ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasıyla bu yıl emtia piyasasında sert dalgalanmalar görüldü. Bu dalgalanmalardan başta değerli metaller olmak üzere tüm emtialar etkilendi.

Bu yılın ilk ayında rekor kıran altın, gümüş ve platin fiyatlarında savaşın başlamasıyla ibre tersine dönerken, paladyum da bu düşüş eğiliminden nasibini aldı. Fed'in 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırımına giderek politika faizini 25 baz puan artışla yüzde 3,75-4 aralığına yükseltmesi ve Fed Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyonla mücadelede kararlılığını vurgulaması bankanın faiz artırımlarına devam edeceğine yönelik öngörülerin güçlenmesine neden oldu.

Bu öngörülerle tahvil piyasalarında satış baskısı hakim olurken, dolara talep arttı. Güçlenen dolar ise değerli metaller üzerindeki satış baskısını tetikledi.

Altın rekorlardan geri döndü

Bu yıla 4 bin 313 dolardan başlayan altının onsu ocak ayında 5 bin 600 doları test ederek rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 12,4 değer kazancıyla 4 bin 849 dolardan tamamlayan ons altının bu yükselişi şubatta da devam etti.

Altının onsu şubat ayını yüzde 8,5 değer kazanarak 5 bin 263 dolardan tamamladı. ABD ve İran arasında yaşanan gelişmelerle değer kaybetmeye başlayan altının onsu mart ayını yüzde 11,32 düşüşle 4 bin 667 dolardan tamamladı. Mart ayında yaşanan bu düşüş 2008 krizinden bu yana en sert aylık gerileme olarak kayıtlara geçti.

Nisanda yüzde 1 değer kaybeden altının onsu, mayıs ayında da yüzde 1,77 geriledi ve mayıs ayını 4 bin 540 dolardan tamamladı. Altının onsu haziran ayını yüzde 11,7 düşüşle 4 bin 7 dolardan tamamladı. Böylece altının onsu yılın ilk yarısında yüzde 7,1 değer kaybetmiş oldu.

Altının onsu, temmuz ayını yüzde 1 artarak 4 bin 44 dolara tamamladı ve 5 ay sonra ilk defa aylık bazda yatırımcısını sevindirdi.

Ağustos ayında yüzde 10 değer kazanarak ocak ayından bu yana en hızlı yükselişini kaydeden altının onsu, eylül ayında yüzde 6,6 azalışla 4 bin 157 dolara indi ve haziran ayından bu yana en sert düşüşünü gerçekleştirdi.

Altının onsu yılın 9 ayında ise yüzde 3,6 değer kaybetti.

Gümüşün onsu yılın 9 ayında yüzde 14,8 azaldı

Yıla 71 dolardan başlayan gümüşün onsu ocak ayında 121,7 dolara kadar çıkarak rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 17,3 artışla 83,3 dolardan tamamlayan gümüşün onsu, yükselişini şubat ayında da sürdürdü.

Şubat ayını yüzde 12,6 artışla 93,8 dolardan tamamlayan ons gümüş, Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle mart ayında sert geriledi. Mart ayında 61 dolara kadar gerileyen gümüşün onsu bu ayı yüzde 19,9 azalışla 75,1 dolardan, nisan ayını da yüzde 1,9 düşüşle 73,7 dolardan tamamladı.

Gümüşün onsu, mayıs ayı sonunda tekrar toparlanarak yüzde 2,2 artışla 75,3 dolara çıkmasına karşın haziran ayında yüzde 22 azalışla 58,7 dolara geriledi. Gümüş, yılın ilk yarısını da yüzde 17,3 kayıpla tamamladı.

Temmuz ayını yüzde 1,7 düşüşle 57,7 dolardan, ağustos ayını yüzde 13,5 artışla 65,5 dolardan kapatan gümüş, eylül ayını ise yüzde 7,6 azalışla 60,5 dolardan tamamladı.

Platinin ve paladyumun onsu da 9 ayda geriledi

Yıla 2 bin 54 dolardan başlayan platinin onsu ise küresel arza yönelik devam eden sıkıntılarla ocak ayında 2 bin 923,3 dolarla rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 6,2 yükselişle 2 bin 182,2 dolarla tamamlayan platinin onsu şubat ayını da yüzde 8,5 artışla 2 bin 366,5 dolardan tamamladı. Mart ayında sert düşen platin bu dönemi artan jeopolitik riskler ve güçlenen dolarla yüzde 17,2 düşüşle 1960,1 dolarla bitirdi.

Platinin onsu, nisan ayında yüzde 1,6 artışla 1991,4 dolara çıkarken, mayıs ayında tekrar düşüşe geçerek 1922,6 dolara geriledi.

Platin haziran ayını yüzde 19,2 azalışla 1553 dolardan tamamlarken, yılın ilk yarısında yüzde 24,4 değer kaybetti.

Temmuz ayını yüzde 6,1 artışla 1648 dolardan, ağustos ayını yüzde 8,9 artışla 1795 dolardan kapattı. Eylül ayını ise yüzde 4,6 kayıpla 1712 dolardan tamamlayan platinin onsu yılın 9 ayında yüzde 16,7 değer kaybetti.

Yıla 1603 dolardan başlayan paladyumun onsu ise ocak ayında yüzde 7 artışla 1713,3 dolara, şubat ayında yüzde 4,4 yükselişle 1788,7 dolara çıktı.

Mart ayında yüzde 17 gerilemeyle 1484,8 dolara düşen paladyumun onsu nisan ayında hafif bir toparlanmayla yüzde 3,3 artışla 1533,9 dolara çıktı. Mayıs ayında ise yüzde 11,4 kayıpla 1359,6 dolara inen paladyumun onsu, haziran ayında yüzde 10,8 azalışla 1212 dolara indi.

Paladyum, yılın ilk yarısında da yatırımcısına yüzde 24,2 kaybettirdi.

Temmuz ayında yüzde 5,6 artışla 1280 dolara, ağustos ayında yüzde 6,5 yükselişle 1363 dolara çıkan paladyumun onsu eylül ayını yüzde 11,1 düşüşle 1211,2 dolardan tamamladı.

Paladyumun onsu yılın 9 ayında yüzde 24,4 değer kaybetti.

"Faizlerin artması piyasadaki likiditeyi azaltan bir unsur"

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, değerli metallerde değer kaybına yol açan önemli etkenlerden bir tanesinin yüksek petrol fiyatları olduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasından kaynaklı jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yukarı çektiğini ifade eden Ergezen, bu durumun tahvil faizlerini de yukarı çektiğini dile getirdi.

Ergezen, enflasyon beklentilerinin güçlü kaldığını, bunun da faizlerin yükselmesine yol açtığını söyledi.

Dolayısıyla merkez bankalarının faiz artırımları​​​​​​​ yaptığını ifade eden Ergezen, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Fed de faiz artırımına gitti ki bundan sonra en az bir faiz artırımı​​​​​​​ daha olacak gibi gözüküyor. Böyle bir ortamda dolayısıyla faizlerin artması piyasadaki likiditeyi azaltan bir unsur. Bunun da küresel büyümede yavaşlamayı meydana getirmesi bekleniyor. Aynı zamanda dolar endeksinin de güçlendiğini görüyoruz. Böyle bir ortamda kıymetli metaller tarafında da satış baskısı devam ediyor çünkü para mevduata gidiyor, faize yöneliyor ki bunu net bir şekilde görüyoruz. Faiz indirimleri başlayıncaya kadar veya faiz indirim beklentileri artıncaya kadar kıymetli metaller tarafında bir yükseliş trendi görme ihtimalimiz düşük. Bu açıdan baktığımız zaman kıymetli metallerde yeniden yukarı yönlü bir seyir görebilmemizin en önemli koşullarından bir tanesi petrol fiyatlarının aşağı gelmesi gibi gözüküyor veya en azından tahvil faizlerinde bir geri çekilmeyi görmemiz gerekiyor."

Tahvil faizinde geri çekilmeyi görmek için petrol fiyatlarında geri çekilme olması gerektiğini, çünkü petrolün enflasyonu artırdığını ve enflasyonun da faizi artırdığını ifade eden Ergezen, bu nedenle savaşın sonlanmasının
kıymetli metallerin yükselmesindeki en önemli katalizör olacağını dile getirdi.