Madencilik yatırımcısı ve Fiore Group Üst Yöneticisi Frank Giustra, ABD'nin artan kamu borcu ve doların uluslararası sistemdeki konumuna ilişkin endişelerin altın ve diğer emtialara yönelimi destekleyebileceğini belirtti. Giustra, borç yükünün ilerleyen dönemde dolar kaynaklı bir para krizini tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Giustra, 2026 New Orleans Yatırım Konferansı'nda Daniela Cambone ile gerçekleştirdiği söyleşide, ABD'de 3 Kasım'da yapılan ara seçimlerin Washington'daki siyasi dengeleri değiştirse de temel ekonomik sorunları çözmesinin beklenmediğini ifade etti.

FAİZ GİDERİ 2 TRİLYON DOLARA ÇIKABİLİR

ABD'nin kamu borcunun 40 trilyon doları aştığını ve yılda 2 trilyon dolardan fazla arttığını belirten Giustra, iki büyük siyasi partinin de mali sorunları çözmek için yeterli irade ortaya koymadığını savundu.

Giustra'nın aktardığına göre ABD hükümetinin yıllık faiz giderleri yaklaşık 1,3 trilyon dolara ulaştı. Giustra, kamu borcunun ortalama faizinin yüzde 3,6'dan yüzde 5'e yükselmesi halinde bu giderin 2 trilyon dolara çıkabileceğini öngördü.

Artan borç karşısında ABD yönetiminin yeniden parasal genişlemeye başvurabileceğini belirten Giustra, önceki programlardan daha büyük ölçekli bir uygulamanın gündeme gelebileceğini dile getirdi. Hükümetlerin sermaye kontrolleri, tasarruf faizlerine sınırlamalar ve devlet tahvillerine talebi artıracak düzenlemeler gibi finansal baskı politikalarına yönelebileceğini de savundu.

MERKEZ BANKALARINDAN 321 TONLUK ALTIN ALIMI

Giustra, bu ortamda altının uluslararası para sistemindeki rolünün güçlenebileceğini söyledi. Özellikle Çin ve Küresel Güney ülkelerindeki merkez bankalarının dolar bağımlılığını azaltmak amacıyla altın rezervlerini artırdığına dikkat çekti.

Dünya Altın Konseyi'nin 2026 üçüncü çeyrek Altın Talep Eğilimleri raporuna göre merkez bankaları ve diğer resmi kuruluşlar, bu dönemde rezervlerine net 321 ton altın ekledi. Yıllık bazda yüzde 42 artan alımlar, 2024'ün son çeyreğinden bu yana en yüksek üç aylık seviyeye ulaştı.

Yılın ilk dokuz ayında merkez bankalarının altın alımı, 2025'in aynı dönemine göre yüzde 6 artarak 675 ton oldu. Üçüncü çeyrekte toplam altın talebi ise 1.369 ton olarak gerçekleşti.

Fiziki altının ülkeler arasındaki ticaretin mutabakatında kullanılabileceğini belirten Giustra, Çin'in Hong Kong başta olmak üzere farklı bölgelerde fiziki altın kasaları geliştirmesine işaret etti. Malezya, Singapur, Riyad, Dubai ve İsviçre'yi de bu altyapılar için değerlendirilebilecek merkezler arasında saydı.

Bireysel yatırımcılar açısından fiziki altını finansal ürünlere tercih ettiğini söyleyen Giustra, gümüşü de sanayi kullanımının yanı sıra hisse senedi yatırımları bakımından fırsat olarak değerlendirdi.

BAKIRDA 5 İLA 7 YIL İÇİNDE ARZ AÇIĞI BEKLENTİSİ

Giustra, sanayi metalleri arasında en belirgin yatırım fırsatını bakırda gördüğünü ifade etti. Uzun süredir yetersiz kalan yatırımların, maden cevherlerindeki tenör düşüşünün ve yeni madenlerin devreye alınmasının uzun sürmesinin arzı kısıtladığını belirterek, önümüzdeki 5 ila 7 yılda yüzde 30'a varan arz açığı oluşabileceğini öngördü.

Yapay zeka altyapısı, veri merkezleri, elektrik şebekelerinin yenilenmesi, elektrikli araç üretimi ve büyük ölçekli yeniden inşa projelerinin bakır talebini destekleyeceğini söyledi. ABD'de 1960'lı ve 1970'li yıllarda tasarlanan elektrik şebekesinin yenilenmesi için gelecek 20 yılda yaklaşık 5 trilyon dolarlık yatırım beklendiğini belirten Giustra, bu sürecin bakır tüketimini artırabileceğini dile getirdi.

Jeopolitik rekabet nedeniyle ülkelerin stratejik kaynaklara doğrudan erişim sağlamaya çalıştığını savunan Giustra, Latin Amerika'nın ABD için önemli bir tedarik bölgesi haline gelebileceğini söyledi. Peru, Ekvador ve Kolombiya ile yürütülen diplomatik temaslara dikkat çekti. Kolombiya'daki büyük ölçekli bakır porfiri projesi nedeniyle Copper Giant Resources şirketini de beğendiği yatırımlar arasında gösterdi.

KÜRESEL BORÇ VE EŞİTSİZLİK UYARISI

Uluslararası Kriz Grubu Eş Başkanı da olan Giustra, 2008 finansal krizinden bu yana servetin giderek daha fazla üst gelir gruplarında biriktiğini savundu. Konut, gıda, eğitim ve sağlık harcamalarındaki artışın orta ve düşük gelirli haneler üzerindeki baskıyı artırdığını, ekonomik eşitsizliğin toplumsal huzursuzluk riskini yükselttiğini ifade etti.

Küresel borcun yaklaşık 365 trilyon dolara ulaştığını kaydeden Giustra, mevcut para sisteminin kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecinden geçebileceğini öne sürdü. Bu dönüşümün uluslararası koordinasyondan ziyade bir krizle tetiklenebileceğini savundu.

ONS ALTIN 4.069,63 DOLARDAN KAPANDI

Uluslararası piyasalarda spot altının ons fiyatı, önceki kapanışa göre yüzde 0,43 düşüşle günü 4.069,63 dolardan tamamladı. Önceki seansı 4.087,15 dolardan kapatan ons altında 17,52 dolarlık gerileme kaydedildi.