(ANKARA) - Seyyanen Zam Mağdurları Platformu'nun Ankara Sakarya Caddesi'nde düzenlediği basın açıklamasında, "İş emekliye gelince adaletin çarkı dönmüyor, adalet işlemiyor. Bizim burada toplanmamızın sebebi budur. Gerek Anayasa Mahkemesi'ne, seyyanen zam davasının bir an önce karara bağlanması için; gerekse istinaf mahkemesine, TÜİK'in asılsız veri davasının bir an önce karara bağlanması için çağrıda bulunuyoruz" denildi.

Seyyanen Zam Mağdurları Platformu, "Para için değil, onurumuz için!" sloganıyla ülke genelinde eş zamanlı basın açıklamaları düzenledi. Ankara'da Sakarya Caddesi'nde toplanan emekli memurlar, "Hükümet istifa" sloganı atarak, "Fakirlik emeklinin kaderi olmamalı", "Onurumuz için buradayız" ve "Açlığa mahküm edilmek istemiyoruz" yazılı dövizler taşıdı.

"Emekli susmuyor, seyyanen zam hakkını istiyor" pankartı arkasında toplanan emeklilere, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu da destek verdi. Açıklama öncesinde, Anayasa Mahkemesi önünde intihar eden emekli polis memuru Ali Şekeroğlu için saygı duruşunda bulunuldu.

Platform adına basın açıklamasını, seyyanen zam davasının avukatlarından Ali Erdem Gündoğan yaptı. Gündoğan, neden seyyanen zam davası açtıklarını ve bugüne kadar yaşanan süreci hatırlatarak şunları kaydetti:

"Biliyorsunuz, Türkiye'de her ne kadar tek çatı altında sosyal güvenlik kurumları birleştirilmişse de SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı fiilen olarak ayrıdır. SSK'yla Bağ-Kur emeklileri, TÜİK'in açıklamış olduğu TÜİK enflasyonu üzerinden emekli zamlarını almaktadırlar. Memur emeklileri, memurlar ise kamu görevlilerinin tabi olduğu iki yılda bir yapılan toplu iş sözleşmesine göre alınır. ve bu toplu iş sözleşmesinde memura verilen zammın aynısı memur emeklisine de verilir. ve bugüne kadar 2023 dışında yapılan tüm zamlar aynısı memur emeklisine de verilmiştir. 2023 yılında ise çalışan memura 8 bin 77 TL seyyanen zam verildi. Kanun gereği bu emekli memura da verilmesi gerekirken, kanuna, hukuka aykırı şekilde bu kesintiye, seyyanen zamdan damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz diye cümle eklenmesinden dolayı memur emeklisinin yasal hakkı olduğu halde zamdan faydalanamadı.

Bunun üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz adına Ankara 9. İdare Mahkemesi'ne dava açmıştık. Dava kabul görmedi. Daha sonra İstinaf Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk. Anayasa Mahkemesi, kabul edilebilir şartlarını taşıdığından bölüme sevk etti. ve biz de bunun bir an önce karara çıkması için uğraşıyoruz. Neden karara çıksın? 2023 yılında 8 bin 77 TL olan o seyyanen zam, bugün her altı ayda bir artarak 25 bin 200 TL'ye gelmiştir. Toplamda ise 1 milyon TL'yi geçmiştir. Dolayısıyla memur emeklisi her ay 25 bin TL eksik maaş alıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan da 1 milyona yakın bir alacağı vardır. TÜİK'in asılsız veri davasıyla ilgili bir davamız vardı. SSK, Bağ-Kur emeklileri adına yine Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz adına Ankara İdare Mahkemesi'ne asılsız veri davası açılmıştı. TÜİK'in açıklamış olduğu enflasyon verilerinin ENAG, İTO, diğer sendikaların açıklamış olduğu enflasyon verilerinden çok düşük olmasından dolayı bu verilerin iptaliyle ilgili dava vardı. Ankara İdare Mahkemesi üç defa TÜİK'ten verileri istediği halde TÜİK verileri vermediği için mahkeme yeniden enflasyonu hesaplayamadığından başvuruyu kabul etmemişti. Bu dava şu anda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nde bir buçuk yıldır istinaf incelemesi bekliyor. Yani bir buçuk yıldır istinaftan çıkmadı bu dava. İş emekliye gelince adaletin çarkı dönmüyor, adalet işlemiyor. Bizim burada toplanmamızın sebebi budur. Gerek Anayasa Mahkemesi'ne, seyyanen zam davasının bir an önce karara bağlanması için; gerekse istinaf mahkemesine, TÜİK'in asılsız veri davasının bir an önce karara bağlanması için çağrıda bulunuyoruz."

"İLLA HERKES CANINA KIYMAK ZORUNDA MIDIR?"

Gündoğan'ın ardından söz alan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım da şöyle konuştu:

"Emekliler lütuf istemiyor, sadaka da istemiyor. Hiç kimse, başta iş başındaki hükümet ve Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere, halka yanlış ve yanıltıcı bilgi vermemelidir. Burada bugüne kadar devlet memurlarında çalışanlar ne aldıysa emeklilerine de aynı zamlar verilmiştir. Ta ki 2023 yılında, 15 Temmuz'daki 8 bin lirayla başlayan ama bugün 25 bin lirayı aşan aylığa yansıyan rakamın emeklilere verilmeyene kadar. Burada sorun şudur: Cumhurbaşkanı kürsülerden ve mikrofonlardan emeklilere de bu zammın verileceği sözünü vermiştir. Bir ülkenin başındaki, devletin en başında bulunan kişi kürsüden bir söz veriyorsa o sözü tutacak, sözün gereğini yerine getirecek. Ali Şekeroğlu, herkesin gözünün önünde ne yazık ki canına kıymıştır. İlla herkes silahla ya da başka bir şeyle canına kıymak zorunda mıdır? Geçmişte Fırat Nehri'nde kaybolan bir koyundan bile devlet sorumludur anlayışı hakimken, hayatını kaybeden, hayatını bitiren bir emeklisini yaşatamayan Ali Şekeroğlu'ndan kim sorumludur? Bunun hesabını birileri vermelidir. Hiçbir şey yokmuş gibi kimse davranamaz.

Bir kişi hayatını kaybediyorsa bunun gerekçesini oluşturan hangi bakansa, hangi yetkiliyse bunun hesabını vermelidir. Elbette bunun hesabı hukuk zemininde sorulacaktır. Buradan hükümete, Anayasa Mahkemesi'ne, ilgili bütün kurumlara sesleniyoruz. Emeklinin sesini duyun. Emeklinin geçim mücadelesini görün. Emeklinin mağduriyetinin giderilmesi yönündeki tüm meşru talepleri bir an önce yerine getirin. Bilinsin ki bu mücadele, bu haklar kazanıncaya kadar bitmeyecek. Seyyanen zam hakkı da emeklilerin ellerinden alınmış, çalınmış, yok edilmiş tüm hakları da alınana kadar bu kavga, bu birlik içerisinde, bu platform eşliğinde sürecektir. Dayanışma ve kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. Herkes duysun ki son sözümüz: Mücadelemiz para için değil, onurumuz için."