Finans Analisti İslam Memiş’in altına dair değerlendirmeleri şöyle;
Son durum yine bu hafta küresel piyasaların odağındaki Amerika Merkez Bankası (Fed) faiz kararıyla şekillendi. Fed, piyasa beklentisi doğrultusunda faizlerde bir değişikliğe gitmeyerek pas geçti. Buna rağmen altın fiyatları haftayı düşüşle tamamlıyor. Şu an uluslararası piyasalarda ons altın 3.990 dolar, gram altın ise 6.416 lira seviyesinde işlem görüyor. Normal şartlarda Fed'in faizleri sabit bırakması altın fiyatlarını yükseltmesi gerekirken, piyasa yine düşüşle kapanıyor.
Muhtemelen altın bir miktar daha geri gelecek ve yatırımcının bir süre daha beklemesi gereken bir döneme girmiş bulunuyoruz.
Bu tabloda kazanan taraf çok net belli. Özellikle petrol fiyatlarının bugünlerde 115 dolar seviyesinde olduğunu düşünürsek, 100 dolar üzerindeki bu rakam en çok Rusya'ya kazandırıyor. Öte yandan Çin Merkez Bankası altın rezervlerini 1.030 ton civarında artırdı ve fiziki altın toplamaya devam ediyor. Düşük fiyatlardan sunulan altını kim alıyor? Cevap açık: Çin alıyor.
Amerika, özellikle petrol ve altın tarafındaki kazançları kendi elinde tutmak için manipülasyon yapmaya devam ediyor. Sonuç itibarıyla dünyadaki bütün yatırımcıların kazanamadığı, aksine Çin, Rusya ve Amerika'nın kazanç sağladığı bir manipülasyon piyasasının içerisindeyiz. Şu anda altın, normal değerinin yüzde 50 aşağısında seyrediyor. Körfez ülkelerini köşeye sıkıştıran Amerika, bilerek ve isteyerek savaşı sürdürmeye devam ediyor.
Körfez ülkeleri ve Türkiye dahil bütün ülkeler, nakit ve dolar ihtiyacından dolayı ellerindeki altınları satmak zorunda kalıyor. Fiyatı ne kadar düşük olursa olsun satışa mecbur bırakılıyorlar ve dünyada dolar talebi artıyor. Amerikan tahvil faizlerinde ve dolarda güçlü bir duruş ile yükseliş yaşanırken, altın ve gümüş gibi emtialar bilinçli olarak baskılanıyor.
Vatandaşın sorması gereken soru şudur: Bir varlık çok sert bir şekilde geriliyor ve 8 aydır düşüş trendindeyse, bireysel yatırımcılar satarken bu altını kim topluyor? Ülkeler satış yaparken kim alıyor? Amerika alıyor, Çin alıyor ve Rusya petrolden kazandığı paralarla fiziki altın stoklamaya devam ediyor.
Dünya Altın Konseyi verileri her ay düzenli olarak açıklıyor. Son 10 aylık süreçte altın rezervini 1.030 ton artıran Çin başta geliyor. Diğer merkez bankaları da rezervlerini artırmaya devam ediyor. Kısa vadeli bu baskılanma ve düşüş trendiyle birlikte Ocak ayını hatırlatmak isterim.
1 Ocak tarihinde 6.157 lira seviyesinde yıla başlayan gram altın, ay sonunda 8.157 liraya kadar yükselerek sadece bir ayda 2.000 liralık bir artış kaydetmişti. O dönem yurt dışında ve Amerika'da "Artık altın fiyatları düşmeyecek" algısıyla bir operasyon yürüttüler. Ancak akabinde karşımızda 8 aydır süren baskılı bir süreç bulduk.
YATIRIMCI NE YAPMALI? "VARLIĞINIZA SAHİP ÇIKANLAR KAZANIR"
Şu anda dünyaya verdikleri mesaj yine aynı: "Altın ve gümüş fiyatları artık yükselmeyecek." Bilerek ve isteyerek yarattıkları bu algıyla yatırımcıları kenara çekmeye çalışıyorlar.
nakit ihtiyacı olmayan yatırımcılar ve vatandaşlar elindeki varlıkları korursa, önümüzdeki dönem için çok doğru bir karar vermiş olurlar. Çünkü dünya ekonomileri iyi bir yere gitmiyor. Özellikle İngiltere ve Amerika gibi birçok ülke vatandaşlarına nakit bulundurmaları, gıda ve acil durum stoğu yapmaları yönünde uyarılarda bulunuyor. Bu uyarılar sıradan uyarılar değil. Merkez bankaları da bu yüzden altın stoklamaya devam ediyor ve büyük bir sistemin hazırlığını yapıyorlar.
Bu filmin arkasındaki en büyük senaryo, dijital paralara geçiş dönemidir. Özellikle 2026 ve 2027 yıllarında fiziki altın devletlere lazım olacak. Yatırımcılara bu yıl kolay kolay para kazandırmazlar. Ucuzdan altın toplamak isteyenler piyasaya bir de "laboratuvar altınları çıkacak" şeklinde dedikodular yayarak korku pompalıyorlar. O yüzden elindeki fiziki varlıklara sahip çıkanlar her zaman en şanslı yatırımcılardır.


