BBC'nin haberine göre, artan tehdit algısı ve antisemitik unsurlara karşı başlatılan yeni güvenlik konsepti çerçevesinde Silahlı Müdahale Komutanlığı (ARC) sahaya indi. 250 personelden oluşacak bu özel birim turistlerin yoğun olduğu alanlar, spor müsabakaları ve ibadethaneler gibi kritik noktalarda özel araçları ve otomatik tüfekleriyle görev yapacak.

Sokaklardaki bu yeni manzara Sidney sakinleri arasında farklı duygular uyandırıyor. ABC News'e konuşan bir bölge sakini, devasa silahlarla dolaşan polisleri görmenin "sinir bozucu" olduğunu ifade ederken, bir başka kent sakini ise bu görünürlüğün kendisine tam aksine bir güven duygusu verdiğini belirtti.

Avustralya Yahudileri Yürütme Konseyi Eş Genel Müdürü Alex Ryvchin, güvenlik adımlarını memnuniyetle karşılayarak, "Hiçbir Avustralyalı sokaklarımızda askeri silahlar taşıyan memurlar görmek istemez, ancak ceset torbalarının görüntüsü çok daha kötüdür" değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası Af Örgütü Avustralya Şubesi ise "polisliğin militarize edilmesi" riskine dikkat çekti. Örgüt temsilcisi Andrew Witheford, ARC’nin barışçıl protestoları bastırmak için kullanılmayacağına dair eyalet hükümetinden açık güvence istedi.

Aralık ayında popüler plajda düzenlenen Yahudilerin Hanuka bayramı etkinliğini hedef alan iki silahlı saldırganın açtığı ateş sonucu, aralarında 10 yaşında bir kız çocuğunun da bulunduğu 15 kişi yaşamını yitirmişti. Avustralya’da son neredeyse otuz yılın en kanlı toplu silahlı saldırısı olarak kayıtlara geçen bu trajedi; ülkede kapsamlı silah reformlarını, nefret söylemine yönelik sert adımları ve Başbakan Anthony Albanese hükümeti üzerindeki siyasi baskıyı beraberinde getirdi.