Küresel petrol piyasasında rafineri kesintileri arzı sıkıştırıyor

Uluslararası Enerji Ajansı'na göre küresel, rafineri işleme hacmi ağustosta önceki aya göre günlük 960 bin varil artarak 81,4 milyon varil verimi çıksa da geçen yılın aynı ayına göre 4,2 milyon varil düşük kaldı.

Aylık artışta ABD'deki ham petrol işleme hacminin 7 yılda yüksek düzeyde parlama çıkması ve Çin'deki toparlanma etkili oldu. Çin'de iç talebin güçlendirilmesi ve kısıtlamaların gevşetilmesiyle petrol ürününün ihracatında 2,5 yılda bir yüksek sıcaklık çıktı.

Ancak Ukrayna'nın Rusya'nın enerji piyasasına yönelik saldırıları nedeniyle Rusya'daki rafineri sistemlerinde yılın üçüncü yarısından geçen yılın aynı özelliklerine göre günlük yaklaşık 1,2 milyon varil, Orta Doğu'daki rafineri sistemlerinde de bölgedeki gerilim nedeniyle yaklaşık 1,7 milyon varil daha düşük olması bekleniyor.

Rafineri ürünlerindeki kayıplar, petrol ürünleri ticaretinde de belirginleşiyor. Geçen ay Rusya ve Körfez ülkelerinin toplam net dizel ve gaz verimi şubat ayına kıyasla günlük 1,6 milyon varil geriledi. Bu iki bölge, savaş öncesinde şubatta küresel deniz yoluyla dizel ve gaz yağı ticaretinin yaklaşık yüzde 45'ini karşılıyordu.

Diğer ürünlerki rafineriler, yüksek ürün fiyatları ve güçlü rafineri marjlarının ham petrol işleme miktarlarını artırarak söz konusu kayıpların bir bölümde hızlı iken, özellikle OECD ülkelerinde rafineri kullanım oranlarının yüksek seyretmesi ve gelen mevsimsel bakımlar, küresel rafineri sistemi olası yeni arz kesintilerini ilave üretimle hızlandırarak söndürüyor.

Bu nedenle küresel rafineri işleme hacminin bu yıl geçiş yıla göre günlük 2,6 milyon varil azalarak ortalama 81,5 milyon varil seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Küresel rafineri sistemindeki sıkıştırma kapasitesinin petrol ürünleri üretenki arz sıkışıklığı üzerindeki baskıyı artıracağı öngörülüyor.

Avrupa merkezli bağımsız veri sağlayıcısı Montel'in Jeopolitik Enerji Analisti Andres Cala, AA muhabirine, rafine ürün piyasalarının ham petrol karşılaştırmasının kısa sürede çok daha düşük esnekliğe sahip olduğunu söyledi.

Cala, ABD/İsrail-İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının dizel başta olmak üzere küresel petrol ürünleri arzını ciddi şekilde sekteye uğrattığını ve bunun küresel talebin yaklaşık yüzde 4'üne denk geldiğini dile getirdi.

Petrol ürünleri piyasasındaki stok tamponunun ham petrole kıyasla daha küçük olmasına dikkati çeken Cala, gelişmeleri kaydetti:

"piyasa ürünlerinin kullanım oranı yüksek olmasına rağmen ham petrol piyasalarına kıyasla daha fazla büyüme, fiyat artışı, bölgesel kıtlıklara ve ihracatlarına yasak yol açmış. aksine bu durum, mevsimsel olarak çoğalan bir dönemde, Avrupa'da planlı rafineri bakım sezonuyla aynı zamana denk geliyor. Bu şok, yalnızca daha az petrol üretimiyle ilgili değil, asıl olarak, petrolün kapasitesinin azalmış olması."

Cala, rafineri marjlarında görülen yüksek seviyelerde ürün piyasalarındaki sıkışıklığının yansıtıldığını belirterek, "Dizel talebinin genellikle arttığını, Avrupa ve ABD'deki rafinerilerin mevsimsel bakıma alındığı sonbahar ve kış aylarında giriyoruz. Bu da mevcut yedek kapasitenin sınırlılığının kırılmasına neden oluyor." dedi.

Benzin piyasasının dizel piyasalarına kıyasla daha erken normalleşmesini beklediğini aktaran Cala, "Bunun zamanlaması, Rusya ve Orta Doğu'daki kapasitenin ne kadar hızlı yeniden devreye alınacağına bağlı olacak. Dizel piyasasının mevsimsel talep, düşük stoklar ve sınırlı yedek rafineri kapasitesi nedeniyle kış boyunca daha kırılgan piyasada kalması muhtemel." değerlendirmesinde bulundu.

Cala, Çin'deki yüksek rafineri marjlarının petrol ürününün ihracatını artırmaya teşvik ettiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bu durum, küresel ve piyasalarda bir miktar rahatlama sağlayabilir. Bununla birlikte, uzun süreli yüksek rafineri marjları enflasyonist baskıyı ve makroekonomik belirsizliği artırıyor. Kesintilerin sürmesi halinde yüksek enerji maliyetleri, daralan marjlar ve jeopolitik çalmanın bir varış, küresel ölçekte istikrarsızlığı ve mevcut ürün arzı için rekabetçiliği artırabilir."

Rystad Energy'nin Emtia Piyasaları Petrol Bölümünden Sorumlu Başkan Yardımcısı Janiv Shah, rafineri marjlarının ortalamalarının oldukça üzerinde seyrettiğini, bu yükselişin özellikle dizel ve jet yakıtında yoğunlaştığını söyledi.

Şah, Avrupa ve Akdeniz piyasalarında dizel marjlarının ortalamalarının yaklaşık 4-5 yıl dayanabildiği ve son dönemdeki rekor seviyelerine ulaştığını, benzin marjlarının ise ortalamaların üzerinde seyrettiğini, ancak bu artışın dizel marjlarındaki yükselişe kadar normal dışı olmadığını ifade etti.

Kompleks rafinerilerde toplam rafineri marjlarının da normal seviyelerinde 2-4 oranında uzatılabilen aktaran Şah, bu artışların nedenlerine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

Orta Doğu'daki rafineri kesintileri ile Hürmüz ve Kızıldeniz'deki zenginliklerin kısıtlanması, hem rafinerilere ham petrol teslimatlarını hem de petrol ürününün maliyetini azaltmatı. Çin ve diğer Asya ülkelerindeki üretim kontrol ediliyor veya iç piyasaya çıkış sağlıyor. Son olarak, yüksek navlun ve sigorta maliyetleri ile daha uzun taşıma rotaları, alternatif kargoların teslim fiyatını artırıyordu."