Ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Bazı milletvekillerinin 'sanayisizleşme' tespitini katılmadığını ifade eden Bakan Kacır, Türkiye'nin imalat sanayi katma değerini 2002 yılında 41 milyar dolardan 259 milyar dolara yükselttik. Sadece bir yılda yüzde 9,7'lik artışı gerçekleştirmiş olduk. Özellikle 2020 yılı Ocak ayından bu yana dünyanın bütün dengelerin adeta yerinden oynadığı, tedarik zincirlerinde büyük kesintilerin yaşandığı, ham madde krizlerinin peşi sıra yaşandığı ve sonrasında pandemi ve savaşlarla geçen bu döneme göre bugünkü üretim seviyelerini kıyasladığımızda; İtalya'da üretim yüzde 6,4, Fransa'da yüzde 3,7 ve Almanya'da yüzde 13,2 daha aşağıdayken Türkiye'de yüzde 27,5 daha yukarıdadır. Peki, Türkiye bunu nasıl sağlamıştır? Türkiye daha fazla katma değerli üretim sayesinde bunu sağlamıştır. Bu dönemde yüksek teknolojili üretimimizi yüzde 87,5, orta yüksek teknolojili üretimimizi yüzde 47,9 artırmayı başardık. 2002'den bu yana sanayi üretim endeksini yüzde 233 yükselterek OECD ülkeleri arasında en fazla artıran ülke Türkiye olmuştur ve bütün bunları gerçekten dünyada adeta hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığı; küreselleşmenin, serbest ticaretin, savaşların ve çatışmaların yaşandığı, ticaret yollarının kesildiği, ham madde ve enerji krizlerinin yükseldiği bir dönemde gerçekleştirdik. Ticaret ortaklarımızın büyümesiyle ilgili beklentiler sadece son 1 yılda yüzde 2,4'ten yüzde 0,9'a düştü. Bizim en büyük ticaret ortaklarımız kimdir? Euro bölgesidir. Euro bölgesinde bu yılki büyüme beklentisi ancak yıllık yüzde 1,1. İkinci önemli ticaret ortağımız kimdir? Orta Doğu'dur, Kuzey Afrika'dır, MENA bölgesidir. Bakın, MENA bölgesinde büyüme beklentisi yüzde artı 3,4 iken son tahminler bu yıl yüzde 2'lik bir küçülme öngörmektedir. Biz böyle bir dönemde ihracat rekorları kırıyoruz, ihracatımızı 284 milyar dolara çıkardık. Biz böyle bir dönemde ihracatımız içerisinde orta, yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payını tarihi zirve seviyesine yani yüzde 44,2'ye çıkarmışız. Türkiye'de 2002'de 10 milyar dolar olan orta, yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatını şimdi 117,5 milyar dolar orta, yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatı yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE SİZLERİN YÖNETİMİNDE YÜKSEK TEKNOLOJİ YARIŞINA DAHİL OLAMADI'

Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Bakan Kacır'ın konuşması sırasında araya girerek, '2002'deki yüksek teknoloji kavramıyla kıyaslıyorsunuz ancak dünyada daha yüksek teknoloji yeni konuşulmaya başlanmış, bugünü kıyaslıyorsunuz ya' dedi. Bakan Kacır bunun üzerine, "2002 yılında dünyada yüksek teknolojinin yeni konuşulduğunu zannediyorsanız eğer ne sanayi tarihinden ne teknoloji tarihinden haberdarsınız. 1990'lı yıllar dünyada bilgisayarın, internet devriminin yaşandığı dönemlerdi. 2002'den önce dünyada yüksek teknoloji vardı. Türkiye bu yarışa maalesef sizlerin yönetiminde dahil olamamıştı. Siz ikinci el uçak satışlarından kaynaklı bir istatistiki veri olduğunu bildiğiniz halde her yıl bu yanlış istatistiği burada zikretmekle neyi amaçlıyorsunuz? Bakın, bu yıl sanayide istihdamımızı 79 bin artırdık. Hem Türkiye'de hem dünyada sanayide muazzam bir dijital dönüşüm rüzgarı var çünkü artık rekabetin yolu verimlilikten geçiyor, verimliliğin yolu dijital dönüşümden, robotik üretimden, yapay zekadan geçiyor. Bizim görevimiz bir yandan Türk sanayisinin bu dönüşümü hayata geçirmesini sağlarken bir yandan da emekçimizin alın terini ve sanayide istihdamı koruyabilmek, bunun gayreti içindeyiz, bunun mücadelesini inşallah vermeye devam edeceğiz" diye konuştu.

'531 MİLYAR LİRAYI AŞAN 85 PROJENİN ÖNÜNÜ AÇTIK'

Bakan Kacır, Türkiye'nin ihracatında sanayi ürünlerinin payının yüzde 94,3 olduğunu belirtti ve imalat sanayinde kayıtlı istihdam sayıları ile ilgili değerlendirmelere ilişkin ise şöyle konuştu;

"İmalat sanayimizde ocak ayında kayıtlı istihdam 4,4 milyondan 4 milyon 481 bin seviyesine ulaşmıştır. Tabii, bizim görevimiz bir yandan yeni yatırımların hız kazanmasını sağlarken bir yandan da mevcut işletmelerin dayanıklılığını destekleyecek tedbirler almaktır. Bunun için pek çok programı eş zamanlı olarak hayata geçiriyoruz. Ne yapıyoruz? Türkiye'yi ileri teknoloji alanlarında yeni yatırımlarla buluşturabilmek adına Merkez Bankamızla birlikte Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı'nı uyguluyoruz. Bu programın hacmini bu yıl 500 milyar liradan 750 milyar liraya yükselttik. 310 yüksek teknolojili ve orta yüksek teknolojili ürün ile 272 teknoloji alanına bu yıl 36 kritik ham maddeyi de ilave ettik. Bu alanlarda hayata geçen yatırımlarda, 1 milyar liranın üzerindeki yatırımlarda 2 yılı ana para ödemesiz, 10 yıl vadeli finansman imkanları sunuyoruz, burada da finansman maliyetleri yıllık yüzde 13 seviyesine kadar indiriliyor. Programla bugüne kadar 531 milyar lirayı aşan 85 projenin önünü açtık. Bu yıl yeni bir adım attık, teşvik belgeli imalat sanayi yatırımlarını hızlandırmak amacıyla yatırım tutarı 100 milyon liranın üzerinde olan projelere yönelik yeni bir finansman penceresi açtık. Özellikle stratejik nitelik taşıyan projelere, yatırımın ilerleme düzeyini, OSB ve endüstri bölgesinde gerçekleşmesini ve yatırımın AR-GE faaliyetleri gibi kriterleri önceliklendirerek diğer yatırımlara da bu yatırımların hızlanması maksadıyla uygun maliyetli finansman sağlıyoruz. Geçtiğimiz ay başladığımız bu programda da 58 proje için 58 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 58 proje için öncelikle finansman belgesi düzenledik. Haklı bir tespit vardır ki yeni yatırımlarla beraber mevcut işletmelerin de desteklenmesi ihtiyacı. Bu anlayışla İmalat Sanayi Finansman Programı'nı başlattık. Burada da 6 ayı ana para ödemesiz 36 ay vadeli, uygun koşullu kredi imkanını imalat sanayimizin ayırt etmeksizin tüm sektörlerine sunuyoruz ve özellikle istihdamı koruyan işletmelere 12 puanlık finansman desteği veriyoruz. Böylelikle 37 puan olarak uygulanan finansman maliyetinin 12 puanını Bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Yine, burada, 150 milyar liralık kefaletle toplam 250 milyar lira krediye erişimin önünü açıyoruz. Bu programı önümüzdeki yıl büyüterek devam ettireceğiz. Buradan sanayicilerimiz için de bunun müjdesini ifade etmek isterim."

'İKTİDARLARIMIZ DÖNEMİNDE KOBİLERE 362 MİLYAR LİRA DESTEK VERDİK'

Aselsan tarafından gerçekleştirilen kalp-akciğer makinesini Türkiye'nin dışında yalnızca 3 ülkenin ürettiğini aktaran Bakan Kacır, savunma sanayi dışında sağlık, enerji, tarım, gıda, ulaştırma ve benzeri alanlarda ileri teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerini artırdıklarını ekledi. Bakan Kacır, KOBİ'lere yönelik destekler hakkında ise "Bir sayın milletvekilimiz 2002 öncesinde de KOSGEB'in var olduğunu ve 1990 yılından itibaren faaliyet gösteren bir müessese olduğunu hatırlattılar. Doğrudur, KOSGEB, AK Parti iktidarları öncesinde de vardı ama 1990 ila 2002 arasında KOSGEB sadece 4 bin 71 işletmeye bugünkü değerlerle 2,1 milyar lira destek vermişti. Bizim iktidarlarımız döneminde ise 1 milyon 400 bin işletmeye bugünkü değerlerle 362 milyar lira KOSGEB desteği verdik. İlaveten, yine bugünkü değerlerle 592 milyar lira uygun koşullu kredi finansmanı sağladık. Sadece son 1 yılda 52 bin 47 KOBİ'ye KOSGEB desteği sağladık. KOSGEB destekleri kapsamında KOBİ'lere sağlanan finansman tutarını 2024'te 13,7 milyarken 2025'te 34,7 milyarken, bu yıl 69,3 milyar liraya yükselttik. Yine KOSGEB Stratejik Planı'nda 2025'te iş kurması hedeflenen girişimci sayısı 22 bin olup 2025 yıl sonunda bu hedefi 22 bin 479 şeklinde gerçekleştirdik. 2025 yılında 20 bin işletmeye bugünkü değerlerle 491 milyon lira destek sağladığımız Girişimci Destek Programı iş kurma desteğiyle aldığımız neticeleri değerlendirdik ve geri bildirimler doğrultusunda mevcut uygulamada sadece 1 brüt asgari ücret kadar sağlanan destek tutarını piyasa şartlarını dikkate alarak 8 brüt asgari ücrete yükselttik. Girişimcilik destekleri kapsamında son bir yılda 6 bin 339 işletmeye 1 milyar 670 milyon lira destek sağladık" dedi.

'HAZIR GİYİM, TEKSTİL, DERİ, AYAKKABI VE MOBİLYA SEKTÖRLERİNDE İSTİHDAMI YÜZDE 100 KORUDUK'

Bakan Kacır, emek yoğun sektörlerde istihdamın korunması için yoğun bir gayret içerisinde olduklarını vurgulayarak, "Hazır giyim, tekstil, deri, ayakkabı, mobilya, sektörlerimiz bizim için çok kıymetli. Biz bu sektörlerde bir yandan istihdamı korurken bir yandan da bu sektörlerin sağlıklı dönüşümünü hayata geçirmek için özel sektörümüzle çok yakın bir iş birliği ve koordinasyon içinde çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıl burada yapılan en önemli eleştirilerden biri bu sektörlerdeki istihdam kaybıydı. Ben de geçtiğimiz yıl itibarıyla almakta olduğumuz ve bu yıl hayata geçirmeyi planladığımız çalışmaları sizlerle paylaşmış ve 2026 yılında bu sektörlerde istihdamı korumayı hedeflediğimizi söylemiştim. 2026 yılı itibarıyla bu 4 emek yoğun sektörümüzde istihdamı yüzde 100 koruduğumuzu mutlulukla ifade ettim. Sunduğumuz istihdam destekleriyle bu sektörlerde istihdamın korunması aynı zamanda işletmelerimizin dönüşüme daha fazla kaynak ayırabilmesini mümkün kılıyor. Böylelikle işletmelerimiz dijital dönüşüme, yeşil dönüşüme, markalaşmaya, AR-GE'ye, tasarıma, inovasyona daha fazla kaynak ayırma fırsatına sahip oluyorlar. Bakınız, tekstil sektöründe programımıza başvuru yapan 5 bin 898 işletmenin başvuru dönemi olarak tarif ettiğimiz 2025 Kasım ayı istihdamı 333 bin 291 iken 2026 Ağustos ayında istihdamları 339 bin 84 olmuş. Hazır giyimde 10 bin 83 işletmenin geçtiğimiz yıl kasım ayı istihdam 360 bin 331 iken bu yıl ağustos istihdamı 366 bin 665 olmuş. Deri sektöründe bin 889 işletmenin geçtiğimiz kasım ayı istihdamı 34 bin 183 iken bu yıl ağustos ayı istihdamı 35 bin 172 olmuş. Yine mobilya sektöründe 7 bin 696 işletmenin 112 bin istihdamını korumayı başarmışız. Bu 4 sektörün toplamında 25 bin 566 işletme geçtiğimiz yıl kasım ayı itibarıyla 840 bin 280 kişiyi bu 4 sektörde istihdam etmekte iken bu yıl ağustos ayı itibarıyla 863 bin 347 istihdam sağlamaktadır. Dolayısıyla, programdan yararlanan 25 bin 566 işletmede 23 bin istihdam artışı sağlanmıştır. Bakınız Siirt'te, Van'da, Şırnak'ta, Diyarbakır'da, Bitlis'te, Şanlıurfa ve Batman'da yüzde 5'in üzerinde istihdam artışını bu programın da katkısıyla sağlık. Tekrar ifade ediyorum; mesele sadece istihdamı korumak değildir, mesele AR-GE'yi, tasarımı güçlendirmektir. Bu anlayışla tekstil ve hazır giyim sektörlerinde 76 AR-GE merkezi ve 60 tasarım merkezini destekliyoruz. Bu merkezlerde 3 bin 932 personel istihdam ediliyor. 10 bin 125 AR-GE ve tasarım projesini bugüne kadar şirketlerimiz desteklerimizle tamamladı. Bin 280 proje devam ediyor. Yine, teknoparklarımızda tekstil firmalarını konumlandırıyoruz. 69 tekstil firmamız 624 personeli teknoparklarımızda istihdam etmekte. Kümelenme Destek Programı'mız kapsamında yine tekstil sektörüne desteklerimiz kapsamına aldık ve sürdürülebilir ev tekstili ve teknik tekstil kümelenmesini bu kapsamda destekliyoruz. Özellikle 1'inci bölge illerimizden 4-5-6'ncı bölge illerimize veya ilçelerine taşınan imalat sanayi yatırımlarına yeni yatırımlarmışcasına istihdam destekleri veriyoruz. 6'ncı bölgede istihdam desteklerimiz 14 yıla kadar devam ediyor. Bu süre boyunca bu firmalarımızın SGK işveren paylarını Bakanlık olarak karşılıyoruz. Elbette verimlilik alanında model fabrikalarımız çok önemli çalışmalar yürütüyor. Bugüne kadar 12 model fabrikamızda 5 binden fazla işletmeyle çalıştık ve yüzde 50'nin üzerinde verimlilik artışları yakaladık. Yine özellikle dijital inovasyon merkezleri alanında da tekstil ve hazır giyim sektörlerimize yönelik çalışmaları sürdürüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

'TÜBİTAK 7 BİN 951 ARAŞTIRMACIYA 18 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLADI'

Yapay zeka alanındaki patent başvuru sayısının 2022 yılında 66 olduğunu hatırlatan Bakan Kacır, rakamın 2026 yılında ise 607'ye yükseldiğini söyledi. Bakan Kacır, "TÜBİTAK 2021'den yani önceki stratejimizin ilanından bu yana yapay zeka alanında 4 bin 229 proje ve 7 bin 951 araştırmacıya 18 milyar lira destek sağlamıştır. TÜBİTAK eliyle Türkçe Büyük Dil Modeli çalışması BİLGE'yi başlattık, BİLGE'de 122 milyar parametreli model üzerinde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tabii ki yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisini önemsiyoruz. Bu anlayışla, eylem planımızda özellikle mesleki yeniden yönlendirme programını başlatacağımızı ve yapay zekanın ikame etkisine en açık meslekleri hemen önümüzdeki ilk 12 ay içinde haritalandırıp yayımlayacağımızı ve 1 milyon çalışanımızı mesleki dönüşüm değerlendirmesinden geçirerek yönlendirilen çalışanların en az yüzde 60'ının yeni bir mesleğe ya da güçlendirilmiş bir role geçmesini sağlayacağımızı kamuoyuna duyurduk" ifadelerini kullandı.

'BYD ANLAŞMA İLE İLGİLİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMEYECEKSE TEŞVİKLERİ GERİ VERMEK ZORUNDA'

Çin menşeili otomobil firması BYD le ilgili soruları yanıtlayan Bakan Kacır, "Henüz 3-4 yıl öncesinde TOGG projesini bizler Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirirken maalesef bazıları TOGG araçlarının Türkiye'de üretilmediğini, İtalya'dan getirildiğini zannetmekte ve ifade etmekteydi. Şimdi, görüyorum ki hamdolsun, hep birlikte TOGG'a güçlü şekilde sahip çıkıyoruz. Türkiye'ye yakışan da inşallah Meclisimize yakışan da budur. Bakınız TOGG 2023'te 19 bin 600 teslimat yapmış, 2024'te 30 bin teslimat yapmış, 2025'te 39 bin teslimat yapmış iken bu yıl inşallah 60 bine yakın teslimatla seneyi tamamlayacak. Önümüzdeki yıl yeni model çıkaracağız ve inşallah 100 bin adetlik kapasiteye doğru hızla ilerleyeceğiz. Kendi segmentinde TOGG bu yıl yüzde 31 payla en çok satan otomobil oldu. Biz TOGG'a çok ayrıcalıklı destekler sunuyoruz, bununla da iftihar ediyoruz. Malumunuz, proje bazlı devlet destekleriyle TOGG araçlarında ÖTV iadesi dahil olmak üzere başkaca hiçbir markaya şimdiye kadar sunmadığımız pek çok teşviki TOGG'a sunuyoruz ki Türkiye'den doğmakta olan milli markamız inşallah adım adım yoluna devam etsin. Tabii ki daha yapacak çok işimiz var. Özellikle son dönemde geçmiş yıl zararlarından bahseden vekillerimiz olduğu için ifade edeyim, TOGG'da maliyet düşürücü tedbirler alındı. Yeni teknolojik adaptasyonlar gerçekleşti. Özellikle batarya teknolojilerinde atılan adımlar sayesinde, hamdolsun, bu yıl TOGG artık karlılık seviyesine doğru hızla ilerlemekte. Biz tabii ki TOGG'a bu destekleri verdik ancak bunun yanında diğer otomobil markalarının da Türkiye'deki yatırımlarını önemsiyoruz. Türkiye bir otomotiv ülkesi, 8 küresel marka Türkiye'de yatırım yapmakta ve hamdolsun, onlarla birlikte yakın çalışmalarımız sayesinde son dönemde TOFAŞ, Hyundai, Ford, OYAK Renault muazzam yatırımları hayata geçirdiler, yeni projelerini teşvikler kapsamında 157 milyar liranın üzerinde yatırımla hayata geçirmekteler. inşallah Toyota'nın da ilave yatırımlarıyla bu rakam 200 milyar lirayı aşacak. Biz bir ekosistem inşa ediyoruz. TOGG'la beraber bütün otomotiv sanayisinin dönüşümünü önemsiyoruz. Tek başına bir markayla ekosistem inşa edemezsiniz, bütün altyapınızı bu alanda harekete geçirmelisiniz. BYD'yle yaptığımız yatırım anlaşması tümüyle mevzuata uygun olarak yapılmıştır. Her yatırım teşvikinde olduğu gibi yatırımcının sorumlulukları bellidir. Eğer yatırımcılar sorumluluklarını yerine getirmezlerse yatırım döneminde kullanmış oldukları teşvikleri geri vermekle yükümlüdürler. Bu yatırım özelinde de bu geri ödemelere ilişkin gerekli teminatlar bakanlığımızca alınmıştır. Biz halihazırda yürürlükte olan bu anlaşma kapsamındaki yatırımın hayata geçmesini ümit ediyoruz. Bu gayretlerimizi de devam ettireceğiz. Nasıl geçmişte Japonya'dan, Kore'den, dünyanın farklı ülkelerinden yatırımları bu sektörde Türkiye'ye çektiysek Çin'den yatırımları da bu sektörde Türkiye'ye çekebilmek için çabalarımızı, çalışmalarımızı elbette sürdüreceğiz ama yaptığımız her iş hukukidir, doğrudur. Made in EU için de Dışişleri Bakanımızla, Ticaret Bakanımızla, tüm ilgililerimizle birlikte çalışıyoruz. Onlarca değil yüzlerce toplantı yaptık, elbette Avrupa Birliğinin içinde bulunduğu sıkıntıyı anlıyoruz ama onlara da hatırlatıyoruz ki Türkiye büyük bir üretim gücüdür, Türkiye'nin yolu açıktır, geleceği parlaktır, önceliği yatırımdır, üretimdir, bizi geleceğe taşıyacak olan milli teknoloji hamlesidir" diye konuştu.

Bakan Kacır'ın soruları yanıtlamasının ardından Komisyon Başkanı Muş, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ona bağlı kuruluşların 2027 yılı bütçe teklifini okuttu. Oylama sonucunda bütçe komisyonda kabul edildi. Başkan Muş, komisyonu yarın saat 11.00'da toplanmak üzere kapattı.