Lagarde’ın ECB’nin resmi internet sitesinde yayımlanan "Avrupa'nın sıcak yazından bir uyarı" başlıklı makalesinde, kıtada yaşanan aşırı hava olaylarının ekonomik ve toplumsal etkileri değerlendirildi.
Bu yaz Avrupa genelinde etkili olan sıcak hava dalgaları, kuraklıklar ve orman yangınlarının ciddi birer uyarı olduğunu vurgulayan Lagarde, ekonomik etkilerin şimdilik sınırlı görünse de iklim değişikliğinin maliyetinin giderek arttığını belirtti.
Lagarde, yaz aylarında 30 binden fazla ek ölüm kaydedildiğini, İspanya ve Fransa'da 400 bin hektarlık alanın yandığını hatırlatarak, Ren ve Tuna nehirlerindeki düşük su seviyelerinin nakliye rotalarını ve nükleer santrallerin soğutma süreçlerini aksattığına dikkati çekti.
Avrupa'nın küresel ortalamanın iki katı hızla ısındığını ifade eden Lagarde, kısa vadeli tablonun riskleri tam yansıtmadığını, Avro Bölgesi'ndeki işletmelerin dörtte üçünün doğanın sunduğu hizmetlere doğrudan bağımlı olduğunu kaydetti.
Lagarde, verilerin sıcak hava dalgalarından iki yıl sonra ekonomik faaliyetlerin yüzde 1,5, kuraklıktan dört yıl sonra ise yüzde 3 daha düşük olduğunu gösterdiğini aktardı.
Ayrıca yetersiz sel korumasının Avro Bölgesi'nin ekonomik üretiminin yüzde 12'sini riske attığını kaydeden Lagarde, afet kayıplarının sadece dörtte birinin sigortalı olduğuna dikkati çekti.
Enerji şoku ve Avrupa için üç öncelik
Orta Doğu'daki savaş kaynaklı enerji şokunun yaz sıcaklarıyla birleştiğini belirten Lagarde, yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde toptan elektrik fiyatlarının geçmiş krizlere göre daha az tepki verdiğini ifade etti.
Buna karşın kuraklığın hidroelektrik ve nükleer kapasiteyi sınırlayarak fiyat baskısı yarattığını ifade eden Lagarde, süreçte sadece güneş enerjisinin normalden iyi performans gösterdiğini bildirdi.
Gerekli yatırımların büyük kısmının özel sektörden gelmesi gerektiğini belirten Lagarde, Avrupa'nın iklim kriziyle mücadele etmesi için üç öncelikli adım sıraladı.
Bu kapsamda ilk olarak iklim risklerine karşı proaktif adımlar atılarak finansal koruma sağlanması ve AB düzeyinde kamu-özel ortaklığına dayalı iklim sigortası kapsamının genişletilmesi gerektiğini vurgulayan Lagarde, ikinci adımda ise altyapı yatırımlarının artırılmasının önemine değindi.
Şebeke modernizasyonu ve depolama kapasitelerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Lagarde, şebekeye yatırılan her 1 avronun sistem maliyetlerinde 2 avrodan fazla tasarruf sağladığına dikkati çekti.
Son olarak bağlantı kolaylığı sunulması çağrısında bulunan Lagarde, firmaların kendi ürettikleri enerjiyi sisteme dahil etmelerini kolaylaştıracak ortak AB kurallarının hızla devreye alınması gerektiğini kaydetti.
Lagarde, haftaya başlayacak Antalya'daki COP31 zirvesinin, vizyonu eyleme dönüştürmek için tarihi bir fırsat olduğunu ve Avrupa'nın gelecek nesiller adına elindeki imkanları bugünden kullanması gerektiğini vurguladı.




