil olurken müşteri temsilcilerine akıllarına gelen tüm soruları sormalı, kritik gördükleri hususlarda yazılı cevap almalıdırlar.”
Şirketlerin sözleşme imzalanmadan en az bir gün önce ön bilgilendirme formu vermek zorunda olduğunu hatırlatan İlhan, tüketicilerin karar vermeden önce bu formu incelemesi gerektiğini belirtti.
İLK 14 GÜNDE CAYAN ORGANİZASYON ÜCRETİNİ GERİ ALABİLİYOR
Tasarruf finansman sisteminde sözleşmeden vazgeçmenin mali sonuçları da bulunuyor. İlk 14 gün içinde cayma hakkını kullanan tüketiciler hem organizasyon ücretini hem de biriktirdikleri tasarruf tutarını geri alabiliyor.
Ancak bu sürenin ardından, finansman tahsis edilmeden önce sözleşmesini fesheden müşteriler yalnızca biriktirdikleri tasarruf tutarını geri alabiliyor. Organizasyon ücreti ise iade edilmiyor.
FİNANSMAN GECİKİRSE NE OLUR?
Tahsisatlar geciktiğinde ise borçlar hukukunun borca aykırılık hükümleri devreye girecek olup şirket temerrüde düşmüş sayılacaktır. Dolayısıyla şirkete karşı hukuki yollara başvurma imkanı doğacaktır.
GYODER: KONUTA ERİŞİMİ DESTEKLEYEN ÖNEMLİ BİR ALTERNATİF
GYODER Başkanı Neşecan Çekici, tasarruf finansmanının özellikle konut kredisi faizlerinin yüksek seyrettiği dönemlerde banka kredilerine alternatif oluşturduğunu belirtti.
KONUT FİYATLARI ARTARSA FİNANSMAN YETERSİZ KALABİLİR
Çekici, "Yüksek faiz ortamında geleneksel konut kredisine karşı ciddi bir ikame etkisi oluşturduğunu görüyoruz. Ancak kalıcı çözüm için finansman çeşitliliğinin yanı sıra erişilebilir fiyatlı konut arzının da artırılması gerekiyor" dedi.
Tasarruf finansmanın konut piyasasındaki ağırlığının artabileceğini belirten Çekici, sistemin en önemli risklerinden birinin teslimat beklenirken konut fiyatlarının yükselmesi olduğunu söyledi: “Birikim devam ederken hedeflenen konutun fiyatı artabilir ve başlangıçta planlanan finansman tutarı yetersiz kalabilir. Bu nedenle sistemin başarısı yalnızca faizsiz olmasına değil, teslimat takviminin öngörülebilirliğine ve finansman tutarının piyasa koşullarına uyumuna da bağlı.”
OYDER: BANKA KREDİLERİNDEKİ SINIRLAMALAR SİSTEME İLGİYİ ARTIRIYOR
OYDER Başkanı Ömer Koyuncu, taşıt kredilerindeki sınırlamaların tüketicileri alternatif finansman yöntemlerine yönelttiğini belirtti.
Otomobil finansmanında, bilindik yöntem olan banka kredilerindeki sınırlamalar, 2 milyon TL seviyesinde olan küçük orta modellerde bile en fazla 400 bin TL’ye kadar kredi kullanılıyor olması, günümüz pazar koşullarında çok yetersiz kalmaktadır. Bu ortamda, tasarruf finansman sistemi, tüketicilere alternatif bir finansman imkanı sunmaktadır. O nedenle bu kadar ilgi görmektedir.
'SİSTEMİN AMACI DIŞINDA KULLANILDIĞINI DA GÖRDÜK'
Tasarruf finansmanının doğru şekilde kullanılmasının hem tüketiciler hem de otomotiv sektörü açısından önemine dikkat çeken Koyuncu, geçmişte karşılaştıkları bazı uygulamalara ilişkin de uyarıda bulundu: “Ancak, geçtiğimiz dönemlerde, ne yazık ki, bu sistemin amacı dışında da kullanıldığını, tüketicinin alacağı araca finansman sağlamak yerine, yönetmelikteki boşluklardan yararlanarak, aracı önce kiralayarak, sonra da satış devrini yaparak, araç satış kanalı yaratılmaya çalışıldığını da gördük.”
Koyuncu, OYDER olarak konuyu kamu kurumlarına ilettiklerini ve söz konusu uygulamaların tüketici ile sektör açısından oluşturabileceği risklere karşı önlem alınmasını önerdiklerini söyledi.
'İKİNCİ EL ARAÇLARDA DA KULLANILMASINI OLUMLU KARŞILIYORUZ'
Tasarruf finansmanının hem sıfır kilometre hem de ikinci el araç pazarında kullanılabilmesini değerlendiren Koyuncu, özellikle bütçesine uygun otomobil arayanlar açısından ikinci el pazarının önemli olduğunu belirtti:
“Her tüketicinin sıfır kilometre bir araca ihtiyacı veya bütçesi olmayabilir. İhtiyacına ve ödeme gücüne uygun, güvenilir bir ikinci el araca ulaşabilmek de otomobil sahibi olma sürecinin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle tasarruf finansmanının ikinci el araçlarda da kullanılabilmesi, özellikle daha erişilebilir fiyat aralıklarında araç arayan tüketicilere alternatif sunmaktadır. Bunu çok olumlu karşılıyoruz.”
Koyuncu, tüketicilerin finansman için bekledikleri süreçte araç fiyatlarında yaşanabilecek artışlara da dikkat çekerek, “Tüketici, finansmana hak kazandığı tarihte hedeflediği otomobilin fiyatı yükselmişse aradaki farkı karşılamak zorunda kalabilir” uyarısında bulundu.





