MSCI, 15 Ekim açıklamasıyla MSCI Türkiye Yatırım Yapılabilir Piyasa Endeksi’ne yeni hisse ekleme ve hisseleri daha büyük ölçekli endeks segmentlerine taşıma sürecini askıya aldığını duyurdu. Küçük ölçekli şirketlerdeki fon operasyonlarına ve dolaşımdaki payların şeffaflığını güvenceye alacak yasal düzenleme meclise gelmiş olsa da yabancı yatırımcının çalışmanın sonucunu görmek istediği anlaşılıyor.

MSCI’ın beklentisi Haziran 2027’ye kadar yapısal adımların tamamlanarak sorunun geride kalması yönünde. 9 Ekim itibariyle yabancı yatırımcının 248,2 milyon dolarlık hisse satarak çıkması, uluslararası fonların temkinli pozisyonunu işaret ediyor.

Tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili çalışmalar hızlı ve koordineli bir şekilde yürütülmesi hassas dengeler üzerine kurulu sermaye piyasalarının en az hasarla düzlüğe çıkması açısından önemli. Portföy firmaları A1, Bulls ve Pardus’a ait fonlarında yer alan 43.643 yatırımcıya geçtiğimiz günlerde toplam 6.4 milyar liralık nakit aktarımı gerçekleşti. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen yasa teklifi ise hak sahiplerine 1 milyon liraya kadar ara ödeme imkanı tanıması sorunun eritilmesinde önemli bir faktör olacak. Bu gelişmelere ilave olarak SPK’nın Hedef Portföy fonları için de tasfiye kararı alması, fon piyasasında gözden geçirmenin henüz tamamlanmadığını gösterirken ilerleyen süreçte piyasadaki fon sayısının daralacağını işaret ediyor.

Hisse senedi piyasasındaki düşüş sektör bazında takip edildiğinde dalganın boyutu değişebilmekte.

BIST 100 dışındaki hisselerin performansını gösteren BIST Tüm-100 Endeksi haftalık yüzde 10.5 gerilerken, aylık düşüşü yüzde 41.8’e ulaştı. Sığ hisselerdeki geri çekilme devam ediyor. Finansal kiralama ve faktoring tarafında haftalık kayıp yüzde 24.43’ü buldu. Metal eşya, makine, inşaat ve tekstil gibi reel üretimi taşıyan alanlarda yüzde 10’u aşan düşüşler yaşandı.

Buna karşılık haftalık kaybı yüzde 0.36 seviyesinde kalan bankacılık, savunma sanayisinin aldığı siparişler ve kamu kaynaklı işler endeksin daha derin bir çöküş yaşamasını önledi.

TCMB’nin ekim ayı toplantısına dair piyasa anketleri, politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 36 seviyesine çekileceği yönünde. Yüksek faiz ortamının şirket bilançoları üzerindeki finansman yükü sürerken, 1-3 ay vadeli mevduat faizinin yüzde 36.4 düzeyine gerilemesi paranın yön arayışında olduğunu söylüyor. 9 Ekim itibarıyla tahvil tarafına 451.1 milyon dolarlık yabancı girişi olurken, tüketici kredilerindeki büyüme hızının yüzde 14.5 seviyesine çekilmesi reel sektörün çarklarındaki yavaşlamayı öne çıkarıyor. Paranın maliyeti ucuzlamadan sanayi şirketlerinin finansman yarasını sarması zaman alacak.

Borsa, hem içerideki fon tasfiyelerinin açtığı yarayı sarmaya hem de yaklaşan faiz kararıyla yönünü tayin etmeye çalışıyor. Panikle hareket eden yatırımcının uğradığı kayıplar, sermaye piyasalarında risk yönetiminin hayli önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Önümüzdeki günlerde açıklanacak dokuz aylık bilançolar, borcunu yönetebilen ve siparişlerini nakde çevirebilen şirketleri zayıf halkalardan ayıracak. Dalgalanmalar dindiğinde ve fon hareketlerinin dumanı dağıldığında; finansal dengesini koruyan ve küresel pazarlarda rekabet gücüne sahip şirketler öne çıkacak.