Maddalena Falchi, 102 yıllık ömrüne karşın hayatında birkaç ukde kaldığını samimiyetle dile getiriyor. Bunlardan biri, efsanevi Le Mans 24 Saat yarışını yerinde izleyememiş olmak. En sevdiği pilot Michael Schumacher olan Maddalena'nın diğer iki büyük tutkusu ise at binmek ve nakış işlemek. Hayatının büyük bir bölümünde ağır bir sigara tiryakisi olmasına rağmen Maddalena, istatistiksel olarak çok az kişinin ulaşacağı bir yaşa geldi.Üstelik kendisi gibi olağanüstü yaşlara ulaşan tek kişi o değil.

Doğup büyüdüğü Sardinya'nın bu dik yamaçlı dağ köyünde uzun yaşam, neredeyse bir gelenek halini almış durumda. Bundan birkaç yıl önce uzun yaşamı araştıran bir grup bilim insanı bölgeyi ziyaret ettiğinde, Maddalena'nın köylüsü olan 101 yaşındaki Giovannina Marras’a yemeklerini kimin hazırladığını sormuştu. İtalya'nın önde gelen gazetelerinden Corriere della Sera’da yer alan habere göre, Giovannina bu soruya biraz da sitemle, Her şeyimi kendim pişiriyorum! yanıtını vermiş ve iddiasını kanıtlamak için araştırmacıları ısrarla öğle yemeğine alıkoymuştu.

Şimdilerde araştırmacıların yayımladığı çalışma sonuçları, yaklaşık 2.300 nüfuslu bu tenha yerleşimin uzun yaşam haritasına yepyeni bir ‘sıcak nokta’ olarak eklenebileceğini gösteriyor.Frontiers in Aging dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Bolotana'da yaşayan 70'li yaşlarındaki bir kadının 100. yaş gününü kutlama olasılığı tahminen yüzde 13,8 civarında.

Bir başka deyişle, neredeyse her 7 kadından biri asırlık çınar oluyor. Bu oran, ülke geneli olan yüzde 3,5'in katbekat üzerinde. Dünyada kadın uzun yaşam oranında Bolotana'nın önünde yer alabilen tek yer ise Hong Kong. Sardinya, dağlık Ogliastra ve Nuoro bölgeleriyle zaten 100 yaşını aşan erkek nüfusu sayesinde dünyada uzun yaşamın simgesi olan ‘Mavi Bölge’ unvanını elinde tutuyordu.

Ancak bu bölgeye yaklaşık 110 kilometre uzaklıktaki Bolotana'da dizginler kadınların elinde. Köyün hayatta olan altı asırlık sakininin tamamı kadınlardan oluşuyor: 1924 doğumlu Maddalena Falchi ve Antonia Giglio; 1925 doğumlu Giovannina Marras ve Pietrina Serra; 1926 doğumlu Filomena Scarpa ve Giuseppa Piras. Üstelik bu liste yakında uzayabilir.

Belediye Başkanı Francesco Manconi, önümüzdeki aylarda iki sakinin daha 100. yaşını kutlamaya hazırlandığını müjdeliyor: Bu gerçekten olağanüstü bir durum. Onlar bizim tarihimizi ve kültürel kimliğimizi temsil ediyor; bu mirası korumak ve yaşatmak bizim görevimiz. Kasabamızdaki yaşam kalitesinin en somut göstergesi olan bu durumun, sadece turistleri değil yeni sakinleri de buraya çekmesini umuyoruz.

Peki bu olağanüstü uzun yaşamın sırrı ne?Belediye Başkanı Manconi, bir bilim insanı olmadığını vurgulayarak ilk ipucu olarak yemek masasını gösteriyor: Beslenmemiz bolca tahıl ve sebze içeriyor. Etlerimiz ise entansif besi çiftliklerinden değil, serbest dolaşan hayvanların otlaklarından geliyor. Yerel anlatılara göre kasaba halkı; günlük taze meyve ve sebzenin yanı sıra zeytinyağı, patates ve makarnayı cömertçe tüketiyor.

Köy evlerinde uzun yıllar boyunca kendi ekmeklerini pişirebildikleri odun fırınları kullanılmış.Kuru fasulye ve nohut gibi lif bakımından zengin baklagiller sofraların vazgeçilmezi. Yüksek lifli bu gıdalar, sindirim sistemi hastalıklarının ve bağırsak kanserinin önlenmesine yardımcı olurken, kötü kolesterolü (LDL) düşürerek kalp krizi ile felç riskini azaltıyor.

Kalp sağlığını destekleyen yağ asitleri açısından zengin deniz ürünleri de yine sık tüketilen gıdalar arasında. Kırmızı etin ise Bolotana'da oldukça ölçülü tüketildiği belirtiliyor. Ancak bu durum sakinlerin tatlı kaçamaklarından tamamen uzak durduğu anlamına gelmiyor. Örneğin, baharatlarla çeşnilendirilmiş, bal veya üzüm pekmeziyle tatlandırılmış geleneksel Sardinya bisküvisi mustazzoli, en sevilen lezzetlerden biri.

Ayrıca yörenin koyun sütünden yapılan sert ve tuzlu peyniri pecorino da mutfağın baş tacı. Pecorino; durum buğdayından yapılan irmik hamurunun altın sarısı olana dek kızartılıp üzerine bal gezdirilmesiyle hazırlanan meşhur tatlı seadasın da ana malzemesi. Araştırmacılar, Bolotana’daki kadınların uzun ömrünü sadece beslenme düzeniyle açıklamanın yetersiz olduğunu belirtiyor.

İtalya'daki Sassari Üniversitesi ve ABD'deki Birmingham Alabama Üniversitesi öncülüğündeki uzmanlar, fiziksel aktivitenin de kilit bir rol oynadığı görüşünde.Bolotana'da hiçbir spor salonu bulunmuyor, ancak kasabalıların buna ihtiyacı da yok. Marghine dağlarının altındaki dik yamaçlara kurulan köyde yaşamak; tarlalara gitmek, komşuları ziyaret etmek ve günlük işleri halletmek için zaten uzun mesafeler yürümeyi gerektiriyor.

Belediye Başkanı Manconi, Yaşlılarımız tarlalara ulaşmak için her zaman çok yürürlerdi, günde 20 kilometreyi bulan yürüyüşler yaparlardı. Ve rahatlıkla söyleyebilirim ki bunu en çok yapanlar kadınlardı diyor.Araştırmacılar ayrıca bölgedeki sıkı toplumsal bağların da ömrü uzattığına inanıyor. Araştırma ekibinden Illinois Chicago Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu Profesörü Stuart Jay Olshansky, İnsanların birbirine göz kulak olduğu, birbirine kenetlendiği bir topluluk söz konusu değerlendirmesinde bulunuyor.

Çalışmanın lideri, Sassari Üniversitesi'nden Prof. Giovanni Mario Pes de bu tespiti doğruluyor. Kendisi de bir Sardinyalı olan Prof. Pes’in dedesi 110 yaşına kadar yaşamış, annesi ise 100 yaşını geride bırakmış.Prof. Pes, Bolotana'daki kadınların uzun yaşam oranının Batılı kadınların çoğundan üç kat daha yüksek olması büyüleyici derken, köydeki kadınlar arasındaki ilişkilerin ne kadar canlı ve gerçek olduğuna dikkat çekiyor.

Halen kız kardeşiyle birlikte yaşayan Giovannina Marras’a yaptığı ziyareti hatırlatan Pes, Birlikte yaşıyorlar, birlikte yemek pişiriyorlar ve birbirleriyle çok rahat iletişim kuruyorlar. Zihinsel gerilemeye dair en ufak bir belirti dahi yoktu” diyor. Araştırmacılar çalışma kapsamında 1900 ile 1925 yılları arasında doğan kasaba sakinlerinin kayıtlarını inceledi.

Bu gruptan 38 kişinin 100 yaşın üzerinde yaşadığı tespit edildi ki bu sayı, İtalya ulusal ortalamasının yüzde 57 üzerinde bir başarıya işaret ediyor. Prof. Pes, En önemli nokta şu ki; 25 yılı aşkın bir süredir ilk kez Sardinya’daki geleneksel Mavi Bölge’nin dışında kalan yeni bir uzun yaşam merkezi keşfettik ifadelerini kullanıyor.Yazarlar, Bolotana'nın resmi olarak Mavi Bölge statüsü kazanması için henüz erken olduğunu vurgulasa da elde edilen bulgular insanların nasıl daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürebileceğine dair ilham verici ipuçları sunuyor.