Buse Güngör | CNNTurk.com Muhabiri

Türkiye'de bazı fonların tasfiye sürecine ilişkin yürütülen soruşturmanın ülkenin kredi notunu nasıl etkileyeceği merak konusu olurken, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings'ten konuya ilişkin açıklama geldi. S&P Global Ratings, sürecin sınırlı kalması halinde Türkiye'nin kredi notu üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşmasını beklemediğini açıkladı. Kuruluş yetkilileri, makamların aldığı önlemleri "hızlı ve ikna edici" olarak nitelendirdi. Sürecin şu ana kadar finansal sistemin geneline yayılmadığı belirtildi.

FON SORUŞTURMASI FİNANSAL SİSTEME YAYILDI MI?

S&P Global Ratings'in değerlendirmesine göre, fon soruşturmasının ardından döviz kuru, bankaların likiditesi ve dövize yönelim açısından belirgin bir olumsuz tepki görülmedi. Kuruluş, yaşanan sürecin şu aşamada daha geniş bir finansal istikrarsızlığa dönüştüğüne ilişkin belirgin bir kanıt bulunmadığını ifade etti. S&P, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3'e yakın büyümesini bekliyor. Yıllık ortalama enflasyon tahmini ise yüzde 30 seviyesinde.

REZERVLERDEKİ TOPARLANMA KREDİ NOTUNU DESTEKLİYOR

S&P Global Ratings, Türkiye'nin kredi notu açısından Merkez Bankası rezervlerinin önemli parametrelerden biri olduğuna dikkat çekti. Rezervlerin yılın başında yüksek seviyelerde olduğu, daha sonra enerji fiyatlarındaki artış ve bölgedeki gelişmelerin etkisiyle rezervlerin bir bölümünün kullanıldığı belirtildi. Ancak rezervlerde daha sonra toparlanma yaşanmasının kredi notunu destekleyici nitelikte olduğu ifade edildi.

HANEHALKININ LİRAYA YÖNELİMİ TAKİP EDİLİYOR

S&P Global Ratings'in dikkat çektiği bir diğer başlık ise hanehalkının tasarruf tercihi oldu. Kuruluş, jeopolitik gelişmelere, yüksek enerji fiyatlarına ve fon soruşturmasına rağmen hanehalkının liraya yönelik tutumunun güçlü kaldığını belirtti. Dövize yönelimde yeni bir artış işareti görülmediği ve finansal sistemde dolarizasyonun yeniden yükseldiğine ilişkin belirgin bir işaret bulunmadığı kaydedildi. Türkiye'ye ilişkin yeni kredi notu değerlendirmesinin 16 Ekim'de yayımlanması bekleniyor.

Ekonomist Muhammet Bayram, S&P Global Ratings'in açıklamalarını değerlendirdi. Bayram, fon soruşturması kapsamında alınan önlemlerin hızlı şekilde devreye sokulduğunu ve sürecin kontrol altına alınabildiğini söyledi:

“Bu finansal sistemin çok küçük bir parçasının cevabı bu S&P Global'de yapılan açıklamaya bağlayabiliriz. Yapılan açıklamaya göre 'fon soruşturması kapsamında otoritelerin yani devletimizin ortaya koyduğu düzenlemelerin ve politika tepkisinin yani anında alınan önlemlerin hızlı ve iddia edici olduğunu belirterek kontrol altına almayı başardılar ve daha geniş şekilde finansal sisteme olumsuz bir etkisi olmadı' açıklaması var. Yani devletimizin aslında ilk fondan itibaren hızlı şekilde müdahale etmesi ve bu yayılma riskini önlemesiyle birlikte finansal sistemin geneline çok büyük bir etkisinin olmadığını kendileri ifade ediyor. Yine aynı şekilde çok izole bir durum olduğundan bahsederek 'Türkiye'nin döviz kuru dolarizasyon finans ve bankacılık yönünde incelediğimizde çok fazla bir tepkisi olmadı' diyor. Aslında buradaki fon krizinin genele yayılmadığını, borsadaki düşüşün de kısmi olarak şu ana kadarki ilk tepki olduğunu, önümüzdeki zamanlarda bunun olumluya döneceğine ilişkin açıklamaları var. Yine henüz bunun önemli makro etkilerinin olmayacağını ve buna ilişkin de belirgin bir kanıt görmediğini ifade etti. Yani buradaki yayılma ve bulaşma riskinden bahsetmişti. Yani buradaki oluşan bir şey diğer finansal sistemi etkiler mi? Borsa daha büyük çöküntü olur mu? Faizlerimizde, değer tahvillerinde herhangi bir sorun olur mu? Aslında cevabı bu. Henüz bunun önemli makro etkilerinin olacağına ilişkin belirgin bir kanıt görmediğini ifade etti ki şu anda ayın 15'inden itibaren bugüne kadar geçen zamanda olay ortaya kondu. Hızlı bir şekilde müdahale edildi ve dün yapılan açıklamaya göre zaten 1 milyona kadar herkese ödeme yapılacağı bahsedildi. Yani aslında olay şu anda kontrol altında olduğunu söyleyebiliriz.”

GÖZLER 16 EKİM'DEKİ KREDİ NOTU DEĞERLENDİRMESİNDE

S&P Global Ratings'in 16 Ekim'de yapacağı yeni değerlendirmeye de değinen Bayram, kredi derecelendirme kuruluşlarının özellikle Merkez Bankası rezervlerini yakından takip ettiğini söyledi:

“Burada BB negatifi B'ye çevirmişti S&P Global ve bizim not görünümünü durağan olarak belirtmişti. Şimdi bu gibi kuruluşların asıl baktığı nokta net döviz rezervi, brüt döviz rezervi yani Merkez Bankası rezervleri. Bu hakkında aslında yorum yapmış. Çünkü Merkez Bankası aslında bu notu verirken Merkez Bankası ortalamada rezerv olarak yüksekti. Yani Ocak ve Şubat ayına bakalım, İran krizi patlamadan önce rezervlerimiz bir hayli yüksekti. Rezerv yeterliliği kredi notu açısından en önemli parametrelerden biri olduğunu belirterek yapılan yetkili Türkiye bu yıla rezerv olarak çok yüksek bir seviyeden başladı. Rezervler rekor seviyedeydi. Bu kendi S&P Global'in açıklaması. Merkez Bankası enerji fiyatlarının artışından kaynaklanan olumsuz etkileri kontrol altına almak için, ki İran'daki Hürmüz Boğazı'ndaki kesim tüm dünyayla beraber bir de etkiledi, rezervlerin bir kısmı kullanıldı ancak daha sonra bunun bir kısmı yerine kondu. Yani rezervler tekrar toparlanma oldu. Dolayısıyla rezervler brüt seviye açısından Ocak-Şubat seviyelerinin biraz altında ancak rezervlerdeki toparlanma kredi notunu destekleyici nitelikte. Yani aslında diyor ki; Ocak-Şubat'ta rezervleriniz iyi bir konumdaydı. Ocak-Şubat'tan sonra İran krizi patladı. Aslında olumsuz değerlendirebilirim ama sizin buna rağmen rezervlerinizde toparlanma var. Bu toparlanma kredi notunu destekleyici nitelikte.”

"FON KRİZİ 22 EKİM'E KADAR NETLEŞMİŞ OLUR"

Bayram, 16 Ekim'deki kredi notu değerlendirmesinin yanı sıra Merkez Bankası'nın 22 Ekim'deki faiz kararının da piyasalar açısından önemli olacağını belirtti:

“Yani S&P Global tekrar not değerlendirmesinde neye bakacak? Fon kriziyle alakalı hemen önlem aldık. 1 milyon TL'ye kadar ödeme yaptık. Bugün de bakın KOBİ'lerin kredi genişlemesi oldu. Yani devletimiz Merkez Bankası KOBİ'lere, küçük işletmelere daha fazla kredi verebilsin diye bir ön açtı. Merkez Bankası'nın 22 Ekim'de de bir faiz kararı var. Yani fon krizi bence 22 Ekim'e kadar artık iyice netleşmiş olur. Bir faiz indirimine gidilmesi bana göre sürpriz olmaz. Çünkü piyasanın çok küçük bir bölümünde bu var.”

S&P'NİN TAKİP ETTİĞİ BİR DİĞER BAŞLIK: HANEHALKI

Bayram, S&P Global Ratings'in ülke notu açısından hanehalkının davranışını da yakından takip ettiğini belirtti:

“Ülke notu açısından son birkaç yıldır odaklandığımız bir başka konuda hane halkının davranışıdır. Yani diyor ki hane halkı hala lirayı ve lira cinsinden varlıkları, banka mevduatını tercih edecek yoksa dönüp dövize mi kaçacak? Bu şu anda kilit önemde bir değişken oldu. Ortadoğu'daki jeopolitik gelişmeler, yüksek enerji fiyatları, fonla ilgili sürece rağmen hane halkı liraya yönelik tutumu oldukça güçlü kaldı. Bakın buna rağmen S&P Global diyor ki, 'yüksek enerji fiyatları olmasına rağmen, fon krizi olmasına rağmen hane halkı liraya yönelmedi yani döviz liraya yöneldi, dövize yönelmedi' diyor. Bu da dolarizasyon yeniden yükselişe ilişkin tek bir işaret görmüyoruz. 'Finansal sistem dolarizasyonu artmadı' diyor.”

Bayram, S&P'nin değerlendirmesinin vatandaş açısından nasıl okunması gerektiği konusunda ise piyasalarda güven unsurunun önemine dikkat çekti:

“Yani S&P Global diyor ki; enerji fiyatının yükselişine rağmen rezervlerin azalmasına rağmen rezervler yerine kondu. Hane halkı da bu sistemin bu küçük oluşan riskin genele yayılmayacağını gördü ve dolara kaçmadı. Yani benim buradan anladığım, biz 22 Ekim'de eğer faiz indirimi yaparsak S&P Global de bunu görüp bir not artışına gidebilir.”

Bayram, fonlara yatırım yapan kesimin yaşanan süreçte devlete duyulan güven açısından önemli bir konu olduğunu da söyledi:

“S&P Global görünümün olumlu olduğunu ve yabancı yatırımcının giriş yapabileceğini açıklıyor. Ama halkımız nezdinde baktığımızda fona yatıranlar ve fona para yatırmayanlar olarak bunu ayıralım. Fona para yatıranlar 456 bin kişi ama kısıtlı da olsa devletimizin hep ilgilendiği kesim. Hep azınlık kesim oldu. Gelir seviyesi düşük olan kesim. Çiftçimiz, memurumuz, emeklimiz... Sayın Cumhurbaşkanımızın aslında il başkanları toplantısında açıkladığı şey neydi? Kenar mahalledeki vatandaşlarımızın, aslında ilgisi önemli olduğunu söylemişti. Bakın devletimizin ilgilendiği kesim bu. Yani genelde bir sorun yok. Vatandaş dolara kaçmamış. Ama hala Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Devlet Bahçeli hala ne diyor? 'Bizim için önemli olan azınlık kesim' diyor. Şimdi burada fona para yatıran azınlık kesimin güvenini nasıl sağladık? Yani burada önlem alındı. Hemen nasıl ön alındı? Bakın günlük ihtiyaçlarını karşılamak için sabahtan fona yatırıp öğleden sonra parasını çekip bu ihtiyaçlarını giderecek kesim vardı. Devlet dedi ki; 1 milyon liraya kadar ödeme yapıyorum. Ama diğer vatandaşlar şunu görmek istiyor; burada olay devlete duyulan güven. Burada herhangi bir sıkıntı yok. Ama burada vatandaşların bir gönül kırgınlığı olabilir.”

"HUKUK ÖNÜNDE CEZALARIN ÇEKİLMESİ İSTENİYOR"

Bayram, yaşanan süreçte vatandaşın beklentisinin hukuki sürecin tamamlanması olduğunu savundu:

"Sayın Cumhurbaşkanımız ne dedi? Bakın 'kibir tuzağına düşen olabilir. Başka tuzaklara düşen olabilir. Yorulan kenara çekilsin' dedi. Aslında Sayın Cumhurbaşkanımız diyor ki: 'Bu millet, bu halk, bu vatandaş azınlık buradaki aslında kimsesizlerin sesi olan bizlerdik. Hala da bizleriz. Bakın bizi önemseyenler bunlar. Sizin bu yaptığınız hareketler yakışmadı' dedi. Aslında tabanda AK Parti'nin tabanda vatandaşın görmek istediği suçluların hukuk önünde bu cezaları çekmesi. Kim olursa olsun. En yakınındaki kişi de olabilir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, partide önemli görevlerde birisi de olabilir, siyasetçi de olabilir, başka siyasi partilerden de bu arada olabilir. Bunların tamamının, vatandaşın malına el uzatanın cezasını çekmesi. Bu noktada aslında bu gönül kırgınlığının alınmasıyla birlikte burada önemli olan sorun ortadan kalkacaktır.”

Fon Kurulu'nun ikinci toplantısının da gerçekleştirildiğini belirten Bayram, toplantıda geri ödeme sürecine ilişkin kararların önem taşıdığını söyledi:

“Bugün fon kurulunun ikinci toplantısı yapıldı. Burada alınan kararlar çok önemliydi. Burada dendi ki geri ödeme nasıl yapılacak? Yani 1 milyon TL hemen ödenecek.”

BORSADAKİ YATIRIMCIYA "PANİK YAPMAYIN" MESAJI

Bayram, fon soruşturması kapsamındaki iddialardan bağımsız olarak borsadaki diğer hisselerde yaşanan kayıplara ilişkin de değerlendirmede bulundu.

Küçük yatırımcının panikle satış yapmasının piyasadaki hareketleri etkileyebileceğini savunan Bayram, yatırımcıların sakin kalması gerektiğini söyledi:

“Eğer küçük yatırımcı sakin kalmazsa zaten büyük yatırımcı buradan onların sattığı hisseleri alacak. Aşağıdan topluyorlar. Başkaları aşağıdan toplayacak. Buna müsaade etmemeli. Borsa inanılmaz düşük seviyede. Bir paraları varsa borsaya bu seviyeden giriş yapılmalı. Hemen 1 milyon TL'nin geri ödenmesiyle birlikte yükselişe başladı. Yabancının girmesiyle beraber borsa rekora koşacak.”